
SALGIN YÜKSELİRKEN
Bülent SOYLAN
BİR KORONA, BİR İŞSİZLİK, BİR AÇLIK…
Korona virüsü ile mücadelede “keÅŸke”lerin başında gelen tartışma “yeterince erken tedbir” alınıp alınmadığıydı.Bardağın ne tarafına baktığımıza göre; kimilerine göre "yine de erken davrandık”, “kimilerine göre geç kaldık, geçmiÅŸ olsun”.
Tartışılır…
Öyle ya da böyle, ÅŸimdi bu evreyi geçtiÄŸimize göre artık önümüzde uzunca bir “koronalı günler dönemi” var.
Kökü tamamen kurutulana, belki bir gün tamamen silinene kadar bir biçimde savaÅŸacağız bu belayla...
Ve o günlere kadar da” baÅŸa gelen çekilecek”.
Sonra daha baÅŸka sıkıntılar: Ekonominin düÅŸtüÄŸü hastalık; üretimin, ticaretin, hizmetin durması, iÅŸsizlik ve “iÅŸsizliÄŸin daha da ötesi”…
Peki “biz”, bu virüs salgınının hemen ardından gelen ve bir süre sonra belki onu dahi sollayacak olan ekonomideki salgını erkence farkedip çok radikal tedbirler alabilir, arkadaki felaketi çok ucuz atlatabilir miyiz?
Bunun cevabını aramadan önce “biz" kimizin cevabını vermek gerekir bence.
Üstelik 83 milyon insanından tüm kurumlarına kadar hepimizi masaya yatırarak.
“Biz kimiz”i en iyi “Bir musibet bin nasihatten evladır” yani musibetler nasihatlerden daha iyi sonuç verir ÅŸeklindeki ata sözümüz açıklıyor galiba. Kısacası, özgüvenimiz “nasihat”lerin önüne geçiyor çoÄŸu zaman.
Geriye dönüp baktığımızda ÅŸüphesiz nasihat konusunda oldukça veri mevcut bu ülkede. Åžöyle hafiften bir sorsanız “ben o zaman da söylemiÅŸtim” diyen o kadar çok kiÅŸi ya da kurum çıkar ki ortaya bu kubbede. Hepsi çözüme dönük olmasa bile en azından bu gidiÅŸe itiraz, arayış babında söylenmiÅŸ çok ÅŸey var ki pek çoÄŸu "sadâ" olarak kalmış.
Ama artık o devir kapanıp “Musibet” ile burun buruna geldiÄŸimize göre; ÅŸimdi “musibet”ten birtakım sonuçlar çıkarıp en azından ekonomide ÅŸu virüs konusundaki geç kalmaktan kaynaklanan kaybımızı hafifletebilir miyiz acaba?
“Ne gibi” mi?
Dilimiz döndüÄŸü kadar anlatmaya çalışalım bakalım.
Hangi veriden, hangi görüÅŸten yola çıkılırsa çıkılsın, bütün dünya ile birlikte bu iÅŸten “saÄŸlık” açısından büyük bir kayıpla çıkacağımız ortada.
Ancak, aslında saÄŸlığın hemen bir adım gerisinden gelen ve artık bu açıdan “erken” davranmaya gayret etmemiz gereken aynı ağırlıktaki ve belki de daha ağır ve kalıcı etkileri olan bir “ekonomideki salgın” meselemiz var.
Üstelik korona;
-Belki daha çok yaÅŸlı nüfusu vuracak,
-Belki eve kapananlar kurtulacak
Ama koronanın hemen bir adım gerisinden gelen “ekonomik salgın” hem büyük kısmı yetersiz emekli maaşıyla geçim savaşı veren yaÅŸlı nüfusu, hem eve kapananları, hem nüfusumuzun çok büyük kısmını oluÅŸturan gençlerimizi vuracak.
Bu günlerde bambaÅŸka bir dünyaya evriliyoruz.
Unutun eski tabloyu.
Korona hayatı durdurdu.
Hayat durunca ekonomi de durur.
DurduÄŸunuzda üretemez; üretemediÄŸiniz ya da üretime katılamadığınız için kazanamazsınız, kazanamazsanız geçinemezsiniz.Kenarda köÅŸede bir ÅŸeyler varsa, bir süre hazırdan yer, o bittiÄŸinde borçlanırsınız.
İyi de; hazırda, yedeÄŸinizde bir ÅŸeyler olmadığında, herkesin ancak kendi can derdinde olduÄŸu için kimsenin borç veremeyeceÄŸi bir dönemde yine de geçinebilmek için ne kadar ÅŸansınız olabilir?
Hele hele, bırakalım biraz daha borçlanmayı; sırtınızda zaten çok daha önceden yüklendiÄŸiniz geri ödemeleriniz varsa?
Dolayısıyla, ekonomik tablo en azından saÄŸlıktaki kadar sıkıntılı ve henüz “durum idare ederken” beklenen ekonomik tablo derhal masaya yatırılmalı ve ÅŸimdi korona için “keÅŸke”lendiÄŸimiz durumlara düÅŸmeden “derhal” en cesaretli ekonomik tedbirlerin alınması gerekir.
Henüz ekonomide de bu musibet kapıya dayanmadan diyeceÄŸim ama galiba daha doÄŸrusu “gelip kapıyı kırmadan”; en hızlı, en radikal ama o kadar da gerçekçi kararlar alınmalıdır.
Bunlar neler mi?
Belki ÅŸimdiden her yurttaÅŸa bir “cansuyu” aylığı baÄŸlayarak,
Belki şimdiden her mahalleye aşevleri kurmaya hazırlıklı olarak.
Yani önce bir tas çorbayı ve ayakta kalmayı garantileyerek.
Aynı zamanda “hemen herkesin öncelikle karnının doyması için” bir büyük seferberliÄŸi baÅŸlatarak.
“SaÄŸlıkçı” seferberliÄŸinin ardından adeta bir “ekonomici” “bir "tarımcı" bir “üretici” seferberliÄŸi ilan ederek.
Ve önemli kararların, en azından ÅŸimdiki “biz” deÄŸil, o günlerde bu iÅŸten en büyük zararı görecek, “hepten çaresiz” kalacakların da katılımıyla alınmasıyla.
Çünkü o ileriki günlerde “çaresiz”lerin ağırlığı daha büyük, onların kabulleri bu iÅŸin sonucunu daha da belirleyici olacak.
Evet, hiç olmazsa bu sefer erken davranalım; çünkü ekonominin durması, açıkça “geçimin durması”dır, geçimin durmasıysa hemen her ÅŸeyin.
Peki ya o eski günler hiç geri gelmeyecek mi?
Ümitsiz yaÅŸanmaz. Hele ÅŸu korona silinsin, “yeniden inÅŸa” her zaman mümkün.