ANILARIM 15

Åžahabettin KÜÇÜKYAZICI 

ONBEŞİNCİ BÖLÜM
İstanbul Bira Fabrikası –Samsun-Nakliyat Grubu

 

Tekel, özel kanunla kurulmuÅŸ Katma Bütçeli bir idare idi. Sayıştay denetimine tabi olması yöneticilerin sosyal iÅŸlere kaynak ayırmasını zorlaÅŸtırıyordu. Buna raÄŸmen, Sümerbank, Etibank gibi iktisadi devlet teÅŸekkülleri kadar olmasa da, kamp, spor tesisi yatırımları yapabiliyordu. Sendikaları toplu sözleÅŸmelerde iÅŸçiler için sosyal tesis yapılmasını talep ediyor, bazen de yönetim kurum içi olanaklarla dinlenme tesisleri yapabiliyordu. Bizde tatillerimizde kurum sosyal tesislerinden yararlanma imkanı buluyorduk. Ayvalık Tuzlası arazisindeki kampımız, Erdek sahilinde sendika kampı, deniz kıyısında olan idare binaları bünyesinde konuk evi statüsündeki tesisler Tekel mensupları için fazla masraflı olmayan tatil için fırsat oluyordu. Bora Ayvalık kampını çok seviyordu. Mutlaka her yıl bir dönem gidilirdi. Ben iÅŸ durumu nedeniyle fırsat bulamasam bile, annesi, babaannesi mutlaka oraya götürürdü Bora’yı.
Yaz turnesi sonunda İstanbul’a döndüm. Yeni eve taşınmıştık. GüneÅŸ küçük, Bora Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlanacaktı. Yeni evimiz kalorifersiz olduÄŸu için odun kömür temini, bazı küçük onarım iÅŸleri, mevzuat çalışması, yazdan kalan rapor eksiklikleri, derken kış programını aldık. İki müfettiÅŸ arkadaÅŸla müÅŸterek, İstanbul Bira Fabrikası teftiÅŸi.
Cemal SavaÅŸkan ve Hüseyin Orhan ile birlikte sayımları yaparak teftiÅŸe baÅŸladık. Fabrika Müdürü teftiÅŸ kökenli Osman Olçun üstadımız, son derece çalışkan titiz bir Müdürdü. TeftiÅŸ süresinde her konuda bize yardımcı oldu.
Fabrika, teknolojisi eski, kuruluÅŸ yeri itibariyle ÅŸehir içinde kalmış, su kaynakları yetersiz, bina ve makineleri eski, yönetim ve üretimi zor yüz yıllık bir iÅŸletme idi. Personel heyecanını kaybetmiÅŸ, hiçbir konuda gereken titizliÄŸi göstermiyordu. ÇoÄŸu zaman üretimle ilgili tüketicilerden ÅŸikayetler geliyor, özel sektörle rekabet konusunda sıkıntılar yaÅŸanıyordu. Zaten, uzun süre dayanamadı, Bira üretimi durduruldu. İşletme Binaları İstanbul Pazarlama ve Dağıtım BaÅŸmüdürlüÄŸüne tahsis edildi
1982-1983 yılları tesadüf olmadığını düÅŸündürecek kadar, ASALA isimli örgütün, Türk DışiÅŸleri mensuplarını hedef alan suikast olaylarına sahne oldu. Türk Milli Emniyeti sistemli bir çalışma ile bu örgütün faaliyetleri ile mücadelede baÅŸarı saÄŸladı.
Askeri yönetim dönemi sürmekte, Türkiye zor ekonomik koÅŸullar altında, siyasi istikrarsızlıktan kurtulmaya çalışıyordu. 1982 Anayasası hazırlanarak, halk oylamasına sunulmuÅŸ, büyük bir çoÄŸunlukla kabul edilmiÅŸti. Askerler demokratik düzene bir an önce geçilmesini istiyorlardı. Mayış/1983 te yeni dönemin ilk siyasi partisi kuruldu. Milliyetçi Demokrasi Partisi. Buna Anavatan Partisi ve Halkçı parti izledi. Bir yandan da Erdal İnönü liderliÄŸinde Sosyal Demokrat Parti çalışmaları sürüyordu. Ancak, askerler demokrasiye geçilsin demelerine raÄŸmen, yeni demokratik yapıyı da ÅŸekillendirmek giriÅŸiminden bulunmaktan geri durmadılar. Kurucuları incelediler Vetolar yaptılar. Bununla birlikte yeni dönem ÅŸekillendi. Kasım/1983 de seçimler yapılacaktı.
TeftiÅŸ çalışmalarımızı sonunda önemli bir olumsuzlukla karşılaÅŸmadık. Raporlarımızı mercilerine verdik, Fabrikadan ayrıldık.
Yaz dönemi çalışmaları için Karadeniz bölgesinde idim 1983 yazında.
Bora, Anadolu Lisesi sınavlarına girecekti. Turneye çıkmadan önce, Bora ile yakından ilgilenebilmek için Cevizli Tekel kampı erken dönemi için talepte bulundum. Yıllık iznimi kullandım. Bir dönem kalıp, Bora için sınav öncesi son hazırlıklarını tamamladık. Bora sınavlara girdi, Onu da yanıma alıp Samsun Yaprak Tütün TeftiÅŸi için yola çıktık. 
Samsun Yaprak Tütün İşletmeleri çok büyüktü. 1979 yılında iÅŸletme depoları yangın geçirmiÅŸ hala izleri duruyordu. Yangın TeftiÅŸ Kurulumuz tarafından incelenmiÅŸti. İşletmeye Tuncay Mataracı’nın talimatıyla üç bin iÅŸçi alınmıştı. Usulsüzlük yapıldığı ÅŸikayetleri ile ilgili olarak daha önce Nahit Dilben ile müÅŸterek inceleme yapmıştık. Bu nedenle teftiÅŸte bu konuda yeni inceleme yapma gereÄŸi kalmadı.
Samsun, hafta sonları denizden yararlanma imkanı da olan bir ilimizdi. Karayolları ve DSİ’nin kampları vardı. Hafta içi dahi mesai saati dışında veya akÅŸam yemekleri için gitme olanağımız vardı. DoÄŸum yerim olan Kargı’ya yakın olması nedeniyle Bora’nın sünneti iÅŸini de burada hallettik. EÅŸim ve çocukları Okullar açılmasına yakın İstanbul’a bıraktım. Benim Samsun’dan sonra, Ordu ve Giresun teftiÅŸlerim de vardı. 
Samsun demek Tekel demekti o tarihlerde. Sigara Fabrikası; Yaprak Tütün iÅŸçileri , BaÅŸmüdürlük çalışanları akÅŸam olunca ÅŸehirde olduklarından nereye gitseniz bir Tekel mensubu ile karşılaÅŸmanız mümkündü. AkÅŸam Çiftlik caddesinde, hafta sonu denizde yüzerken, merhaba müfettiÅŸ bey diyenlerle karşılaşıyordum. Çiftlik caddesi demek Balkaymak Dondurma demekti aynı zamanda. Bu arada Samsun Fuarını da unutmamak gerek. Uzun yıllar Karadeniz’in tek fuarı oldu. Tekel de burada reyon açmıştı. Bir seferinde, meÅŸhur halkacıların standında, eÅŸim her attığında bir sigara kazanınca, halkacı eÅŸimin oynamasana izin vermedi. Bir kez de ben denedim. BeÅŸ halka da boÅŸa gitmiÅŸti.
Necat Kırıkçı arkadaşımız Samsunlu olduÄŸu için oradaki arkadaÅŸları ile tanıştırmıştı. TeftiÅŸ süresince onlarla arkadaÅŸlık ettik. Ekrem Karpat üstat bir baÅŸka iÅŸ için geldi bir süre kaldı. EÅŸimin izin süresi dolmakta olduÄŸundan çocuklarla birlikte İstanbul’a döndüler. Zaten, Anadolu Liseleri sınav sonuçları açıklanması yaklaÅŸmış, Bora yeni okuluna kayıt olacaktı. Bir süre sonra, KardeÅŸim Bora’yı CaÄŸaloÄŸlu Anadolu Lisesine kaydettirdiklerini bildirdi. İstanbul Erkek ile aynı programı uygulayacaklarmış, eÄŸitim dili Almanca olacakmış dediler. Bora’nın Anadolu Lisesi kazanması ailemiz için sevindirici oldu. EÄŸitim ve geleceÄŸi için önemli bir basamak baÅŸarılı sonuçlanmıştı.
Samsun Yaprak Tütün İşletmesi Müdürü Ertan Pala da çalışkan, mesleÄŸini seven birisi olarak, İşletme yönetiminde gerekli özeni gösteriyordu. TeftiÅŸ çalışmalarımı tamamlayıp İstanbul’a döndüm.
İstanbul’da kış dönemi teftiÅŸi çalışmaları için, Nakliyat Grubu teftiÅŸinde, dört müfettiÅŸ arkadaÅŸ birlikte görevlendirilmiÅŸtim. Genel Müdürlük ünitelerimizin teftiÅŸlerine yeni Genel Müdürümüz büyük önem veriyordu. 
Tekel Nakliyat Grubu, taşıma kapasitesi, araç sayısı bakımından uluslar arası sıralamalarda yer alacak çapta, İrili ufaklı 700 üzerinde kamyona, binek araçlarına, deniz motorları, kosterlere sahip bir iÅŸletme idi. TCDD ile özel anlaÅŸmalarla belirlenen hatlarda Tekel tarafından yüklenip boÅŸaltılan özel vagonlara sahipti. Bütün bunlardan baÅŸka, idare araçlarının yeterli olmadığı durumlarda sözleÅŸmeli ve tarifeli taşımaları organize eden bir ÅŸubesi ile İdare araçlarının onarımlarını büyük ölçüde gerçekleÅŸtiren bakım onarım atölyeleri vardı.
Türkiye çapında yedi sigara , İki kibrit , yirmi dolayında içki fabrikası, bir o kadar yaprak tütün iÅŸletmesi, tuzlalar, vergisiz satış maÄŸazaları için, ham madde, mamul madde taşımalarını gerçekleÅŸtirirdi. Yedi yüz civarında satış ünitesine, mamulatın aşırı stok yapılmadan, her çeÅŸit ürünü bulundurabilecek bir sistemle on yıllarca baÅŸarı ile taşımayı gerçekleÅŸtirmiÅŸ bir örnek ünitemizdir. Tahmin edileceÄŸi üzere, iÅŸtigal konumuz olan sigara ve içki tüketicileri tarafından günlük olarak satın alınan, bu nedenle de periyodik olarak temini gereken ürünlerdir. Buna raÄŸmen, Tekel tedarik konusunda faaliyet gösterdiÄŸi dönem içinde sürekli baÅŸarılı olmuÅŸtur. Bunda Nakliyat Grubunun katkısı yüksektir.
Hatta, araçların mamulat bıraktıktan sonra dönüÅŸlerinde boÅŸ kalmaması için, karton kutu, kasa ve sair yeniden kullanılabilir boÅŸ kapların da iÅŸletmelere ulaÅŸtırılması gerçekleÅŸtirilmiÅŸ, büyük bir tasarruf saÄŸlamıştır.
Nakliyat Grubu teftiÅŸimiz oldukça hareketli geçti. Normal teftiÅŸ çalışmaları dışında, bazı iÅŸlerle ilgili olarak soruÅŸturma açılması gerekti. SoruÅŸturma kapsamına üst düzey memurların bazıları da karıştı. Sonunda çalışmalarımız tamamlanmış, 1984 yaz dönemi teftiÅŸ ünitelerimize hareket için vedalaşıp ayrılmıştık.
DEVAM EDECEK