dakika dakika tekirdağ çorlu haberleri

gazete tekirdağ
ANA SAYFA   |  HAKKIMIZDA   |  GÜNDEM   |   POLİTİKA    |   EKONOMİ    |   SPOR   |     İLETİŞİM  

KANAL İSTANBUL ÜZERİNE

Şahabettin KÜÇÜKYAZICI

İstanbul ve Çanakkale Boğazları, tarih boyunca onlara sahip olan Devletler için önemli avantajlar sağlamıştır. Bizans, Boğazlar sayesinde egemenliğini uzun yılları sürdürmeyi başarmıştır. Anadoluyu işgal etmek istiyen düşman orduları, Çanakkale'yi geçemediklerii için başarılı olamamışlardır.

Dünya Savaşı sonunda, Avrupa’nın önde gelen devletleri boğazları ele geçirmek için uğraşları, Türk Milli Kurtuluş Savaşı ile son bulmuştur.

Barış görüşmeleri çerçevesinde, Boğazlar konusunda 20.07.1936 tarihinde  Montrö Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 2. Maddesi ile  bütün ülkelerin ticaret gemilerine boğazlardan geçiş serbestisi tanınmıştır.

Ancak, harp gemileri ile ilgili kısıtlama bulunmaktadır. Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkeler sürekli savaş gemisi bulunduramayacaktır. Barış zamanında ise, Türkiye’ye bildirimde bulunduktan sonra 5 gün içinde  Çanakkale Boğaz’ınan girmek koşuluyla, 21 gün süreyle Karadeniz’e girebilecekler, 18/2. Madde uyarınca 21 günün sonunda, Çanakkale Boğazı’ndan çıkmış, Türk Karasularını terk etmiş olacaklardır.

Hatta, 14. Madde ile sayı ve tonaj bakımından kısıtlamalar getirilmiş,toplam tonajın 15.000 aşamayacağı, sayı olarak da 9 adedi geçemeyeceği, 18. Madde ile Karadeniz’deki en güçlü  donanmanın tonajından fazla tonajda gemi bulundurulamayacağı  kabul edilmiştir.

Bütün bunlardan başka, savaş zamanında da Türkiye’ye tam kontrol konusunda yetki verilmiştir.

Bu özet bilgiler ışığında, ABD’nin  bu anlaşmadan son derece rahatsız olduğu anlaşılacaktır.  Halbuki, ABD Karadeniz’de istediği gibi at oynatmak hevesindedir. Emperyal amaçları için Rusya’yı saf dışı bırakmak istemektedir.

Bu konular, 2006   yılında ABD Kongresinde, Montrö Sözleşmesinin günün koşullarına göre yeniden düzenlenmesi şeklinde gündeme getirilmiştir.

Beş yıl aradan sonra, 2011 yılında Türkiye KANAL İSTANBUL projesi ile tanışmıştır.

Kanal İstanbul projesi açıklanan şekliyle, yukarıda özetlediğimiz Montrö Sözleşmesinin işlerliğini kaldırıp, ABD Kongresinde konuşulan hedeflerin gerçekleşmesi anlamına gelecektir. Zira, Marmara’da bulundurulacak askeri gemiler konusunda Montrö’de bir hüküm bulunmamaktadır.

TÜRKİYE BUNU FİNANSE  EDEBİLİR Mİ?

İlk belirlemelere göre, 45 km uzunluğunda, 150 metre genişlik ve 25 metre derinliğinde  bir kanaldan bahsedilmekte, maliyetinin   75 milyar TL (Yaklaşık, 10 milyar Dolar) olacağı hesaplanmaktadır.

Yine açıklanan bilgiler ışığında, yıllık  6 milyar dolar gelirden bahsedilmektedir. Ki halen İstanbul Boğazı’ndan geçen yıllık ortalama yaklaşık 40 bin geminin yaklaşık 80-90 bin dolar geçiş ücreti ödemesi gerekmektedir. İstanbul Boğazı, uluslar arası sözleşme ile ücretsiz ve süre bakımından Kanal İstanbul ile aynıı yol ve zamanda geçilebilmekte  iken bu bedeli kim neden ödeyecektir?

İktidar bu bedeli diğer otoyol ve köprü yapımında yaptığı gibi taahhüt etmek suretiyle YAP-İŞLET usulü ile gerçekleştirmek yoluna gitmeyi düşünüyor olabilir.

Bu yolun da, yukarıda açıklandığı üzere, Türkiye bütçesinden akıl almaz boyutlarda bir kaynak transferine neden olacağı açıktır. Yani, Kanal İstanbul beklenen bu gelire asla ulaşamayacaktır.

DİĞER OLUMSUZLUKLAR

Günlerdir, bilim adamları, basın ve televizyon kuruluşları tarafından yapılan programlardan anlaşıldığına göre, sayısız ekolojik sorunlar söz konusudur.

Ulusal güvenlik bakımından, Türkiye’yi büyük bir açmaza sürükleyecektir.

Proje İstanbul’da 2 milyon nüfus artışı tahmin etmektedir. Bilindiği üzere, İstanbul ciddi bir su sorunu yaşamaktadır. Kanal İstanbul’un mevcut su kaynaklarını da olumsuz etkileyeceği bütün uzmanlar tarafından öngörülmektedir.

Ayrıca, 200 yıldır Avrupa sanayi atıklarını kabul eden Karadeniz, buradan bulacağı yeni akıntı ile bunları Marmara’ya nakledecektir.

SONUÇ

Türkiye’nin günümüzde böyle bir ihtiyacı yoktur.

Hatta, bu projeler için yatırım yapacak kaynakları olmadığı gibi, tarımsal üretim, sanayi üretimi ve işsizliğin giderilmesi konusunda önemli dar boğazları bulunmaktadır.

Halen Boğazlar’da ciddi bir çözümlenemez trafik sorunu olmadığı gibi, Montrö Türkiye’nin  uluslar arası sigortasıdır.

Türkiye, sayıları milyonla ifade edilen işsizlerin iş bulmasına yönelik yatırımlar planlamalı ve kaynaklarını bu yolda kullanmalıdır.

Kamu harcamalarında,  yerindelik  ve maliyet ön planda tutulması gereken bir prensiptir.

Kanal İstanbul projesinden vaz geçilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.


Yapılan Yorumlar
TURUNÇ REÇELİ