Kısa süren Demirel Koalisyonu döneminde SaÄŸlık Bakanlığını elinde bulunduran parti İstanbul SaÄŸlık MüdürlüÄŸünde geniÅŸ çaplı yer deÄŸiÅŸtirmelerde bulunmuÅŸ, eÅŸim de Üsküdar’dan Ümraniye Ana ve Çocuk SaÄŸlığı Merkezine verilmiÅŸ, zorunlu olarak evimizi Onun iÅŸyeri yakınına taşımıştık. Türkiye 1978 yılına yeni bir hükümetle, en önemlisi yeni umutlarla girmiÅŸti. Ancak, olaylar beklendiÄŸi gibi geliÅŸmedi. Terör hız kesmediÄŸi gibi, temel gıda maddeleri baÅŸta olmak üzere kıtlıklar ve karaborsa baÅŸ göstermiÅŸti.
Yeni Hükümet Tekel Genel Müdürünü deÄŸiÅŸtirmiÅŸ, yeni Genel Müdür, geçen dönemde yapılan partizan atamalar ve personel alımı konusunda inceleme baÅŸlatmıştı. Ben ve Nahit'e Komisyonda, Samsun, Sivas, Erzincan ve Erzurum iÅŸçi memur alımlarını inceleme görevi verilmiÅŸti. Kar-kış demeden kısa sürede bu görevi yerine getirdik.Sivas -Erzincan arasında otomobilimiz Karayolları aracıının peÅŸinden gidebilmiÅŸti. Mart ayında yüzde otuzları aÅŸan devalüasyon yapılmıştı.
Kıtlık ve karaborsa Tekel’i de etkilemiÅŸti. Sigara Fabrikalarında dışa bağımlı yedek parça sıkıntısı baÅŸ göstermiÅŸ, üretim talebi karşılayamaz olunca, sigara karaborsaya düÅŸmüÅŸtü. Halbuki, 1974 Ecevit Hükümeti zamanında 7 yeni sigara fabrikası ve yaprak tütün iÅŸletmeleri temeli atılmıştı. Fakat yatırımlar gerekli kaynaklar bulunamadığından bitirilemiyordu.
Tekel MüfettiÅŸleri DerneÄŸi genel kurulu bu ortamda yapıldı. Dernek genç müfettiÅŸlerin oyları ile yeni bir yönetim belirledi.
1978 yaz programı için, Orta Anadolu teftiÅŸlerim vardı. Tepesidelik ve YavÅŸan Tuzlalarında inceleme yaptım. Konya BaÅŸmüdürlüÄŸüne giderken, Otogarda taksi ararken, mahallinde insan taşımaya uygun hale getirilmiÅŸ, üç tekerlekli araçların dolmuÅŸ-taksi olarak kullanıldığını görmüÅŸ ve çok ÅŸaşırmıştım. Büyük ölçüde emek yoÄŸun olarak iÅŸletilmekte olan Tuzla üretimi talebi karşılamıyordu. Konya’da Fakülte sınıf arkadaşım, Merkez Bankasında ÅŸef olmuÅŸtu. EvlenmiÅŸ eÅŸi de Bankada çalışıyordu. O sırada, BaÅŸbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu uzman yardımcısı sınavı için ilana çıkmıştı. Ben katılacaktım. Onu da ikna ettim. Ancak, sınav ertelendi. Yeniden yapılacağı tarihte de beni yaÅŸ sınırı nedeniyle sınava kabul etmediler. O kazandı ve iyi bir Denetçi olarak uzun yıllar görev yaptı. Sayıştay BaÅŸdenetçisi olarak emekli oldu.
Ankara bölgesine geldiÄŸimde, eski arkadaÅŸlarımı buldum. AkÅŸamları güzel vakit geçiriyordum. EsenboÄŸa Vergisiz Satış MaÄŸazası teftiÅŸinde tespit ettiÄŸim usulsüzlükler ve Ankara BaÅŸmüdürlüÄŸünde usulsüz sigara satışı yapıldığına iliÅŸkin ihbar ve Ankara Bira Fabrikası yönetiminin iÅŸçi ve memurlara siyasi baskı yaptığına iliÅŸkin ÅŸikayetler nedeniyle teftiÅŸ dışında soruÅŸturmalar da yaptım. BaÅŸmüdürlük Konuk Evinde benimle birlikte kalan Bakanlık MüsteÅŸar Yardımcısı bir üstat ile akÅŸamları ülke sorunları üzerine sohbetler yapmak imkanı buluyordum. Kordiplomatik Satış MaÄŸazası TeftiÅŸinde bir sorunla karşılaÅŸmadım.
Yaz programını bitirip İstanbul’a döndüÄŸümde, bazı satış depolarının teftiÅŸi programı ve Cengiz Erdal ve Ekrem Kapat üstatlarla birlikte Üsküdar Yaprak Tütün İşletmeleri teftiÅŸine ortak edildim.
1978 yılı sonuna doÄŸru ülkemiz siyasi ortamı iyice gerginleÅŸmiÅŸti. Özellikle Aralık ayında meydana gelen Kahraman MaraÅŸ olaylarının yüzün üzerinde ölü ve yüzlerce yaralı ile sonuçlanması, sayısız ev ve iÅŸyerinin tahrip edilmesi Ülke genelinde huzursuzluk ortamı doÄŸmasına neden olumuÅŸtu. Olayların ancak askeri önlemlerle durdurulabilmiÅŸ ve sıkı yönetim ilan edilmiÅŸti ama bir türlü huzur saÄŸlanamıyordu. Åžubat/1979 ayında Abdi İpekçi öldürüldü. Tam bir umutsuzluk içindeydik.
Üsküdar teftiÅŸ çalışmamız iÅŸbölümü çerçevesinde devam ediyordu. Herkes kendi bölümünün raporunu yazacaktı. Cengiz Bey üstadım kendi halinde bir insandı. Ekrem Bey ise örnek alınacak bir müfettiÅŸ ve iyi bir aÄŸabeydi. Benim için hep örnek bir insan olarak kaldı. Merkez Müdürü iyi bir memurdu. İş ve iÅŸlemler düzgündü. TeftiÅŸimiz sorunsuz sona erdi.
Bora, Ümraniye İlkokulunda Ana Sınıfına devam etmeye baÅŸlamış, artık yeniden yaz turnesi havasına girmiÅŸtik. Önümüzdeki yıl Yönetmelik uyarınca Akdeniz Bölgesinde teftiÅŸ programı alacağım için, eÅŸim ve Bora ile birlikte gitmeyi düÅŸünüyorduk. Bu arada bizim dönemin yeterlik sınavları yapıldı. Artık, müfettiÅŸ unvanı kazanmıştık. Nahit birinci, Necat Kırıkçı ikinci Ben üçüncü olmuÅŸtum.
Mayıs ayında programlar verildi. Antalya ve Isparta bölgesi. Ve bir de yeni MüfettiÅŸ Yardımcısı. Antalya hizmet binası kiralık birkaç dükkandan oluÅŸuyordu. Ayrıca ÅŸehir dışında stok depoları vardı. BaÅŸmüdürlük teftiÅŸinde bir müfettiÅŸ ve muavin arkadaÅŸ olduÄŸundan, ben ÅŸehir dışında bahçeli bir ev kiraladım, eÅŸim ve oÄŸlumla orada kaldım. Her gün mobilet ile iÅŸe gidip-geldim. Portakal bahçeleri içinde, Lara yolunda ÅŸirin bir evdi. Yakın ilçelerin sayımlarını yapıp evraklarını merkezde inceledim. Alanya, Manavgat ve GazipaÅŸa ilçelerinin teftiÅŸi sırasında, eÅŸim ve oÄŸlum yaz tatili yapmış oldular. Bu arada müfettiÅŸ Yardımcısı Salih Yarbay’ı Antalya bölgesi teftiÅŸinden sonra, yetkili muavin olarak program almak üzere İstanbul’a yolcu ettik. Güven oyu için Bakanlık verilenlerin uygulamaları büyük tepki çekiyordu. Bu nedenle, Tekeldeki uygulamaları engellemesi için Ben BaÅŸbakan'a kadar çıkmış, fakat sonuç alamamıştım.
Terörün kasıp kavurduÄŸu 1978-79 Türkiye'si ekonomik olarak da batma noktasındaydı. Hükümet ihracat gelirlerini bir miktar arttırmıştı ama bu ağır bunalımı önlemeye yetmedi. Döviz yokluÄŸundan petrol alınamıyordu. Bakanlar, petrol tankerlerinin rotalarını telefonla deÄŸiÅŸtirip Türkiye'ye getirmeye çalışıyorlardı.
Yaz programım bitmiÅŸ ama, iÅŸ durumu nedeniyle ek program almıştım. EÅŸimi ve Bora’yı İstanbul’a bırakıp Adana’ya hareket ettim. Adana Sigara Fabrikası makinelerinin yarısından fazlası yedek parça yokluÄŸundan çalışmıyor, ayrıca akaryakıt temininde de sorunlar yaÅŸanıyordu. Normal 30 ton günlük üretimi beÅŸ tona kadar düÅŸmüÅŸtü. Sıkıntı sadece petrolde, sigarada deÄŸildi. Bütün gıda maddeleri karaborsadaydı. YaÄŸ, ilaç, ampul, tüp gaz, hatta tuvalet kağıdı için kuyruklar uzadıkça uzuyordu. Fabrika için akaryakıt sipariÅŸi AtaÅŸ’tan çıktığı andan itibaren Fabrika yönetimi tarafından izleniyordu. Bir keresinde tanker ÅŸehir içinde kayboldu. Bir binanın önünde kalorifer kazanına boÅŸaltırken yakaladı bekçiler. MeÄŸer bina Emniyet teÅŸkilatına aitmiÅŸ. Bir kısmını onların ısınması için bıraktılar. Bu vesile ile Emniyet Müdürümüz ile tanışmıştık. Fabrika normal çalışma düzenine girmiÅŸti. Ben Hatay _ İskenderun teftiÅŸlerim için ayrıldım. Antakya çok ÅŸirin bir yerdi. BaÅŸmüdürlük binası kiralık bir bina olmakla birlikte MüfettiÅŸler ve eksperlerin ikametine ayrılmış bir dairesi vardı. SamandaÄŸ teftiÅŸinde deniz kenarında bir motelde kaldım. Çok deÄŸiÅŸik insanlardı. Bir gece büyük bir gürültü ile uyandım. Gece yarısı müzik çalıp oyun oynuyorlardı.
İskenderun teftiÅŸine baÅŸlamıştım. Garnizon komutanına ziyarete gittim. Komutan benden Tekel hakkında bilgiler aldı. Ertesi günü Cilvegözü sınır kapısındaki amir beni arıyordu.” MüfettiÅŸ Bey komutan liste göndermiÅŸ, yolcu beraberi fiyatından kantine içki sigara istiyor” Bölge kritik. Ortam kritik. Memura askeri oyala dedim, KoÅŸtum komutana. Aman komutanım.
Cilvegözü Vergisiz Satış MaÄŸazası, Hassa İdaresi teftiÅŸlerini de tamamladım. Yol üzerindeki YeniÅŸehir gölünde unutulmaz bir yemek ziyafeti çektim kendime. Bu arada, Asi Irmağı üzerinden, ipe baÄŸlanmış varillerle akaryakıt temini ediyordu köylüler.
İskenderun sakindi. Gündüz çalışıyor, gece ÅŸehirde dolaÅŸabiliyordum. Duvarlardaki “Çelik İş”li Faşıstler ArkadaÅŸlarımızı öldürdüler” afiÅŸlerinden tedirgin oluyordum ama, Adana’ya göre daha sakindi. Müdürlükte bir Konuk Evi vardı. Bir gün akÅŸam, BaÅŸkan Hamdi Bayraktar bey aradı. Sesi heyecanlı idi. Hemen Adana’ya git, Fabrika iÅŸçiler tarafından iÅŸgal edilmiÅŸ dedi. Ne yapabilirim diye sordum. Yetkilerin hüviyetinde yazıyor dedi.
Telefonu kapattım. MüfettiÅŸ odasının ortasına oturdum. Sanki, Kıbrıs’ta BozdaÄŸ’da idim. Ama silah arkadaÅŸlarım yoktu. Hemen araç temin edip, Adana’ya ulaÅŸtım. İki tank ve yüzlerce asker Fabrika kuÅŸatılmıştı. Kendimi tanıtarak Birlik komutanına kadar ulaÅŸtım. Åžans. Kıbrıs’taki birliÄŸimden bir subay arkadaÅŸ.
“Tankla duvarı kırıp içeri gireceÄŸiz, iÅŸçiler arasındaki teröristleri alacağız “dedi. Bana bir saat ver dedim. Askerlerin arasından içeri daldım. Herkes ÅŸaÅŸkınlıkla beni izliyordu. İşçileri daha önceki direniÅŸlerinden tanıyordum. Beni görünce saÄŸa-sola kaçıştılar. Ustabaşıları çağırdım. Hepsiyle ayrı ayrı konuÅŸtum. Bir saat deÄŸil ama birkaç saat içinde Fabrikayı terk etmeye ikna ettim. Fabrikayı tahrip olmaktan kurtarmıştım. Ertesi günü mesai saatinde üretim baÅŸlamıştı.
Sigara Fabrikalarından sorumlu İşletme Grubu Müdürü Fahri Akın ve Yardımcısı Muzaffer Arısoy Üstatlarım hemen ekibiyle geldi, Fabrikada bir hafta kadar kaldılar. Gerekli önlemleri aldılar. Vali Bey ve Emniyet Müdürümüz her türlü kolaylığı gösterdiler.
TeftiÅŸ Kurulu, Yetkili Muavin Ömer Umur ve iki yeni muavin Mustafa alçın, Mustafa Güler’i yardım için gönderdi.Fabrika Müdür lojmanı boÅŸ olduÄŸu için orada kalıyorduk. Ama sürekli tedirgindik. Artık, aleni olarak gece-gündüz ayırmadan silahlı gruplar Fabrikayı tarayacak ihbarları alıyorduk.
28 Eylül 1979. İyi hatırlıyorum. Çünkü benim de doÄŸum günüm 28 Eylül. Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul bize ziyaret için geleceÄŸini bildirmiÅŸti. Onun için kahvaltı hazırladık. Fakat, bir emniyet görevlisi telefonla Emniyet Müdürümüz teröristler tarafından ÅŸehit edildiÄŸini bildirdi.
Tekel, sigara dar boÄŸazını aÅŸmak için önlemler aldı. Bulgaristan ve Yugoslavya ile anlaÅŸmalar saÄŸladı. Tütün karşılığı fason sigara yaptırdı. Bu çözüm etkili oldu. Bu kez de bir süre sonra, Bulgaristan üretimi yerine, Yugoslavya üretimi aramaya baÅŸladı tüketici.
Uzun yıllar bu çözüm iÅŸe yaradı.
Bütün bunlar yaÅŸanırken, Hükümet ekonomik dar boÄŸazları açmaya çalışıyor ancak sonuç alamıyordu. IMF borç vermiyor, bütün para kanalları kapanıyordu. DoÄŸu ve Güney DoÄŸu’da terör tırmanıyor, sıkı yönetimin geniÅŸlemesinden baÅŸka çare kalmıyordu. Ekim 1979 ara seçimlerinde Ecevit hiç milletvekili çıkaramaması üzerine istifa etti. Demirel azınlık hükümeti kurdu ve güven oyu aldı.
Biz de elimizdeki teftiÅŸ, inceleme ve soruÅŸturmaları tamamlayıp İstanbul’a dönerken bölge kaderi ile baÅŸ baÅŸaydı. Aralık/1979
DEVAL EDECEK