BÜTÇE AÇIÄžI ARTIYOR

ERSİN DEDEKOCA

Koronavirüs salgınının çok öncesinde, 2018’de baÅŸlayıp 2019’da süren merkezi yönetim bütçesinde yaÅŸanan bozulma ve giderek artan “açık”olgusu, derinleÅŸerek sürmektedir. Mevcut kurumsal eksiklik, bozulma ve denetimsizliÄŸe ek olarak, Mart 2020’den bu yana yaÅŸanan korona virüsü salgını ile mücadele ve artan savunma harcamalarının eklenmesiyle, kamu bütçesinin dengelerindeki bozulma, yönetilmesi güç bir istikamette sürmektedir.

Hazine ve  Maliye Bakanlığı, “merkezi yönetim bütçe dengesi verilerini” geçtiÄŸimiz hafta açıkladı. Buna göre Haziran Ayı bütçe açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 60 artarak, 12 milyar TL’den 19,3 milyar TL’ye yükseldi. Böylece, Ocak-Haziran dönemini kapsayan yılın ilk yarısında, geçtiÄŸimiz yıl 78,6 milyar TL olan bütçe açığı, bu yıl yüzde 39,3 artarak 109,4 milyar TL’ye sıçradı.

Koronavirüs salgınının çok öncesinde, 2018’de baÅŸlayıp 2019’da süren “merkezi yönetim bütçesinde yaÅŸanan bozulma”, 2020’de de dengeleri altüst etmeyi sürdürmektedir. Bütçe açığında öngörülmüÅŸ olan yıllık hedefe, daha yolun yarısında ulaşılmış oldu. 80.6 milyar TL olması öngörülen söz konusu açık, ÅŸimdiden 78.6 milyar TL oldu.

BilindiÄŸi gibi, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ınca 7 Temmuz’da, Haziran Ayı’na iliÅŸkin nakit gerçekleÅŸmeleri açıklanmıştı. Buna göre “Hazine nakit dengesi”, Haziran Ayı’nda, yüzde 105 artışla 26.7 milyar TL açık (faiz ödemeleri dışı açık ise ise 21.8 milyar) vermiÅŸti. Bu rekor “nakit açığı” sonrası, aynı döneme ait “bütçe açığı” da ürkütücü boyutta gerçekleÅŸmiÅŸ oldu.

6 AYLIK BÜTÇE AÇIÄžINA GENEL BAKIÅž

Son iki yılın ilk 6 aylık dönemine ait bütçe dengelerini aÅŸağıdaki ÅŸekilde özetleyebiliriz.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı 2020 Haziran Bütçe GerçekleÅŸmeleri Raporu

GörüldüÄŸü gibi gider kalemlerindeki en hızlı artışı yüzde 40,4 ile faiz giderlerinin aldığını görmekteyiz.

Tabloya göre ikinci büyük artış “faiz dışı bütçe giderlerinde” gerçekleÅŸmiÅŸtir. Geçen yıla göre yüzde 14,6 oranında daha fazladır. Söz konusu artış, bu yılın ilk 6 aylık döneminde gerçekleÅŸen yüzde 11,89 sayısındaki “ortalama enflâsyon oranından” daha yüksek olsa da, korona virüs salgını nedeniyle birçok ek harcama yapılmak zorunda kalındığı için normal karşılanabilir.

Yılın ilk altı ayında kurumlar ve ithalde alınan katma deÄŸer vergileri geçen yıla göre sırasıyla yüzde 5,2 ve 4,6 oranlarında artmıştır. Bu olumlu geliÅŸmelerin yanında dahilde alınan katma deÄŸer vergisi yüzde 14.7, özel tüketim vergisi yüzde 4.2 ve harçlar yüzde 3.6 oranlarında azalmıştır. Vergi gelirlerindeki artışın enflasyonun oldukça altında kalması ve iç pazara iliÅŸkin vergilerdeki ciddi gerileme, ekonomik krizin yılın ilk altı ayındaki etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

“Merkezi yönetim hiç faiz ödemesi olmasa ne olurdu” sorusunun yanıtına, yani “faiz dışı denge” durumuna baktığımızda, bu kırılımda da durumun iç açıcı olmadığını görmekteyiz. Åžöyle ki, geçen yılın ilk 6 ayındaki açık rakamından yüzde 37 daha fazla olarak, 10 milyar TL daha yüksek” faiz dışı açık” bulunmaktadır. Bu durumda da toplam vergi gelirlerinin, faiz dışı bütçe harcamalarını ancak yüzde 68’ini karşılayabildiÄŸi (geçen yıl 71,4) olgusuna ulaÅŸmaktayız.

FIRLAYAN FAİZ GİDERLERİ

Faiz ödemeleri baÄŸlamında ekleyeceÄŸimiz bir diÄŸer çıkarım da, Ocak-Haziran döneminde elde edilen 335,9 milyar TL’lik vergi gelirlerinin yüzde 21,2’sinin, yani beÅŸte birinden fazlasının faiz harcamalarında kullanıldığı olmaktadır.

Aslında Hazine 2019’da ciddi bir borçlanma gerçekleÅŸtirmiÅŸti. Bu yılın ilk altı ayında ise, geçen yılın aynı döneminde yapılan borçlanmanın yaklaşık dört kat daha fazla borçlanıldığı ortaya çıkmaktadır.                  Geçen yılın ilk altı ayında 21.2 milyar TL olan borçlanma tutarı bu yıl 78.2 milyar TL’ye fırlamıştır.

Faiz giderlerindeki yüzde 40,4’lük anılan büyük artış, TCMB kârı ve yedek akçesinin genel bütçeye devredilmesine raÄŸmen, borçlanmanın hem miktar hem de maliyet olarak yükseldiÄŸine iÅŸaret etmektedir.

Bu baÄŸlamda aktarmak istediÄŸimiz bir diÄŸer gözlemimiz de, faiz dışı dengenin, 2018 yılında oldukça düÅŸük bir fazla verdikten sonra, son iki yıldır giderek artan bir açık veriyor olması gerçeÄŸidir. Söz konusu bu geliÅŸme, borçlanmayı artırıcı bir faktör olarak deÄŸerlendirilmelidir.

IIF ve BİR DÜÅžÜNCE KURULUÅžU GÖRÜÅžÜ

Uluslararası Finans KuruluÅŸu (IIF) verilerine göre, salgın nedeniyle piyasalara saÄŸlanan yüksek likiditenin de etkisiyle Haziran Ayı’nda, “geliÅŸmekte olan ülkelere (GOÜ)” 32.9 milyar Amerikan Doları ($) sermaye ve portföy yatırımı giriÅŸi olmuÅŸtur.[i] Türkiye ise, Mayıs Ayı’na göre 8 kat artmış olan bu giriÅŸlerden pay alamamıştır.

Covid-19 etkisiyle GOÜ’den Mart Ayı’nda 83.3 milyar $ tutarında sermaye çıkışı görülmüÅŸtü. Nisan ve Mayıs aylarında ise rüzgar tersine dönmüÅŸ ve portföy akımlarında toparlanma baÅŸlamıştı. IIF açıklamasına göre, GOÜ’lere Haziran’da 32.9 milyar $ olan gerçekleÅŸen sermaye ve portföy giriÅŸi,  Mayıs’ta 4.1 milyar $ seviyesindeydi.

TCMB’nın Haftalık Menkul Kıymet İstatistiklerine göre, Türkiye finansal piyasalarından yabancı çıkışı yılbaşından bu yana 10.9 milyar $’ı buldu. Bu çıkış, hisse senetlerinden 3.9 milyar, tahvil piyasalarından ise 7 milyar $ olarak gerçekleÅŸti.

DiÄŸer yandan Amerikan düÅŸünce kuruluÅŸu Dış İliÅŸkiler Konseyi “Council on Foreign Reletions” uzmanı Brat Setser, Türkiye’nin cari açığın Mayıs Ayı’nda 3.7 milyar $’a yükselmesiyle ilgili Twitter’da yaptığı paylaşımda, yıllık açığın 40 milyar $’a çıkabileceÄŸini belirtti.[ii]

Dünyanın Türkiye’nin cari açığını finanse etmek istemediÄŸini savunan Setser, buna kanıt olarak son 12 ayda yaklaşık 20 milyar dolarlık sermaye çıkışı olurken, cari açığın 10 milyar dolara tırmanmasını gösterdi. Aynı açıklamada, Mayıs Ayı’nda bankaların döviz borçlarının yüzde 85’ini çevirmeyi baÅŸardığını, ama yine de Türkiye’ye yabancı sermaye giriÅŸi olmadığını, aksine çıkışı olduÄŸunu kaydetti ve bu durumda cari açığın TCMB rezervlerinden karşılandığını savundu.

Katar ile Swap anlaÅŸmasının geniÅŸletilmesiyle saÄŸlanan 10 milyar $’dan sadece 2.75 milyar $’ının TCMB rezervlerinde göründüÄŸünü, kalan 7 milyar $’lık kısmın harcanmış olabileceÄŸini belirten Brad Setser, borç parayla cari açığı finanse etmenin riskli bir oyun olduÄŸunu da ekledi.

SONUÇ YERİNE

Ülke merkezi yönetim bütçesinde, Koronavirüs salgınının çok öncesinde, 2018’de baÅŸlayıp 2019’da süren merkezi yönetim bütçesinde yaÅŸanan bozulma ve giderek artan “açık”olgusu, derinleÅŸerek sürmektedir. Mevcut kurumsal eksiklik, bozulma ve denetimsizliÄŸe ek olarak, Mart 2020’den bu yana yaÅŸanan korona virüsü salgını ile mücadele ve artan savunma harcamalarının eklenmesiyle, kamu bütçesinin dengelerindeki bozulma, yönetilmesi güç bir istikamette sürmektedir.

Mevcut durumu, Abdurrahman Yıldırım’ın “deÄŸirmen aşırı kapasiteyle çalışıyor ve akmakta olan suyun miktarı da yetersiz kalmaya baÅŸladı” sözü çok iyi özetlemektedir.[iii]

Aslında yaÅŸanan ekonomik kriz dönemlerinde, merkezi yönetim bütçelerinin açık vermesi olaÄŸandır ve Keynesyen yaklaşım da böyle bir politikayı teÅŸvik etmektedir. Çünkü söz konusu kurama göre böylesi uygulamalar, ekonomiyi canlandırmak için gereklidir.  

Anılan” açık bütçe” politikalarının baÅŸarılı olması, aÅŸağıdaki iki konuda özenli ve tavizsiz yönetim biçimine ve ÅŸeffaflığa baÄŸlıdır:

Bunların ilki, bu politikaların uygulandığı ekonomide parasal geniÅŸleme, giderek büyüyen cari açık, enflâsyon, iÅŸsizlik, yüksek risk primi, yetersiz dış kaynak giriÅŸi, kur ve faiz baskılama gibi birçok sorun bir arada bulunuyorsa, o zaman “bütçe açığı” çözüm olmaktan çıkıp, daha çok “sorun” üretmeye eÄŸilimlidir.

İkincisi ise, yapılan harcamaların ekonomiyi gerçekten canlandıracak alanlara yönelmesi ve bu harcamaların tüm ayrıntısıyla kamuoyuna açıklanması, kamuoyu desteÄŸi yönünden çok önemlidir. Aksi uygulamalar, gelecek için daha büyük sorunların birikmesine, çözümün zorlanmasına ve nitelik deÄŸiÅŸtirmesine yol açabilir.

İçinde yaÅŸadığımız mevcut durum ve uygulamalar, yazımızın “IIF ve bir düÅŸünce kuruluÅŸu görüÅŸü” bölümünde aktardığımız hususlar dikkate alındığında, uygulama ve alınan parçalı önlem ve teÅŸviklerin baÅŸarılı olacağından endiÅŸe duyanlar pek de haksız olmadığını düÅŸündürmektedir.

 

[i] “EM Vulnerability, Global Macro Views, IIF, 16.07.2020, https://www.iif.com/Research/Global-Focus/Global-Macro-Views

[ii] 14 Tem Thread by @Brad_Setser : The two key things in Turkey’s May BoP 1) The current account deficit continued ($3.75b in May). Turkey could be on t CA deficit of around $40b plus if nothing changes 2) Only

2.75b of the $10b swap from Qatar appeared in reserve…