Askeri yönetim, silahlı kuvvetlerin geleneÄŸi çerçevesinde kendi bilgi ve görgüsü dahilinde Ülkede huzur ve güveni temin etmek, ekonomik durumun düzelmesini saÄŸlamak için çalışmaya baÅŸlamış, Ordunun savun gücünün etkilenmemesi bakımından, en kısa zamanda demokratik parlamenter sisteme dönülmesini amaçladığını açıklamıştı. Sivil bir hükümet kurulmuÅŸ, anayasa yapmak için Danışma Meclisi oluÅŸturulmuÅŸtu. Genel Kurmay BaÅŸkanı ve Kuvvet Komutanları, yasama görevini de üstlenmiÅŸlerdi.
AnarÅŸi ve terör hız kesmiÅŸ, ancak İhbar ve ÅŸikayetler baÅŸlamıştı. Tekel’de bu furyadan nasibini aldı. TeftiÅŸ Kurulu mensuplarının bile dahil olduÄŸu soruÅŸturmalar yapıldı. Genel Müdürlük bünyesinde, yaklaşık 40 kiÅŸinin görevleri ve görev yerleri deÄŸiÅŸtirildi. Yeni Bakanımız Cafer Tayyar Sadıklar, Merkez Bankası BaÅŸkanlığı, üniversite öÄŸretim üyeliÄŸi yapmış deneyimli bir bürokrat olması, Tekel’in yeni yönetimden fazla olumsuz etkilenmemesini saÄŸladı. Hızla, iÅŸletmelerin ıslahı, üretim düÅŸüÅŸlerinin önlenmesi çalışmalarına yönelmemiz mümkün oldu. Kurum içinden yetiÅŸmiÅŸ birisi, Niyazi Sürenkök üstadımız Genel MüdürlüÄŸe atanmıştı. Bu herkes için iyi olmuÅŸtu.
TeftiÅŸ Kurulu olaÄŸanüstü dönemlerde alışılmış artan iÅŸ yüküne raÄŸmen etkili ve verimli ÅŸekilde çalışmaya gayret ediyordu. Kış dönemi için İstanbul BaÅŸmüdürlüÄŸü teftiÅŸine dört müfettiÅŸ arkadaÅŸla birlikte baÅŸlamıştık.
Müteahhide verdiÄŸmiz, Haznedardaki arsamızın inÅŸaatı yavaÅŸ ilerliyordu. Müteahhit ekonomik krizi gerekçe gösteriyordu, biz noter kanalı ile uyarı yapıyorduk. Zira, Ümraniye İlkokulu kalabalık ve eÄŸitim düzeyi, Bora’nın Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlanmasına yeterli gelmiyordu bize.
İstanbul Tekel BaÅŸmüdürlüÄŸü son yıllarda ikiye ayrılmıştı. Biz Rumeli Yakasını teftiÅŸ ediyorduk. Bu ünite, 36 satış Deposu, Bira Tevzi MüdürlüÄŸü, Alkollü İçkiler Dağıtım MüdürlüÄŸü, 3 Satış, 1 Karavan ve 1 Merkez Deposu, Büyükçekmece, Silivri, Çatalca Müdürlüklerinden oluÅŸan bir ünitemizdi. TeftiÅŸ tarihi itibariyle on yedi bin bayisi bulunmakta, kendi sorumluluk bölgesinde fuarlara katılmakta ve çeÅŸitli tanıtım faaliyetlerinde bulunmakta idi. Çalışmalarında, çok sayıda kamyon, kamyonet kullanmakta, satış iÅŸleri dışında, kamu adına tütün ve alkollü içki kaçakçılığı takip ve dava takip iÅŸleri olan bir ünitemizdi.
TeftiÅŸ çalışmaları yanında, depolarda meydana gelen soygun ve diÄŸer inceleme soruÅŸturma iÅŸlerimiz de oluyordu.
GeçmiÅŸteki kargaÅŸa ortamından aşırı rahatsız olan toplum, yeni döneme alışmaya çalışıyordu. Herkes, yıllardır sebepsiz yere insanların birbirlerini öldürecek kadar kin ve nefretle nasıl haşır-neÅŸir olduÄŸunu anlamaya çalışıyordu. 1980 tarihinin huzur ve barış ortamının kurulması için bir milat olmasını diliyordu.
Terör nedeniyle yıllardır kara yolu ile tatile gelemeyen yurt dışında çalışan iÅŸçilerimiz, sınır kapılarından girmeye baÅŸlamış, vergisiz satış maÄŸazalarında yoÄŸunluk yaÅŸanıyordu. Dış ve Vergisiz Satışlar Grubu maÄŸazaların denetiminde güçlük çektiÄŸinden bahisle TeftiÅŸ Kurulundan destek istemiÅŸti. Genel Müdür de bu talebi uygun görmüÅŸ, bazı arkadaÅŸlarımıza maÄŸazalarda satışların düzenli yapılmasına nezaret görevi verilmesine MüfettiÅŸler DerneÄŸi olarak karşı çıkıyor, bunun idari bir görev olduÄŸunu savunuyorduk.
Nisan ayında yeni bir çocuk sevinci yaÅŸamıştık. 25 Nisan 1981 tarihide bir kızım oldu. Adını GüneÅŸ verdik.
Mayıs ayına gelmiÅŸtik. Yaz dönemi programında, Tokat BaÅŸmüdürlüÄŸü, Niksar, Turhal, Tokat Åžarap Fabrikası vardı. BaÅŸmüdürlük ve Åžarap Fabrikası ÅŸehir dışında, Sivas yolu üzerinde idi. Bina ve ambarları yeterliydi. Sayımları takiben teftiÅŸ çalışmalarım sürerken, Bakanlık MüfettiÅŸlerimizden Zeki Gül, bir soruÅŸturma için geldi. Onun inceleme konuları bende de vardı. Durumu BaÅŸkanlığa ilettim, Bakanlığın inceleme yaptığı bir konuda, mükerrer iÅŸ yapılmasına gerek bulunmadığı cevabını aldım. Zeki üstatla da iyi anlaÅŸtık. Bir ay kadar birlikte çalıştık. O iÅŸlerini bitirip ayrıldı.
Çalışma saatleri dışında kenti geziyordum. ÇoÄŸu zaman, Satış Åžefi Alı Çataloluk bana eÅŸlik ediyordu. BaÄŸlı idareler yolculuklarımda, BaÅŸmüdür ve Fabrika Müdürü de binimle geliyordu. Niksar’a giderken, bir türküden esinlenerek, bol aÄŸaçlık olacağını düÅŸünmüÅŸ, aÄŸaçlar nerede diye sormuÅŸtum. İkinci kez sorunca, Fabrika Müdürü “fidanlar evlerde müfettiÅŸ bey” dedi. Bir süre sonra türkünün devamını hatırlamıştım. Biraz gülünç olmuÅŸtu ama, sormuÅŸ bulundum.
Tokat’ta bulunup, Gümenek’te Tokat Kebabı yemeden olmazdı. Temmuz ayında Ramazan baÅŸlamıştı. Seyahat ÅŸartları içinde oruç tutamıyordum. Bir gün, bakkaldan yiyecek bir ÅŸeyler almak istedim, bakkal satmadı. Lokantaya gittim. Yemek kalmadı dedi. Sonra öÄŸrendim ki, Ramazan ayında gündüz yemek-içmek gizli yapılırmış.
Niksar’da iÅŸlerimizi yaptık. Bir eczacı tanıdığımız vardı Onu ziyaret ettim. Yakındaki tarihi kalıntıları gezip döndük. Tokat kültürü çok zengin, kalesi hala ayakta idi. Ali PaÅŸa Hamamı hikayesi ilginçtir. Cami inÅŸaatı sırasında bir iÅŸçi uzun süre duvara taÅŸ koymamış. ali PaÅŸa öfkeyle adamı çağırtmış. Sebebini öÄŸrenince, emir vermiÅŸ, önce hamam yapılacak, sonra cami bitirilecek demiÅŸ.
Sigara Fabrikası inÅŸaatı uzun zamandır sürüyordu. Fabrika için yapılan kamulaÅŸtırmaların hemen hesi dava konusu olmuÅŸtu. Bu nedenle BaÅŸmüdürlük bünyesinde bir avukat istihdam edilmiÅŸti. Avukat Naci Yılmaz, çalışkan ve bilgili birisi idi.
Diren ÅŸaraplarının sahibi Vasfi Bey, CHP il baÅŸkanlığı yapmış birisi idi. Ziyaretine gittim. Ortak anılarımız vardı. İşletmenin ÅŸarap üretiminin, bir ara mahalli siyasetçiler tarafından engellenmek istendiÄŸini, zorunlu olarak meyve suyu üretimine baÅŸladıkların anlattı.
Turhal Åžeker Fabrikası içinde, Tekel tarafından iÅŸletilen İspirto Fabrikası vardı. Turhal ve İspirto Fabrikası denetimlerini de yaptım. Tokat –Turhal arasında demiryolu baÄŸlantısı yoktu.
Yapılmakta olan Sigara Fabrikasının ham madde ve üretim nakliyesini de düÅŸünerek, diÄŸer Fabrikalarımızda olduÄŸugibi, Fabrikayı demiryoluna baÄŸlayacak 45 kilometrelik hat yapılması içinde Öneri Raporu yaptım. Aynı zamanda, günlük banliyö seferleri de yapılarak, köylülerin tarlalarına hızlı ve kolay gidip-gelmesinin bölge ekonomisine olumlu katkısı olacağını hesaplamıştım.
Turne dönüÅŸü, minik kızımız büyümeye baÅŸlamış, evimizin neÅŸesi olmuÅŸtu. Fakat Bora’nın Anadolu Liselerine hazırlanmasını düÅŸünerek, Haznedardaki evimizin inÅŸaatının noksanlıklarını kendimiz tamamlayıp taşınmaya karar verdik. EÅŸimin tayinini, Bakırköy’e yaptı SaÄŸlık MüdürlüÄŸü, Bora da Zuhuratbaba İlkokulu’na gidecekti. Aynı zamanda, sınavlara hazırlanması konusunda ek ders imkanları saÄŸladık.
Kış boyunca, Vergisiz Satış Depolarında ve boÄŸazda batık bir geminin ambarlarında kaçaktan yakalanmış yüksek miktardakı kaçak sigaraların imhasının, Kibrit Fabrikasının büyük kazanında yakılarak imha iÅŸlemine Nihat ile birlikte nezaret ettik. Bu iÅŸimiz oldukça uzun sürdü. Kibrit Fabrikasında da incelme görevlerimiz vardı. Böylece 1982 yılına ulaÅŸmıştık.
TeftiÅŸ Kurulumuza, Bakanlık kanalıyla Sıkı Yönetim Komutanlıklarından da tahkik edilmesi için ihbar ve ÅŸikayetler geliyordu. Bunlardan birisi de TekirdaÄŸ İçki Fabrikası üzüm alımlarında yolsuzluk iddiası idi. İhbar ve ÅŸikayetlerin bir kısmı, MüfettiÅŸ Cemal SavaÅŸkan ve Cemalettin Demir tarafından bir önceki yıl sonuçlandırılmıştı. Fakat ihbarlar, ÅŸiÅŸe ve diÄŸer alımlarda da yolsuzluklar bulunduÄŸu iddiaları ile devam ediyordu.
Fabrikada MüÅŸavir MüfettiÅŸ Fahir Åžensoy bulunuyordu. İnceleme kapsamının geniÅŸlemesi üzerine, BaÅŸmüfettiÅŸ Turgut Akıncı ile birlikte Ben de soruÅŸturma ekibine dahil edildim.
TekirdaÄŸ Fabrikası, uzun yıllar çok ciddi ve verimli üretim yapmış, iyi yönetilen bir iÅŸletmemizdi. Bu ÅŸekilde gündeme gelmesi ÅŸaşırtıcı oldu. Bu arada, TekirdaÄŸ BaÅŸmüdürü hakkında da ihbar ve ÅŸikayetler vardı. BaÅŸmüdür Kadir Bey, Demirel Hükümeti zamanında, Kayseri’ye atanmış, eÅŸyasını yükleyip Kayseri’de göreve baÅŸlamak üzere iken, tayin yeri deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ, Balıkesir’e verilmiÅŸti. Kısa bir süre Abdullah Çakmak BaÅŸmüdürlük yapmış, O da satış reyonu satışları ve personele kömür alımı aracılığı konusunda ÅŸikayetlere maruz kalmış, yapılan soruÅŸturma sonunda emekli edilmiÅŸti. Halen görevde olan BaÅŸmüdür hakkında da personel arasında huzursuzluk yarattığı ÅŸeklindeki iddialar vardı.
Hem iddialar ağır, hem incelemeler geniÅŸ kapsamlı idi. YoÄŸun bir çalışma ile sonuçlandırdık. Satın alma Memuru E.Y. ve Alımlardan sorumlu Müdür Yardımcısı R.A. görevden uzaklaÅŸtırıldı. Raporları Adliyeye intikal ettirildi. Müdür R.E. da MüfettiÅŸ Raporu ile baÅŸka göreve tayin edildi. Fabrikada iÅŸ ve iÅŸlemlerin normale dönmesi için, TeftiÅŸ Kurulu BaÅŸmüfettiÅŸlerinden Ekrem Karpat üstadımız Müdür Vekili olarak görevlendirildi. Biz bir süre daha Fabrikada çalıştıktan sonra ayrıldık.
Ancak, Fabrika Müdürü tarafından yolsuzlukları ortaya çıkardıkları ve ÅŸikayet ettikleri için, asılsız gerekçelerle baÅŸka yerlere nakli istenen, Genel Müdürlük tarafından da tayinleri yapılan personelin tekrar eski grevlerine dönmelerini saÄŸlayacak giriÅŸim konusunda yalnız kalmış ve onlar için bir ÅŸey yapamamıştım. O arkadaÅŸlarımız uzun yıllar TekirdaÄŸ’a dönemediler. Yolsuzlukları ortaya çıkardıkları için adeta cezalandırıldılar. Bazılarına seneler sonra geri dönme imkanı tanındı.
Bu arada zaten yaz dönemi baÅŸlamıştı. Bu yıl bölgem Marmara olduÄŸu için, Kırklareli, Edirne bölgesinde teftiÅŸ programları almıştım. Okullar kapanınca, Bora’yı da yanıma alarak Edirne BaÅŸmüdürlüÄŸünün teftiÅŸi için yola çıktım.
Edirne BaÅŸmüdürlüÄŸü, Sanayi Çarşısında, Çıraklık Okulu olarak yapılmış kiralık bir binada hizmet vermekteydi. ÖÄŸle yemekleri için her gün ÅŸehir içindeki Yaprak Tütün İyÅŸletmesine gidiyorduk. BaÅŸmüdürlük bünyesinde, Kapıkule ve Dereköy bölgesindeki vergisiz satış maÄŸazalarının denetim ve satış organizasyonu için Kontrolörlük ihdas edilmiÅŸti. MaÄŸazaların kontrolünde bu arkadaÅŸlarımız büyük ölçüte etkili olmaktaydı. Ama Kapıkule giriÅŸ kapısında yolcu giriÅŸi çok ve yolcuların hemen hepsi vergisiz satış maÄŸazasından indirimli ürün almak haklarını kullanmak istiyorlardı. Ürün yetiÅŸtirmek bir yana, para üstü bulmakta büyük sıkıntı çekiyordu memurlar. Ayrıca izdiham oluÅŸuyordu. Kontrolör arkadaÅŸlar Faik Bey ve Gül Ercan Hanım da ellerinden geldiÄŸi kadar yardımcı oldular, yolcuların sıraya girmesi için turnikeler yaptırıldı. Bozuk para yerine ucuz fiyatlı ürünler verildi, Belediye gezici WC yaptırarak, gümrük iÅŸlemleri için sırada ekleyenlere hizmet verdi. Yaz tatili böylece atlatıldı.
Edirne teftiÅŸinden sonra, Kırklareli MüdürlüÄŸü teftiÅŸine baÅŸladım. Üsküp köyünde az da olsa tütün ekimi devam ediyordu. Kırklareli Yaprak Tütün iÅŸlemlerinin teftiÅŸi de programıma dahildi.
Bora, Edirne’de bisiklet binmesini öÄŸrenirken düÅŸüp kolunda kocam bir yara açmıştı. Bir iki gün benden sakladığı için de durumu iyi deÄŸildi. Annesi, GüneÅŸ’le uÄŸraÅŸmakta olduÄŸundan Bora’yı babaannesine bıraktım. EÅŸim, Ümraniye Ana ve Çocuk SaÄŸlığı Merkezinde çalışmakta iken mahalleden yetiÅŸkin bir kız çocuÄŸu bulmuÅŸ gündüzleri GüneÅŸ’in bakımında o yardımcı oluyordu. Haznedar’daki evimize gelmesine ailesi izin verdi. Hafta sonları evine izinli gidiyordu. 1982 yaz turnesi programını da bitirmiÅŸ, İstanbul’a dönmüÅŸtüm.
DEVAM EDECEK