ANILARIM-22
Åžahabettin Küçükyazıcı
ESKİŞEHİR
EskiÅŸehir Tekel BaÅŸmüdürü olarak atanmıştım. Halen evim ailem Çanakkale’de ve Hazırlık sınıfı okuyan kızımın okulu devam ediyordu. Yer deÄŸiÅŸtirme YönetmeliÄŸi uyarınca hakkım olan iznim vardı. Ancak, Özel Kalem hemen EskiÅŸehir’e gitmemin istendiÄŸini, Hamdi Üçpınarlar ve diÄŸer siyasilerin, Çanakkale’ye gitmemi istemediklerini söyledi. Aileme bu tartışmaları yansıtmamaya çalıştığım için, evden küçük bir valiz yaparak ayrıldım. Okullar kapanınca onları EskiÅŸehir’e taşıyacaktım.
EskiÅŸehir, sorunsuz bir satış ünitemizdi. Son yıllarda da hep iyi yöneticiler görev yapmıştı. Gönül rahatlığıyla gittim. BaÅŸmüdür Yardımcısı Metin Öztürk de daha önce yakından tanıdığım bir arkadaÅŸtı.
BaÅŸmüdürlük, alışılagelmiÅŸ Tekel binalarındandı. Kentin merkezinde, Valilik, Ziraat Bankası, PTT ve Adliye ile komÅŸu tarihi bir binaydı. BaÅŸmüdür odası ikinci katta, üçüncü kat ise BaÅŸmüdür lojmanı idi. Üç odalı, yüz metrekare balkonu vardı.
Fakat, bu muhteÅŸem bina bakımsızlıktan harabeye benzemiÅŸti. Bu nedenle, evi hemen taşımamakla iyi etmiÅŸim diye düÅŸündüm. Altınser’in ataması , GüneÅŸ’in okul tatili derken, ben de lojmanı oturulabilir hale getiririm diye düÅŸündüm. BaÅŸka lojman olmadığı için diÄŸer yetkililer kendi evlerinde veya kirada oturuyorlardı. BaÅŸmüdürlük hizmet binası dışında, büyük bir stok deposu ve BaÅŸmüdürlüÄŸe baÄŸlı olarak faaliyet gösteren ispirto fabrikası vardı. Metin Beyle birlikte bütün üniteleri inceledik. BaÄŸlı idarelere ertesi gün gitmek üzere mesaiye son verdik. Harabe halindeki lojmana, stok deposu giriÅŸindeki konuk evinden bir yatak getirdik. Ben lojmanda kalacaktım o gece. AkÅŸam yemeÄŸi için yakındaki Ordu Evine gittim. Porsuk kenarında ÅŸirin bir tesisti ordu evi. Ortam gerilen sinirlerimi biraz olsun sakinleÅŸtirmiÅŸti.
BaÅŸbakan olan Süleyman Demirel hükümetinden halk çok ÅŸeyler bekliyordu. Koalisyon ortağının SHP olması, BaÅŸbakan Yardımcısının Erdal İnönü olması bu beklentileri daha da artırıyordu. Hükümet programında, büyüme hızının yüzde 5,5 e, enflasyonun yüzde 50 lere düÅŸürüleceÄŸi, kamu borçlarının indirileceÄŸi açıklanmıştı. Ancak, yıl içinde meydana gelen doÄŸal afetler, artan terör hedeflerin gerçekleÅŸmesini engelliyordu.
Lojmana geldim. Kabaca bir inceleme yaptım. Oturulacak hale getirilmesi için ciddi bir onarım gerektiriyordu. Mevzuatımız uyarınca, bunun İnÅŸaat Tesisler tarafından yapılması halinde, benim en az bir yıl kirada oturmam gerekecekti. EskiÅŸehir gece çok güzel görünüyordu. Fazla üzülmeye gerek yok diye düÅŸündüm. Gündüz, İspirto Fabrikasında tanıdığım iÅŸçilerle onarımı yapmaya karar verdim.
Sabah olunca İspirto Fabrikasına gittim. İşçilerle çay ocağında çay içtim. Bir kaçını gözüm tuttu. Çanakkale Fabrikasında onarımlardan deneyim sahibi olmuÅŸtum. ÖÄŸleden sonra bana gelmelerini söyledim.
İşçiler onarıma baÅŸladılar bir süre sonra, olaÄŸan teftiÅŸ için bir sevdiÄŸim bir müfettiÅŸ arkadaşımız teftiÅŸ için geldi. DoÄŸal olarak onu da lojmanda misafir etmeye karar verdim. Bir yandan da gündüzleri bakım – onarım çalışmaları devam etti. TeftiÅŸ biterken, lojman da oturulacak hale gelmiÅŸti. Çanakkale’ye gidip eÅŸyaları alıp geldim.
EskiÅŸehir Valimiz Ali Fuat Güven, Belediye BaÅŸkanımız Selami Vardar gerçek devlet adamı idiler. Selami Bey Belediye BaÅŸkanından çok kentin aÄŸabeyi idi. Yılmaz BüyükerÅŸen hocamızın katkıları da çok büyük olmasına raÄŸmen, EskiÅŸehir’in , modern ÅŸehirleÅŸme giriÅŸimlerinin Selami Vardar BaÅŸkanın döneminde baÅŸlatıldığını rahatlıkla söyleyebilirim.
MüfettiÅŸ arkadaşımızın kızının Anadolu Üniversitesini kazanması üzerine Yılmaz BüyürkerÅŸen Hoca ile tanışmıştım. EskiÅŸehir’de nasıl vakit geçirdiÄŸimi, akÅŸamları ne yaptığımı falan sormuÅŸtu. Birkaç gün sonra, sekreter Rektörlükten arıyorlar dedi. Arayan Yılmaz Hoca idi. Yüksek Lisans için gece bölümü açtıklarını, haftaya yabancı dil sınavı olduÄŸunu, belgeleri göndermemi istiyordu. İstanbul Üniversitesinde yarım bıraktığım doktoram için üzülürdüm hep. Böyle bir fırsat beni çok sevindirmiÅŸti. Anadolu Üniversitesi İktisat Politikası yüksek lisans öÄŸrencisi olmuÅŸtum.
Türkiye gündemi çok yoÄŸundu. 18 Nisan 1993 tarihinde, CumhurbaÅŸkanı Turgut Özal öldü. Süleyman Demirel CumhurbaÅŸkanı oldu. Kısa bir süre Erdal İnönü BaÅŸbakan Vekili görevi yaptı. Daha sonra BaÅŸbakanlığa Tansu Çilleri getirildi. Bir EskiÅŸehir ziyaretinde, Tansu Hanımla tanışmış, halka hitabında kürsüde yanında bulunmuÅŸtum. Türkiye terör olaylarını yaÅŸamaya devam ediyordu. Sivas’ta Temmuz 1993 te 37 kiÅŸi yanarak can verdi. Aynı yıl Murat Karayalçın CHP Genel BaÅŸkan seçildi. Erdal İnönü, BaÅŸbakan Yardımcılığını ona bıraktı.
Tekel hemen bütün büyük merkezlerinde personeline öÄŸle yemeÄŸi veriyordu. EskiÅŸehir bu imkandan yararlanamıyordu. Sebebini araÅŸtırınca, yemekhane olmadığını söylediler. Hemen kollara sıvadık. İspirto iÅŸçilerine yine iÅŸ çıkmıştı. Kısa sürede yemekhanemizi de yapmıştık.
Altınser ve GüneÅŸ de EskiÅŸehir’e alıştılar. EskiÅŸehir Anadolu Lisesi Türkiye’in ilk Maarif Kolejlerindendi. Güçlü bir eÄŸitim kadrosu vardı. AkÅŸamları, yüksek lisans derslerine gidiyordum. Lojmanın geniÅŸ balkonuna DSİ’den kanaletler getirmiÅŸ, onlarda sebzeler yetiÅŸtirmiÅŸtim. Hafta sonları civar ilçeleri, mesire yerlerini keÅŸfederek 1994 yılı AÄŸustos ayna ulaÅŸmıştık.
İspirto Fabrikasının ürettiÄŸi alkolü, sözleÅŸmeli nakliyeci dağıtıyordu. Nakliye müteahhidinin sözleÅŸmesi bitiyordu. Mevzuatımıza göre, aynı koÅŸullarda sözleÅŸmesinin karşılıklı olarak bir yıl daha uzatılması mümkündü ve bu uygulama içinde bulunduÄŸumuz enflasyon ortamında Tekel lehine olacaktı. Talimat verdim gerekli görüÅŸmeler, hazırlıklar yapıldı. İhale Komisyonu BaÅŸkanı Yardımcı arkadaşımız, Müteahhidin uzatmayı kabul ettiÄŸini bildirdi. Doyasını tamamlayıp onay için Alkollü İçkiler Müessese MüdürlüÄŸüne gönderdik.
İspirto, EskiÅŸehir Åžeker Fabrikasının yan ürünüdür. Kanun gereÄŸi üretim yetkisi Tekel’e ait olduÄŸu için, Turhal, Malatya, EskiÅŸehir gibi büyük Fabrikalar içinde kurulu İspirto Fabrikaları Tekel tarafından iÅŸletilmektedir. Üretiminde olduÄŸu gibi satışında da Kanun gereÄŸi Tekel söz konusu olduÄŸundan üretilen ispirto Pazarlama Dağıtım Müessesi tarafından bildirilen BaÅŸmüdürlüklere bu sözleÅŸme ile kiralanan tankerlerle sevk edilmektedir.
Biz onaya kesin gözü ile bakıyorduk. Ancak, bir gün Yardımcı ve Satış Åžefi ellerinde sözleÅŸmenin uzatılmasının reddi, yeniden ihale çıkılması talimatı yazısıyla geldiler odama. Gerekli telefon görüÅŸmelerini yaptım. Evet, yukarıda böyle bir karar alınmıştı. Gerekçeleri de “belki daha ucuz bir fiyat teklifi olabilir idi. O günün enflasyonist ortamında bu mümkün deÄŸildi. Israr ettim. Müessese, müteahhidin yazılı beyanını yetersiz bulduÄŸunu, noter onaylı uzatma teklifi alınmasını istedi. Bunu da yerine getirdik. Yeniden, uzatmanın reddi, ihalenin Müessese MüdürlüÄŸünde yapılması yazısı geldi. BaÅŸmüdür, müfettiÅŸ kökenli falan olsak da, Müessese bizim amirimizdi. Dediklerini yaptık. İhale hazırlıkları yerine getirildi, Müessese MüdürlüÄŸünde yapılan ihale sonuçlandı. İhaleyi yine aynı Müteahhit, noter onaylı teklifinin çok üzerinde bir fiyatla kazanmıştı. Mevzuat gereÄŸi, ihalenin BaÅŸmüdür olarak benim tarafımdan da imzalanması gerekiyordu.
Konuyu bilmeyen yoktu Genel Müdürlükte. Yeniden konuÅŸmalar yapmamın bir anlamı olmayacaktı. Masamı topladım. Vali Beye, Belediye BaÅŸkanına, Rektörümüze veda ettim. Müteahhidi çağırttım. Aslında iyi bir adamdı. Kendisini iki kez görmüÅŸtüm. Uzatma teklifinde samimi olduÄŸuna da inanıyordum. Geldi. Durumu anlamıştı. Uzatmadan konuÅŸtu. “Bamüdürüm, sözüm söz. Seninle sözleme yaparsam, uzatma fiyatından. Müessese ile yaparsam ihale fiyatından. Centilmen anlaÅŸmalarım böyle” Dedi ve çıktı gitti. Ben zaten tren biletimi almıştım. Dilekçemi yazmış imzalamıştım. Çantamı aldım, İstanbul’a gittim. Ertesi sabah, görülen lüzum üzerine TeftiÅŸ Kuruluna atanmamı arz ederim yazılı dilekçemi takdim ettim. Bir kez daha kaybetmiÅŸtim. Ama galip sayılır bu yolda maÄŸlup diyerek, ailemi okullar tatil olana kadar EskiÅŸehir’de Yardımcı arkadaÅŸa emanet ederek, Genel Müdürlük MüfettiÅŸ odasında boÅŸ bir masaya çantamı zevkle yerleÅŸtirdim. MüfettiÅŸlik benim mesleÄŸimdi. Seviyordum. Genel MüdürlüÄŸün penceresinden, Haliç ve BoÄŸaz bir baÅŸka güzeldi bu AÄŸustos gününde.
DEVAM EDECEK