BÜTÇE AÇIKLARI VE ZAMLAR

(ILIK YAZDAN SICAK SONBAHARA…)

Dr. Noyan UMRUK

Bir zamanlar gürül gürül akan sıcak para verimli üretime yönlendirilmediÄŸinden ülke ekonomisinin habis uru cari açıktı. Åžimdilerde ise çeÅŸmenin musluÄŸu kısıldığından maliyeti yükselen dış borç, yavaÅŸlayan büyüme, bütçe açıkları ile ur metastas yapıp vücudu sarıyor…

Aşırı dışalıma (önemli bir bölümü sermaye ve ara malı, enerji gibi doÄŸrudan ekonomik büyüme hızıyla ilintili olan bu yapısal yaranın tedavisi için orta vadeli bir planlama ÅŸart) dayalı bağımlı büyüme modelinin kaçınılmaz sonucu cari açıktı…Üretim ve büyüme durunca cari açık küçüldü…

Yaklaşık dörtte biri kısa vadeli olmak üzere, 450 milyar USD aÅŸan dış borcun yarıdan fazlası özel sektörün…

Büyüme hızı yerlerde (ABD ve AB’de bu oran %2-3 dolaylarında, Çin’de % 7.2…)

Biz de ise, önerilen üç de olmaz beÅŸ tane doÄŸurganlık tavsiyeleri ve de 3-5 milyon Suriyeli sığınmacıyı düÅŸünürseniz: Net Büyüme Hızı=Büyüme Hızı-Nüfus Artış Hızı sıfıra müncer olmak üzere...

Milli Gelir ve Büyüme oranlarında yavaÅŸlama ya da düÅŸüÅŸün nedenleri ?

*Zaten ülkenin coÄŸrafi, fiziki ve beÅŸeri anlamda kaynak ve imkan envanterine sahip, bölgesel ve ulusal düzeyde sürdürülebilir bir kalkınma sürecini eÅŸgüdümleyerek, küresel gerçekleri de göz ardı etmeden en azından optimal ölçek ekonomileri çercevesinde, selektif-özenle seçilmiÅŸ sektörlerde uluslararası düzeyde rekabet yapabilecek innovasyon-teknolojik geliÅŸmeyi içeren marka ürünler üretilebilmesini planlayabilen özel kesim için özendirici ve yol gösterici, kamu kesimi için emredici ciddi, savurganlığa ve lüks yatırımlara izin vermeyen bir planlama kavrayışı, anlayışı en azından 20 senedir yok...

*Ciddi negatif sapmalarla malul X. BeÅŸ Yıllık Kalkınma Planından sonra, bir yıl gecikme ile hazırlanan XI. BeÅŸ Yıllık Kalkınma planı da, yıllardır cumhuriyetin yüzüncü yılında 25000 dolara ulaÅŸacağı söylenen kiÅŸi başına milli geliri 2013’de 12480 dolar olarak gerçekleÅŸmiÅŸken, 2023’de 4 dolar artışla 12484 dolar olarak hedefleyerek yaÅŸadığımız ve yaÅŸayacağımız hüsranı simgeliyor.

* İnÅŸaat sektörüyle, kupon arazi rantçılığıyla, yüksek getiriye, faize hücüm eden sıcak para giriÅŸleriyle, borçlanarak, harçlanarak bu günlere geldik iÅŸte …

*Dışsatımınızın yarıdan fazlasını yaptığınız Avrupa özellikle Almanya ile iliÅŸkiler, bir türlü münhassır ekonomik alan ilan edemediÄŸimiz D.Akdenizde haklarımıza sahip çıkmak için ilgili ülkelerle ittifaklar oluÅŸturmak yerine, düÅŸmanlıkları geliÅŸtirmedeki akıl almaz maharetimiz(!) nedeniyle ağır krizde,

*DiÄŸer dışsatım seçeneklerinizle, malum Suriye politikasına ülkelerin iç iÅŸlerine karışma merakımız nedeniyle Libya da eklendi. İran ve Irak temkinli…

*Sebze ve meyve ithalatında kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan Rusya ile iliÅŸkiler ise, ÅŸu ÅŸerefini aramızda bir türlü paylaÅŸamadığımız düÅŸürdüÄŸümüz uçak sonrası, Akkuyu nükleer santrali, S 400’lerle oldukça pahalı bir flörte dönüÅŸmek eÄŸiliminde... ABD'nin ekonomik tehditleri ise bütün bunların üzerine tüy dikiyor...

*Gelir dağılımında orta ve düÅŸük gelir gruplarına yönelik hiç bir iyileÅŸme yok.İç talep ve dolayısı ile tüketim frenlendi. Emekçi ve emekliler ile iktidar eliyle saÄŸlanan servet transferi sonucu birden zenginleÅŸtirilen katmanlar arasında makas hızla açılıyor. En fazla 7-8 kat olması gereken en yoksul, en zengin katmanlar arasındaki gelir farkı, OECD verilerine göre Türkiye için 14. Kesmiyor: YandaÅŸlara ha bre mali aflar, memura, emekçiye üçün biri … Oysa asıl tüketici grup yoksul kesimler…Keynes böyle diyordu…

Varılan nokta: Talep daralınca, reel ekonomide, tüm sektörlerde baÅŸta imalat sanayi, tarım, turizm vb.ciddi kan kayıpları…

* İnÅŸaat sektörüyle, kupon arazi rantçılığıyla, yüksek getiriye, faize hücüm eden sıcak para giriÅŸleriyle, borçlanarak, harçlanarak bu günlere geldik iÅŸte…

Bütün bunlara raÄŸmen, Türkiye’de, habis urlara karşı bağışıklık saÄŸlayan yararlı bir ot, bitki vardı: Bütçe Dengesi

İşte bu ot’da bitmiyor artık, art arda gelen seçimlere, lüks yatırımlara, israfa ve yolsuzluklara dayanamadı…

Bu ot zaten büyüyen ekonomilerde bitiyor. Büyüme ve gelir artışı hız kesince tüketim de geriliyor. Vergi sistemi, adaletsiz, tüketim üzerinden alınan dolaylı vergilere dayanmışsa, bütçe gelirleri düÅŸüyor. 60 liralık rakıyı 160 liraya satamıyorsunuz… Millet rakıyı, sigarayı kendi imal etmeye baÅŸlıyor…

İşte size dolaylı vergi sisteminin ilginç oyunu, bumerang etkisi…

Sonuç:

Bütçe açığı 2019 yıl sonu için öngörülen 6 ayda yaklaÅŸtı…2019 yılı Ocak-Haziran dönemi bütçe açığı 78.6 milyar TL olarak gerçekleÅŸti. Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) açıklanan 2019 yıl sonu bütçe açığı öngörüsü ise 80.6 milyar liraydı…
İşte bu baÄŸlamda, dış borç, düÅŸük büyüme ve açık bütçe sarmalının ülkeyi kriz bataklığına iyice çekmesi normaaal…

Çare, ödemeler dengesinin “net hata noksanlar” kalemine kaynağı ve ne bahasına olduÄŸu meçhul milyarlarca dolar girmezse,babalar gibi satılan 70.-80 milyar dolara ulaÅŸan varlık satışlarından sonra mal bulmuÅŸ maÄŸribi gibi sarınılan Varlık fonu da fos çıkarsa (ki pek müÅŸteri görünmüyor…) yandı gülüm keten helva…

Bu durumda ise tek çıkar yol: Vur abalıya halkın sırtına, gelsin dolaylı vergiler. Ete, süte, benzine, sigaraya, içkiye, elektriÄŸe…