EVLİLİK

ANILAR 7. BÖLÜM

ÖÄŸrencilik yıllarında, kız arkadaÅŸlarımla sınıf arkadaÅŸlığı çerçevesinde dostluklarım oldu. Tatillerde, gezilerimiz, pikniklerimiz güzel geçiyordu. Bazı arkadaÅŸlarımın evlerine, ders notları almak veya bırakmak amaçlı ziyaretlerim de oldu, bazılarının aileleri ile de tanıştım. Okul bitmeden evlilik kararı veren arkadaÅŸlarımız da vardı. Ben, belki aile yaÅŸam koÅŸullarımda sorumluluÄŸumun fazla olmasından, mezuniyet sonrası için evlilik üzerine plan yapacak dostluklar kuramamıştım. Hatta, mezuniyet sonrasında uzun bir süre evlenmeyi düÅŸünmediÄŸim dahi söylenebilir. Yazmaya baÅŸladığımda, anı yazmanın gerçekte bir tür kendi ile hesaplaÅŸmak olduÄŸunu fark ettim. YaÅŸam, her zaman baÅŸarılarla, zaferlerle dolu olmuyor. Hatalarınız, yanlışlarınız kaçınılmaz olarak önünüze çıkıyor.

O yaz, sınavları hazırlanırken Burgaz Ada ÖÄŸretmenler Kampına kısa bir dönem katıldım. Kampta, birisi öÄŸretmen olan iki kız kardeÅŸ vardı. Bir haftalık süre içinde iyi arkadaÅŸ olmuÅŸtuk. Hatta, İstanbul’a indiÄŸimiz bir akÅŸam vapuru kaçırmış bizim evde kalmıştık. Annem ve Babam da herhangi bir sorun çıkarmadılar. Daha önce de bazı kız arkadaÅŸlarımla tanışmışlardı. Kamp dönemi sonunda, Altınser ve Ablası Ankara’ya döndüler. Ben de sınavlarıma.
Okul bitince, Ben özel sektör yerine kamuda çalışma kararı vermiÅŸ, sınavlar gerekçesi ile Åžirketten izin almıştım. Patronuma ayrılmak istediÄŸimi söylediÄŸimde, Beni vazgeçirmek istedi, ama Ben kararlıydım. KardeÅŸlerim, dünya tatlısı insanlar, benim mutlu olacağımı düÅŸünerek seviniyorlardı. Åžimdi düÅŸünüyorum da, acele ve ısrarım konusunda haklı bir neden bulamıyorum. Erkut ve Meliha ODTÜ yurdunda kalıyordu.
Daha kolay iÅŸ bulacağım düÅŸüncesiyle Ankara’ya gittim. O tarihte, Numune Hastanesinde çalışan Kamp Arkadaşımı da aradım. Çok sevindi. Kendisi, Hastane’nin HemÅŸire lojmanlarında kalıyordu. Birlikte ÖÄŸretmen olan Ablasına gittik. Oda çok sevindi. Benim akrabalarıma gitmeme gerek olmadığını onlarla kalabileceÄŸimi söylediler. Ben de kabul ettim. Ertesi gün, TBMM’de tanıdığım İstanbul Milletvekillerini ziyaret gittik. Meclis Lokantasında yemek yedik. Burada, Eski İlçe BaÅŸkanım, daha sonra Çalışma Bakanlığı da yapan, sevgili Bahir Ersoy, Fakülteyi bitirmeme çok sevindiÄŸini, ertesi günü bunu kutlamamız gerektiÄŸini söyledi. Gölbaşı’na bizi davet etti. Burada iÅŸ konusu da gündeme geldi. Ben Türkiye’nin neresinde olursa olsun çalışmak istediÄŸimi söyledim.
Türkiye, 12 Mart Dönemini yaşıyordu. Hükümet Bağımsız Bakanlardan oluÅŸmuÅŸ, siyasi partiler çok fazla etkin deÄŸildi. Önce Etibank, sonra Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüklerine giderek dilekçelerimi verdim. Orada üst düzey yönetici İktisat Fakültesi Mezunu aÄŸabeyleri bulmuÅŸ, onların yardımını da istemiÅŸtim.
Bir hafta kadar Ankara’da kaldıktan sonra İstanbul’a dönüyordum. Bu arada, Altınser ile evlenmeye karar vermiÅŸtik. Ben prensip olarak, askerlik yapmadan evliliÄŸe karşı idim. Ancak, o yıllarda ordunun yedek subay ihtiyacında fazlalık bulunduÄŸu gerekçesiyle, mezunlar gruplara ayrılıyor, her grubun sırasının gelmesi iki yıla yakın sürüyordu.
İstanbul’a döner dönmez evlilik kararımı aileme açtığımda, büyük tepki ile karşılaÅŸtım. Aslında çok haklıydılar. Bu kadar acele etmemem konusunda onlarca neden sayılabilirdi. YetmezmiÅŸ gibi, yılbaşında nikah yapmak istiyordum. Çaresiz kabul ettiler. Fakat, maddi olanaklarımız bizim için ayrı bir evin eÅŸyalarını karşılamak konusunda yetersizdi. Patronumdan yardım istedim. Onun da acele etmemek konusundaki uyarıları Beni vazgeçirmeye yetmedi. Beni çok seviyordu. Maddi yardım talebimi reddetmedi. Ailem de elinden geleni yapacaktı.
Önce Etibank, Åžark Kromları İşletmesine tayinimin onaylandığını, sonra da TEK, İstanbul Ticaret MüdürlüÄŸüne Muhasebe Memuru olarak atandığımı haberleri geldi. Elbette İstanbul daha cazipti.
Altınser’in de evlilik gerekçesi ile İstanbul’a, HaydarpaÅŸa Numune Hastanesine nakli gerçekleÅŸti. İkimizin iÅŸyerine yakın olsun diye Üsküdar, DoÄŸancılar Caddesinde bir daireyi kiraladık.
Annem bütün becerisini kullanarak, perdelerimizi hazırladı. Evdeki fazla eÅŸyalar tespit edildi. Altınser’in evlilik için hazırladığı eÅŸyaları İstanbul’a taşındı. BeyoÄŸlu Evlendirme Dairesinden nikah için 30 Aralık günü alındı. Nikah davetiyesi bastırıldı. UlaÅŸabildiÄŸimiz dostlarımıza iletildi.
TEK, İstanbul Ticaret MüdürlüÄŸünde Büro Åžefim İktisat Fakülteli, Ülkü Hanım, Partiden sevdiÄŸim Bilge Abla ve diÄŸer aÄŸabeyler de yardımcı oldular. DüÄŸün falan istemiyorduk. Nikahtan sonra evimize gidecektik. Ancak, partili Emire abla, o tarihte seferleri bulunan Bursa İstanbul uçağından gidiÅŸ-dönüÅŸ uçak biletini hediye edeceÄŸini, İlçe BaÅŸkanı Hüseyin Çetindemir de Bursa’da otel rezervasyonu yaptırdığını söyledi. Liseden arkadaşım, aramızdan çok erken ayrılmış olan, DiÅŸ Hekimi Bülent Åžahin, otomobilini gelin arabası olarak bize verdi. Sürücüsü de kendisi idi. Altınser’in ailesi ile benim ailemin, nikah töreni günü tanışmaları da hatalar zincirinin bir parçası olarak anılarıma kazınacaktı. BeyoÄŸlu Evlendirme Dairesinden, yeni zor bir yaÅŸama yürüyorduk.
Üç günlük Bursa tatili sonunda, evlilik iznimiz bitmiÅŸ, çalışmaya baÅŸlamıştık. Sabahları arabalı vapurla karşıya geçiyor, vapurda gazetemi okuyor, akÅŸamları da yine Üsküdar’a dönüyordum. Müdürüm üç yabancı dil bilen, nitelikli ve iyi bir insandı. Liseden ve Fakülteden arkadaÅŸlarımız da çeÅŸitli yerlerde iÅŸ bulmuÅŸ çalışıyorlardı. Onlarla zaman zaman buluÅŸuyor, okul anılarımızı paylaşıyorduk.
Askerlik sıramın gelmesine bir yıldan fazla zaman vardı. Günler böyle geçiyordu. İşyerinde arkadaÅŸlarımın hemen hepsi çok iyi insanlardı. Yaz tatilinde, o yıl yedek subay olarak Gökkçeada Jandarma BirliÄŸinde görev yapan, arkadaşım Bülent DüÅŸko bizi Jandarma Kampında konuk etti. Güzel bir tatil olmuÅŸtu.
Zaman hızla geçti. 1973 yılının Nisan ayında tuzla Piyade Okulunda yedek subay öÄŸrenci olarak yemin ettim.
Hafta sonları evci olarak çıkıyordum. Bu arada bir de bebek bekliyorduk. Nihayet, 11 Haziran günü Bölük Komutanı izniyle, Zeynep Kamil Hastanesinde Boramızı kucaklamıştım. DoÄŸum sonrası Altınser’in ailesi gelip yardımcı oldular.
Yedek Subay Okulunda, Bizim dönemimiz 119, altı aylık okul döneminin sonu oldu. Bizden sonra hem okul dönemi 4 aya düÅŸtü, hem kısa dönem yedek subaylık çıktı. Yaz çabuk geçmiÅŸti. Eylül sonu kura çekiyoruz. Heyecanlı bekleyiÅŸ. İki nedenle heyecan yüksek. Birincisi, bizden önceki dönemde, sakıncalı piyadeleri yolcu etmiÅŸtik dönem başında. Bir de bizim dönemden, Hava indirme Tugayına gidecekler olacaktı. Nitekim kıtada mavi bere giyeceklerden birisi de ben oldum. İlk maaÅŸlarımızı almış, 15 günlük izne baÅŸlamıştık. Altınser’in de naklini yaptırıp, Kayseri’de ev bulup taşındık. Yeni bir hayata baÅŸlıyorduk.

DEVAM EDECEK