ATATÜRK YAÅžIYOR

Åžahabettin KÜÇÜKYAZICI 

Bütün dünyanın kabul ettiÄŸi, büyük kahraman, devlet adamı Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 81. Yılı nedeniyle, saygı ve rahmetle anıyorum.

Bugün tüm yurtta anma törenleri düzenlenecek, O’nun askeri ve siyasi zaferleri anlatılacaktır. Kendisi bizzat saÄŸlığında, “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır” diyerek zamanı gelince ebediyete intikal edeceÄŸini anlatmıştır.

Türk Ulusunun, BAÄžIMSIZLIK, MİLLİ EGEMENLİK, ÇAÄžDAÅž UYGARLIK ülküsü devam ettiÄŸi sürece, Atatürk yaşıyor demektir. Bağımsızlık ve özgürlük bizim karakterimiz olduÄŸuna göre, içimizdeki ATATÜRK ateÅŸi hiç sönmeyecek, Atatürk aramızda yaÅŸamayı sürdürecek demektir. Türk Milleti O’nun iÅŸaret ettiÄŸi hedeflere sonsuza kadar yürüyecektir.

Bütün dünya devletlerinin, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun tükendiÄŸini hükmettiÄŸi, bütün planların Anadolu toprakları ve ulusal kaynaklarımızı paylaÅŸmak üzerine yaptıkları bir dönemde, ArkadaÅŸlarına, “GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER” diyebilecek bir dehaya sahip kiÅŸidir O.

Atatürk; iÅŸgal altındaki Türkiye’de bağımsız Cumhuriyeti düÅŸünebilen ve amaçlayan ve gerçekleÅŸtiren kiÅŸidir.”

Ümmet yerine VatandaÅŸlık kavramını kabul etmek, Saray dili Osmanlıca yerine halkın dili Türkçeyi özümsemek, padiÅŸahçılığa karşı cumhuriyeti, ÅŸeriatçılığa karşı laikliÄŸi savunmak, halkçı-devletçi bir ekonomi modeli kurmak devrimciliktir.

Atatürk, “HALKÇI VE DEVRİMCİDİR”. 

Atatürk’ü sıradan bir insan gibi göstermeye çalışmak O’na karşı yapılabilecek en büyük haksızlıktır.

Türk Ulusunun, BAÄžIMSIZLIK, MİLLİ EGEMENLİK, ÇAÄžDAÅž UYGARLIK ülküsü devam ettiÄŸi sürece ATATÜRK aramızda yaşıyor demektir.

Gerçek Atatürkçüler, Mustafa Kemal’i ATATÜRK yapan yaÅŸam öyküsünü, O’nun fikrini, devrimlerini, Cumhuriyeti özümseyerek öÄŸrenebilenlerdir.

Gerçek Atatürkçüler, bununla da yetinmeyerek, devrimleri geliÅŸtirmeye, daha ileriye taşımaya çaba gösterecektir.

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak sonsuza kadar, hür ve bağımsız olarak yaÅŸayacaktır.


SİNAN MEYDAN'DAN;

 "......Cephede, yurtiçi gezilerde vs. her koÅŸulda kitap okuyabilecek ortam oluÅŸturuyor ve zaman yaratıyordu.OkuduÄŸu kitap sayısının 10 binlerce olduÄŸukestirilmektedir. (Sinan Meydan, Akl-ı Kemal- Atatürk’ün Akıllı Projeleri, Cilt.1, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2012.

Ölene kadar okumayı sürdürdü. Öyle ki hasta yatağında yatarken Le Monde gazetesinde Maya tarihi ile ilgili yeni bir kitap yazıldığını okuyunca hemen alınmasını istedi. Ne yazık ki bu kitabı okumaya ömrü yetmedi. Askerlik, tarih, hukuk, iktisat, coÄŸrafya, sosyoloji, felsefe, antropoloji, mantık, matematik vs her konuda, konuların uzmanları kadar kitap okuduÄŸu görülmektedir (Bilal ÅžimÅŸir, Atatürk’ün Kitap Sevgisi, Atatürk Dönemi- İncelemeler, Atatürk AraÅŸtırma Merkezi yayını, Ankara, 2006, s. 251-262).. Çanakkale muharebelerinin en kızgın döneminde Madam Corinne’e yazdığı mektupta, “savaşın sıkıntılarından kendisini bir an olsun uzaklaÅŸtıracak romanlar göndermesini” isteyecek kadar edebiyatı da sevdiÄŸi bilinmektedir.

Tarihe çok önem veren Atatürk’ün saptanabilen 879 tarih kitabı okumuÅŸ olduÄŸu belirlenmiÅŸtir. Yalnız siyasal ve savaÅŸlar tarihini deÄŸil, sanat, dinler, uygarlık ve bilim tarihi ile ilgili kitapları ve baÅŸta Kur’an olmak üzere kutsal kitapları da okumuÅŸtur.

Yeryüzünde neredeyse hiçbir asker, hiçbir devlet adamı ve hiçbir devrimci, bu derece derin ve geniÅŸ bir entelektüel birikime sahip deÄŸildir.

Yapılan incelemeler kitapları eleÅŸtirel akılcı bakış açısıyla okuduÄŸunu göstermektedir. (Recep Cengiz, Atatürk’ün OkuduÄŸu Kitaplar, 24 cilt, Anıtkabir DerneÄŸi yayını, Ankara, 2001). Bu ÅŸekilde okumak, aklı geliÅŸtirir. Böylece Atatürk, bilgi ve birikimini arttırdığı gibi dehasını daha da geliÅŸtirmiÅŸ ve sonuçta, Clinton’ın deyiÅŸiyle “yüzyılın” deÄŸil,  “milenyumun” yani “Bin Yılın Dahisi” olmuÅŸtur."