dakika dakika tekirdağ çorlu haberleri

gazete tekirdağ
ANA SAYFA   |    HAKKIMIZDA   |    GÜNDEM   |     POLİTİKA    |     EKONOMİ    |     SPOR   |     İLETİŞİM  

 

                                                                   ALTI OK VE SOSYAL DEMOKRASI

                                                                  (Kurultay delegelerine açık mektup?)


                 Şahabettin KÜÇÜKYAZICI

         Cumhuriyet Halk Fırkasının ikinci büyük kongresinde, Partinin temel ilkeleri, Cumhuriyetçilik, Milletçilik ve Halkçılık olarak tanımlanmıştır. 1931 yılındaki kongrede de, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik eklenmiştir. Bu ilkeler, geri kalmışlıktan kurtulmak isteyen, kalkınıp güçlenmek için izleyeceği yolu gösteren ilkelerdir.

         Genç Türkiye Cumhuriyeti, emperyalistler tarafından kazanılmış bir savaşın sonunda, orduları dağıtılmış, toprakları paylaşılmış bir imparatorluğun, Kurtuluş Savaşı ile kurtarılabilen mirası üzerinde kurulmuştur. Doğal olarak, anti emperyalist ve bağımsızlıktan yana olacaktır. Cumhuriyeti kuran kadrolar, çağın düşüncelerinden ve Sovyet Devriminden etkilenmiş olarak Cumhuriyet Halk Partisinin ilkeleri, Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Laiklik, Halkçılık, Devletçilik ve Devrimcilik olarak belirlenmiştir. İlkelerin OK ile simgelenmesi, okun Türkler için önemli bir savaş aracı olması yanında,  Oğuzların da  ÜÇOKLAR, BOZOKLAR gibi adlandırılması ve Atatürk’ün Türk tarihine verdiği önemden kaynaklanmaktadır.

         Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Atatürk tarafından belirlenen hedeflere, Avrupalılar, yüzyılın sonunda Sosyalist Enternasyonal ile ulaşabilmişlerdir. Sosyal demokrasi bütün mazlum milletlere ışık tutacak bağımsızlık ve özgürlük demektir.

        Altıok, yüksek amaçlar içermektedir. Yeniliğe ve gelişmeye açıktır. Günün koşullarına uygun, ancak çağıyla bütünleşen gerçekçi bir nitelik taşır.

         Döneminde, tüm ezilen uluslara örnek oluşturan bir kalkınma yöntemidir. Temelinde, ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık mevcuttur.

         Türkiye siyasal yaşamında sol hareketler, 19. Yüzyılın sonlarına doğru başlamış ise  de, aynı tarihlerde başlayan milliyetçilik akımlarının gölgesinde kalmıştır.

         Ekim Devrimi  sonrasında, Sovyetler Birliği ile Ankara Hükümeti arasındaki yakınlaşmalar da, Kurtuluş Savaşının zaferle sonuçlanmasını takiben çeşitli nedenlerden dolayı sona erdirilmiştir.

       Buna ek olarak, İkinci Dünya Savaşı yılları siyasal yaşamda ideolojik gelişmelerin duraklamasına neden olmuş, ancak 1960  Anayasasının getirdiği özgürlük ortamı yeniden Türkiye’de sol hareketin gelişmesine olanak sağlamıştır. İsmet İnönü ve Bülent Ecevit döneminde CHP, sol ve sosyal demokrat bir çizgiye taşınmak istenmiş ise de seçmen tarafından yeterli destek bulamamıştır.

       Turgut Özal’ın, ABD destekli liberal bir politika izlemesine olanak sağlayan 1980 darbesini takip eden yıllarda, seçimler sol partilerin sürekli oy kaybı ile sonuçlanmıştır.

         Başlangıçta başka alternatif bulunmadığından CHP’de yoğunlaşan alevi oylarının da son zamanlarda farklı partilere dağıldıkları, şehirli dar gelirli seçmenlerin de CHP’den uzaklaştıkları gözlenmektedir. Bir yandan da, CHP yönetiminin oylarını artırmak için değişik politikalar izlemekte olması, sol ve sosyal demokrat politikaların uygulanamaması işçi ve köylülerin destek vermesinde tereddütler oluşmasına neden olmaktadır.

         Günümüzde, CHP’nin ulaşmasını özlediğimiz Sosyal Demokrasi ise;

         Sosyalizm ve demokrasinin uyumlu bir bileşimidir. Özgürlükçüdür, sosyal adalet ve fırsat eşitliğini, emekçilerin çıkarlarını savunur. Ancak, öteki sınıfların yaşam hakkını da yok saymaz. Devlete sosyal ödevler yükleyip, ekonomik yaşama halk kitleleri yararına yön verme olanakları sağlar.

          Bu çerçevede CHP, antiemperyalist ve devrimci mücadelenin öncüsü olarak kendi özeleştirisini de yapmak suretiyle, içinde bulunduğumuz zor koşullarda, geçmişi ile barışık yürüyecek yeni bir sosyal demokrasi hattı çizmek zorundadır. Bu maksatla;

-          Ekonomik alanda, ulusal kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını, kaynak israfına son verilmesini sağlayacak bir model üzerinde çalışılması,

-          Neo-liberal anlayışlar yerine, çalışanların hak ve önceliklerini gözeten, demokratik sosyal devlet anlayışına uygun politikalar üretilmesi,

-          Bölgesel geri kalmışlıkların giderilmesine yönelik kamu yatırımcılığı ve özel girişimciliğe ilişkin planlamaların hızla başlatılması,

-          Ne Mutlu Türküm Diyene özdeyişine uygun olarak ulusal birliğimizin sağlanmasına katkıda bulunacak sosyal politikalar geliştirilmesi,

-          İşçi, köylü tüm emekçilerin özlemlerine hitap edecek, kişi hak ve özgürlüklerinin artmasının insanların çalışma gücünü artıracağı bilincini güçlendirecek, işsizliğin yok edilmesi, daha adil bir bölüşüm için çağdaş ücret sistemlerine yönelik politikalar geliştirilmesi,

-          Ulusal eğitim sistemi ile ilgili, bilim ve teknolojiye dayalı kolay anlaşılabilir politikalar oluşturulması,

-          Emeklilikte ve hastalıkta koruyucu, işsizlikte destekleyici modeller geliştirilmesi,

-          İnsanın insanı, yabancıların ülkeyi sömüremeyeceği bir düzen kurulabileceği bir ekonomik ve sosyal düzen kurulması,

-          Bunların yanında, tüm kamusal iş ve işlemlerde, dürüstlük ve tarafsızlığın mutlaka sağlanacağı güvencesinin seçmene verilmesi,

         Şeklinde özetlenebilecek politikaları geliştireceklerine halkı inandırabilecek lider ve kadroların işbaşına gelmesi için, Kurultay dolayısıyla büyük bir fırsat bulunmaktadır.

         Kurultay delegelerinin, önümüzdeki seçimlerde CHP oylarının artırılması, Sosyal Demokrat düşüncenin iktidar olabilmesinin yolunun açılması görevi bulunmaktadır.

şk





Yapılan Yorumlar
TİCARET SAVAŞLARI