DÖRT EYLÜL ANILARI

 Ersin Dedekoca

paylaşımı 

 

/9 20:04] Fikret: BU GÜN DÖRT EYLÜL

Sivas kongresi tamamlanmış, Ankara’ya dönmüÅŸlerdi. Elde avuçta ne varsa tükenmiÅŸti. Ekmek almak için fırına ödeyecek paraları bile yoktu. Sofraya bulgurdan baÅŸka konacak yemek kalmamıştı.

Mustafa Kemal bankalara borçlanmayı reddediyordu.
Özel kalem müdürü Mazhar Müfit Kansu kürklü paltosunu sattı, satılabilecek bi o kalmıştı, anca birkaç gün daha idare edebileceklerdi.
Kapı çalındı…
İçeri giren asker, müftü efendi’nin geldiÄŸini söyledi.
“Eyvah” dedi Mazhar Müfit… Çekmecesini açtı, kahve vardı ama, sadece iki tek kesme ÅŸeker kalmıştı, sigara bitmiÅŸti, misafir ağırlayabilecek durumda deÄŸildi. N’aapsın?
OlduÄŸu kadar gari, “buyursunlar” dedi.
Börekçizade Rıfat efendi odaya girdi, masanın kenarındaki iskemleye iliÅŸti.
Mazhar Müfit, Mustafa Kemal için sakladığı iki tek kesme ÅŸekere kıyamadı, “zannedersem sade kahve içersiniz deÄŸil mi” diye sordu. Müftü efendi tebessüm etti, “zahmet etmeyin, kahve içmiyorum” dedi.
Sigara da kullanmazsınız değil mi?
Onu da kullanmam…
Halbuki, hem kahve içtiÄŸini, hem sigara içtiÄŸini, elbette Mazhar Müfit de biliyordu.
Müftü efendi “fazla vaktinizi almayayım” diyerek söze girdi, “biraz sıkıntıda olduÄŸunuzu duyduk” dedi.
Demesine kalmadan, Mazhar Müfit gayet ters bir el iÅŸaretiyle müftünün sözünü kesti, “paramız var” diyerek, masanın arkasındaki küçük kasayı gösterdi.
Bozuntuya vermek istemiyordu ama, kasada sadece 48 kuruş vardı.
Paltodan geriye o kadarı kalmıştı.
Müftü efendi, günümüzde artık normal kabul edilen sarıkla-cübbeyle gezmiyordu, bildiÄŸin ceket giyiyordu.
Elini sol iç cebine soktu, mendil çıkardı.
Katlanmış, minik bir çıkın haline getirilmiÅŸti.
Masaya koydu.
Açtı. Bin 200 lira vardı.
Kendi çocuklarına bile yük olmamak için, eÅŸi Samiye hanım’la birlikte biriktirdikleri cenaze parasıydı.
Bu mübarek memleket…
Kuvayi milliyecinin sırtından çıkarıp sattığı paltosuyla, yurtsever müftünün kefen parasıyla kuruldu. (Rıfat Börekçi TÜRKİYE 'nin ilk Diyanet İşleri BaÅŸkanıdır ).
Ve bugün, İnsanlarımız din ile istismar ediliyorsa..
Bazıları lüks ve konforlu bir hayat yaşıyorlarsa,
Ahlâk çökmüÅŸ, kurumlar çürümüÅŸ, sistem kokuÅŸmuÅŸ ise; birilerinin dünyevî her ÅŸeyi vardır, ama yatacak yerleri yoktur!
[4/9 20:04] Fikret: Bugün paranız yoktur, yarın olabilir,
Mevkiniz yoktur, yarın olabilir..
Lâkin bugün ÅžEREFİNİZ yoksa,
yarında OLMAZ.