Yeni yılın Ocak ayının son günlerinde, New York Borsası’nda iÅŸlem gören GemeStop hisselerinin 3 gün içinde yüzde 300 civarında yükselmesi ve bu nedenle büyük fonlardan Melvin Capital’in iflâsı yaÅŸandı. Küçük yatırımcılardan oluÅŸan sosyal medya haberleÅŸme kümesi olan “Reddit Forumu” üyelerinin, çok kısa sürede GameStop hisselerinde yarattığı “büyük dalgalanma” ve bir büyük fonun iflâsı çok ses getirdi.
Bir sosyal medya haberleÅŸme plâtformunda kümelenen yatırımcıların, GameStop hisselerinde yarattığı bu hareket, 1980’lerde iktisatçı John Williamson tarafından, 1989 yılında “Washington Uzlaşısı (Washington Consensus)” adı altında toplanan 10 ilke ile korunan “neoliberalizm”e karşı küçük yatırımcının “sanki bir baÅŸkaldırısı” olarak yorumlandı. Çünkü yaÅŸananlar, örneÄŸine sık rastlanır bir durum deÄŸildi. Sosyal medya platformları sayesinde birbirinden uzaktaki milyonlarca kiÅŸi, birisinin tetiklemesi ile kısa sürede örgütlenip, bir amaç için harekete geçmiÅŸlerdi. YaÅŸananları Arap Baharı hareketine de benzetenler de vardı. Çünkü birilerinin kıvılcımı ateÅŸlemesiyle kitleler, o zaman rejimleri devirmek için harekete geçmiÅŸlerdi. Bu defa ki amaç da, “açığa satış yapan büyük fonlara ders vermek” ÅŸeklindeydi.
Melvin Capital isimli anılan “yatırım fonunun” deÄŸerinin yaklaşık 13 milyar Amerikan Doları ($) olduÄŸu ve içinde “süper zenginlerin” de bulunduÄŸu dikkate alındığında, yaÅŸananların nitelik ve nicelik olarak önemli olduÄŸu anlaşılmaktadır. Hele konunun, dünyada “Büyük Sıfırlama (Great Reset)” hareketinin gündemde olduÄŸu ve Covid-19 salgını ile tetiklenmiÅŸ “neoliberalizm karşıtlığının” ön sıralarda bulunduÄŸu bir dönemde yaÅŸanması, önemini ve dalga boyunu yükseltmiÅŸtir.
Neoliberalizm tarafından “finansallaÅŸtırılmış” küçük yatırımcıların konuya bu kez “birlikte etkin” bir ÅŸekilde dâhil olmaları, düzenleyici ve denetleyici otoritelere, Servet Yıldırım’ın tanımıyla, piyasaların başında “her an çatlayabilecek ince bir buz tabakası” olduÄŸunu göstermiÅŸ; bu tabaka üzerinde buz pateni yapan yatırımcılara da, karşı karşıya oldukları riskleri bir defa daha hatırlatmıştır.[1] Toplum bilimcilere ise, bu Wall Street baÅŸkaldırısının, “kapitalizmin sonunun yaklaÅŸtığının” bir iÅŸareti olup olmadığını tartışmaları için zemin hazırlamıştır.
AÅŸağıdaki çalışmada, GameSpot hisselerinin başına gelenler üzerinden, neoliberalizmin mevcut kırılganlıklarına destek olması için piyasaya sürülen ve 1980’ler sonrası yoÄŸun olarak yaÅŸanan “finansallaÅŸma” ile 2000 sonrasında güçlenen “bireysel finansallaÅŸma” olgularının irdelenmesi amaçlanmıştır.
“Küçük balıkların bir araya gelmesinin anlatımı” da diyebileceÄŸimiz söz konusu öykü, geçtiÄŸimiz hafta New York finansal piyasalarında,[2] yıllardır mali sıkıntı içinde yaÅŸayan GameStop ÅŸirketi ile Melvin Capital isimli fon arasında yaÅŸanan kapışmayı içermektedir. “Açıktan satma (kısa pozisyon almak, short selling)” yöntemiyle GameStop hisselerini satan Melvin Capital’ın, Reddit platformunda durumun duyulması ve gelen karşı atak sonunda iflâs etmesi, beraberinde gelen önemli tartışmalar da hikâyenin tetikleyicisi olmuÅŸtur.
YaÅŸananlar, her gün piyasalarda yüzlerce örneÄŸine rastlanan basit bir “açığa satış” ile baÅŸladı. Sermaye piyasası iÅŸleyiÅŸinin bir parçası olan açığa satış kısaca, sahip olunmayan menkul kıymetlerin ödünç alınmak yoluyla satılmasıdır.
Konu olan olayda hissesi satılan GameStop, oyun ve oyun konsolu satan bir zincir maÄŸazaydı. Yıllardır mali yönden zor durumda olup, ayakta kalabilmek için sürekli maÄŸaza kapatarak küçülen bir ticaret ÅŸirketi.
DiÄŸer yanda Reddit forumlarında, WallStreetBets alt kümelenmesinde bir araya gelen forum sakinleri de, görüÅŸ alış veriÅŸinde bulunarak yatırım yapan, genelde küçük yatırımcılardır.
ABD’deki yatırımcı fonlardan Melvin Capital, hisse fiyatının düÅŸeceÄŸi beklentisi ile sahibi olmadıkları GameStop hisselerini, borçlanarak sattılar. Amaçları, hisse fiyatı gerilediÄŸinde, düÅŸük fiyattan hisseyi alarak borçlarını ödemek ve aradaki farkı ise kâr yazmaktı. Anılan fonun GameStop ÅŸirketinin hisselerini ödünç alması ve satmasıyla baÅŸlayan olaylar zinciri, finansal piyasalarda “sınıfsal” tartışmaları ve müdahaleleri de içeren adımlara neden oldu.
Genel olarak borsa yatırımcıları özelde ise ABD’deki yatırım fonları, hisse fiyatının düÅŸeceÄŸini tahmin ettikleri ÅŸirketlerin hisselerini, belli bir ödünç alma ücretiyle alırlar. Bir hisseyi açığa satmak, elinde olmayan hisse senedini “ödünç alıp” fiyatının düÅŸeceÄŸi yönünde bahse girmek anlamına gelmektedir. Fonlar, hissenin düÅŸeceÄŸini tahmin ettikleri için, aldıkları hisseyi o anki fiyatından elden çıkarırlar. Böylece açığa satan, küçük bir bedelle elinde olmayan hisseleri kiralayıp piyasaya satmaktadır. Fiyatı yeterince düÅŸünce de, piyasadan alım yapıp açığını kapatır.
Aslında bu iÅŸlemin bir de “opsiyon” denilen yöntemi de bulunmaktadır. Söz konusu bu yöntemde hisseyi borç almaya bile gerek yoktur. Bu usulde satılan hissenin yerine konması için yatırımcı daha uzun süreli bir zaman kazanmakta, opsiyon vadesine kadar, düÅŸtüÄŸü yerden hisseyi alarak pozisyonu kapatma hakkına sahip olabilmektedir.
Sonuçta, hisseyi kiraladığı süre boyunca oluÅŸan “kiralama ücretini” öder. Kiraladığı hisseyi açığa sattığı günkü hisse fiyatıyla, alım yapıp açık (kiraladığı) pozisyonu kapadığı günkü fiyatı arasındaki fark (kiralama ücretini düÅŸtükten sonra) da kârı olmaktadır.
Peki, bu iÅŸlemin riski nedir? Açığa satma yönteminde, yatırımcıya göre en yüksek noktadan ödünç alınan hisse satılır. Konumuz iÅŸlemde ise daha sonra hissenin fiyatı düÅŸmedi, hatta karşı atakla yükselmeye baÅŸladı; iÅŸte burada oluÅŸacak kaybın sınırı yoktur. Hisselerin yükselebileceÄŸi seviyenin sonsuz olduÄŸu dikkate alındığında, oluÅŸacak kayıp da sonsuz olacaktır.
Aslında kuraldışı olan bir ÅŸey yoktu. Her ÅŸey kitabına, piyasa kurallarına uygun gerçekleÅŸiyordu. GameStop isimli maÄŸazalar zinciri yıllardır zor durumdaydı. Ayakta kalabilmek için durmaksızın maÄŸaza kapatıyor, küçülüyordu. Yaklaşık 13 milyar $ deÄŸeri olan Melvin Capital yatırım fonu, hisse fiyatının düÅŸeceÄŸi beklentisiyle, sahibi olmadıkları ve fiyatı 16-17 $ arasında seyreden “GameStop hisselerini borçlanarak” sattılar. Amaçları hisse fiyatı gerilediÄŸinde, düÅŸük fiyattan hisseyi alarak borçlarını ödemek ve aradaki farkı ise kâr yazmaktı.
Ancak iÅŸler bekledikleri gibi gitmedi. Melvin Capital’in bu adımı daha çok küçük alıcılar ve sıradan insanların yer aldığı sosyal medya platformu Reddit’te fark edildi. Bu noktada grup üstünden örgütlenen insanlar, GameStop hisselerini hızla almaya baÅŸladı. Talep artışına baÄŸlı olarak “hisse fiyatları” yükseliÅŸe geçti ve “bir haftada dört katına çıktı”. Fiyat arttıkça borçlandıkları hisseyi satanlar daha fazla teminat yatırmak zorunda kaldılar, finansman ihtiyacına girdiler ve sonuçta ciddi rakamlarda zararlar yazdılar.[3]
Eylemin duyulmasıyla beraber, Elon MUSK’tan Kongre üyesi Alexandria OCASİO-CORTEZ’e kadar pek çok isim eyleme destek olmaya baÅŸladı. Nitekim 28 Ocak 2021 itibariyle GameStop’ın hisseleri 340 $ gibi bir seviyeye çıkmıştı.[4]
Melvin Capital, açığa satış yapmak için ödünç aldığı hisseleri iade etmekle yükümlüydü. Ancak 16-17 $’dan sattığı hisseleri geri almak istediÄŸinde, “hisse başına neredeyse 330 $ fazla ödeme” yapmak zorunda kalmıştı. YaÅŸanan, “Short Squeeze”, yani “yandım Allah!” denilen, “düÅŸeceÄŸini düÅŸündüÄŸünüz ve sattığınız hissenin yükseliÅŸi karşısında hızla hisse almaya dönük panik” durumuydu. Kısacası “evdeki hesap çarşıya uymamıştı”.
YaÅŸananlar aslında, yeni olmayan, “bilindik bir oyun”. Hatta finans piyasalarında dengeleyici bir adım olarak da görülmektedir. Bugüne kadar böylesine örgütlü bir karşı adım gelmediÄŸi için, risk hep teoride kalmıştı. Ancak bu sefer 13 milyar $ gibi büyük ve süper zenginlerin içinde olduÄŸu bir fonun batmasına neden olmuÅŸtu.[5]
New York finansal piyasalarında, “açıktan satma” yöntemiyle GameStop hisselerini satan Melvin Capital’ın, Reddit platformunda durumun duyulması ve gelen karşı atak sonunda iflas etmesi, beraberinde bazı önemli tartışmaları getirdi. Bunların en başında da, günümüzde bireylerin de dâhil edilmesiyle adeta “sarmal” niteliÄŸinde olan “finansallaÅŸma” gelmektedir.
FinansallaÅŸma, neoliberal ekonomi anlayışının zirvesinde yaÅŸanmakta olan bir süreçtir. Bu nedenle, “finansal piyasaların ve ürünlerin geliÅŸmiÅŸliÄŸi” de ileri boyuttadır. FinansallaÅŸmaya piyasa yönünden bakıldığında; finansal iÅŸlemlerin büyüklüÄŸü artmış ve finansal piyasalar derinlik kazanmıştır. FinansallaÅŸma sürecinin bu hızlı ilerleyiÅŸi, baÅŸta bankalar olmak üzere finansal kurumların “büyüme iÅŸtahını” arttırmıştır.
Ülke ekonomileri son 30 yılda “derin bir finansal dönüÅŸüm” sürecine girmiÅŸlerdir. Bu dönüÅŸümün bazı boyutları; piyasaların iÅŸlevinin artması karşısında devletin rolünün azalması, ülkeler arasındaki ekonomik iliÅŸkilerin öneminin artması, yurtiçi ve yurtdışı finansal iÅŸlemlerin çok hızlı büyümesi olgularıdır.
Dünya ekonomilerindeki bu deÄŸiÅŸen ortam, “neoliberalizmin yükseliÅŸi, küreselleÅŸme ve finansallaÅŸma” ile karakterize edilmiÅŸtir.[6] Son 3 yıldır küresel ölçekte yaÅŸananlara baktığımızda, finansallaÅŸma için, “kapitalizmin ömrünü uzatmak için yoÄŸunlaÅŸtırılmış bir sistemdir” denilmesi yanlış durmamaktadır.
Bir tanım olarak finansallaÅŸma, ulusal ve uluslararası ölçekte finansal iÅŸlemlerin ağırlığının artmasıdır. Aynı zamanda finansallaÅŸma, finansal piyasaların öneminin artmasını, “finansal derinliÄŸi ve çeÅŸitliliÄŸi” ifade eder. BaÅŸka bir anlatımla finansallaÅŸma, önceden finansal faaliyette bulunmayan iÅŸletmelerin de finansal piyasalar ile eskisinden daha yoÄŸun bir ÅŸekilde ilgilenmesi ve bu doÄŸrultuda kararlar almalarını da içermektedir.
Literatürde finansallaÅŸma kısaca, finansal güdülerin, finansal piyasaların, finansal aktörlerin ve finansal kurumların ulusal ve uluslararası ekonomik arenada rolünün artması olarak da tanımlanmaktadır.
İktisat kuramında finansallaÅŸma, “finansal alanın reel üretimden bağımsızlaÅŸması”, kendi mantığı ile çalışması ve nihayetinde “finansal sermayenin sanayi sermayesi üzerinde hâkimiyet kurması” çabası olarak tanımlanmaktadır. Bir baÅŸka ifadeyle, finansal piyasaların, finansal kurumların ve finansal seçkinlerin, ekonomi politikasında ve ekonomik çıktılar üzerinde daha fazla etkide bulunmalarıdır.
FinansallaÅŸmayı, 30 yılı aÅŸkın süredir meydana gelen bir dizi geliÅŸmenin kestirme bir tezahürü olarak da ifade edebiliriz. FinansallaÅŸma, ekonominin fonksiyonlarını, hem makro hem de mikro düzeyde dönüÅŸtürmektedir. FinansallaÅŸmanın ekonomi üzerindeki temel etkilerini, aÅŸağıdaki baÅŸlıklarda toplayabiliriz.[7]
-Reel sektöre göre finansal sektörün önemini yükseltmek,
-Reel sektörden finansal sektöre transfer geliri saÄŸlamak,
-Artan “gelir eÅŸitsizliÄŸi” ve “ücretlerin artmaması”na yol açmak.[8]
Faiz oranları üzerindeki kısıtlamaların finansal sistemi baskılayarak ekonomik geliÅŸmeyi olumsuz yönde etkilediÄŸini ileri süren McKinnon-Shaw hipotezi ve finansal sistemin dışa açılma yönündeki baskıları, 1970’li yılların baÅŸlarında finansal serbestleÅŸmeye dönük politikalara öncülük etmiÅŸti.[9]
Bu geliÅŸmelere koÅŸut olarak, önce geliÅŸmiÅŸ ülkelerin, daha sonra de geliÅŸmekte olan ülkelerin yürüttüÄŸü “kuralsızlaÅŸtırma” politikaları çerçevesinde, yurtiçi finansal piyasaları uluslararası finansal piyasalara açılmıştı. 1980’li yıllardan itibaren “dalgalı döviz kuru rejimine” geçilmesi ve sermaye hareketliliÄŸi önündeki engellerin kaldırılmasıyla, uluslararası finansal sistem dünyada giderek bütünleÅŸmeye baÅŸlamış ve dünya ekonomisinde “finansallaÅŸma“ adında yeni bir döneme girilmiÅŸtir.
1989 yılına gelindiÄŸinde John Williamson, Washington Uzlaşısı (Washington Consensus) adı altında ekonomilerini yeniden yapılandırmak isteyen ülkelere “neoliberal ekonomi politikaları” hazırlamıştır.[10] Klâsik iktisat kuramına dayanan Washington Uzlaşısı’nda, tüm ekonomi sorunlarının çözümü için laissez-faire doktrinin gerekli olduÄŸu öne sürülmüÅŸtür. Özellikle makroekonomi disiplini ve piyasa ekonomisinin dünyaya açılmasının gerekliliÄŸi savunulmuÅŸ, böylece “optimum kaynak dağılımıyla” tam istihdamın saÄŸlanacağı savunulmuÅŸtur.
Yine ekonomi literatüründe, “GSYH büyüme oranındaki yapay ÅŸiÅŸmeden” hareket ederek, bu tür köpüÄŸe finansallaÅŸmanın neden olduÄŸunu ileri sürülen çalışmalara rastlanabilmektedir. Bunlar arasında bir kısım yazar, finansallaÅŸmayı krizlerin kaynağı olarak görmektedir. Ancak, çalışmaların çoÄŸunda finansallaÅŸma konusu, “küreselleÅŸme ve neoliberalizm ile beraber üçlü bir yapı” olarak deÄŸerlendirilmekte ve bu üç konu birbirinin içerisinde ve birbirinin tamamlayıcısı olarak iÅŸlenmektedir.
Neoliberal politikalar genel olarak mevduat ve kredi faiz oranlarının serbest piyasada belirlenmesi, finansal kurumların serbestleÅŸtirilmesi, finansal piyasaların, kurumların ve araçların çeÅŸitliliÄŸinin artırılması ve sermaye hesabının serbestleÅŸtirilmesi etrafında ÅŸekillendirilmiÅŸtir. Bu yaklaşım da, finansallaÅŸmayla neoliberal iktisat politikaları arasındaki “sıkı iliÅŸkiyi” ortaya koymaktadır.[11]
Küresel ekonomi finansallaşırken, finansal kurum ve kuruluÅŸlara, finansal ürünlere verilen önem de beraberinde artmıştır. “Reel sektördeki kâr marjlarının finansal sektörden daha düÅŸük” olması, yapılan yatırımların getirisinin uzun dönemde dönmesi, bireysel ve kurumsal yatırımcıları finansal ürünlere yöneltmiÅŸtir. Özellikle son yıllarda ortaya çıkan çeÅŸitli risk ve getiri seviyelerindeki finans ürünleri, finansallaÅŸma sürecini daha da hızlandırmıştır.[12]
Bu baÄŸlamda, finansal olmayan sektörlerdeki büyük ÅŸirketlerin, finansal getiri saÄŸlayabilecek ürünlerin peÅŸine düÅŸtükleri yaygın olarak gözlenmektedir.
Bu geliÅŸmelerle finansal iÅŸlemlere aşırı ÅŸekilde ağırlık verilmesi “finansal ÅŸiÅŸkinlik (balon)” olgusuna yol açmıştır. Finansal ÅŸiÅŸkinlik özünde, mevcut olan bir finansal deÄŸerin defalarca yeniden deÄŸerlendirilmesini, yani yeni iÅŸlemlere dayanak yapılmasını ifade etmektedir. Çünkü yapısı gereÄŸi finansallaÅŸma sistemi, üretime dayalı yeni bir deÄŸer yaratmamakta, mevcut olan bir deÄŸerin tekrar deÄŸerlenmesine dayanmaktadır. Bu durumda “finansal piyasaların kontrolü zorlaÅŸmakta” ve piyasaların risk seviyesi yükselebilmektedir.
Bu konuda yapılan çalışmaların tamamında, hükümetlerden baÅŸlamak üzere, firmaların ve hane halklarının giderek finansal konulara daha yakından ilgi duydukları, varlıklarını sürdürebilmek ve “gelirlerini maksimize edebilmek” için finansal iÅŸlemleri sıkça kullandıkları, bu ilginin de, “finansal türevler” kavramını beraberinde getirdiÄŸi görülmektedir.
FinansallaÅŸma, emeklilikten saÄŸlığa, kredilere, kredi kartlarından mobil bankacılığa, yaÅŸadığımız hayata bir yerden temas eden bir kavram olmuÅŸtur. Zaten neoliberal sistem de bunun böyle olmasına çaba sarf etmekte ve “bireyin sisteme dahli” saÄŸlanmaya çalışılmaktadır. Bu baÄŸlamda 2010’lardan bu yana geliÅŸen teknolojiyle birlikte, daha önce sisteme dâhil olmayan kiÅŸilerin sistemin bir unsuru olması konusunda paneller, BM çatısı altında inisiyatifler oluÅŸturulmaktadır.
Neoliberalizm içinde “bağımsızlığını kazanan finansın” yardımıyla, emeklilikten saÄŸlığa, kredilere, mallara, ürünlere, konutlara, hisse senetlerine kadar her ÅŸey “meta niteliÄŸi” kazandı. Bunun sonucu olarak, bu metalar için borsaların karar verdiÄŸi “deÄŸiÅŸim deÄŸerleri” de, “kullanım deÄŸerinin” üstüne çıktı. Bu geliÅŸme sırasında, belirli bir süre sadece mevduat mudisi olarak bankaların “kaynak deposu” olan bireyler, finans kapitalin en iÅŸlevsel ve vaz geçilmez aktörü, metası haline dönüÅŸtüler.
Özellikle günümüzde okumuÅŸ, iÅŸsiz ve güvencesiz genç kuÅŸaklar, evde oturmaya mahkûm edilmiÅŸ insanlar, sınırlı gelirleri veya birikimlerini sermaye piyasalarına koymak zorunda kalmaları da, iÅŸin ayrı bir gerçek yanı olarak durmaktadır.
Söz konusu dönüÅŸümle oluÅŸan “finansın bağımsızlığı” ÅŸimdilerde, “gündelik hayatın finansallaÅŸmasına (hayata borçla, kredi ile baÅŸlayan ve sürdüren bireylerin ihtiyaç, öÄŸrenim, araç, konut kredileri, bireysel emeklilik, saÄŸlık sigortası vb)” kadar uzanmış durumdadır. İlâveten birey, ödemekle yükümlü olduÄŸu kredi ve borç ödeme profiliyle, bu “asal iÅŸlemin türevi olan araçlarla, bir baÅŸka finansal iÅŸleme dayanak” olmaktadır.[13] Böylesine iç içe geçmiÅŸ ve bütünleÅŸmiÅŸ bir iliÅŸki içinde, “sisteme tümüyle bağımlı bir birey” söz konusu olmaktadır.
Hilderding’in “Finans Kapital” ine göre bankaların iÅŸin merkezinde yer aldığı sistem günümüzde, ulusal ve küresel ölçekte, reel ekonomiden ziyade finans piyasalarının, kurumlarının ve aktörlerinin artan rolünün baÅŸat olduÄŸu bir sistemi betimlemektedir. Bir baÅŸka anlatımla finansallaÅŸma, gelirin sermaye lehine yeniden bölüÅŸümü ve zenginlerin çıkarlarına hizmet eden bir sistem olarak durmaktadır.
Hep güçlünün kazandığı, bilmeyenin av olduÄŸu, büyük yatırımcı ve fonların ellerinde toplanan trilyon Dolar’lık kazançları, günlük geliri 1 $’ın altında olan yüz milyonlarca insanda borsalara haklı bir öfkeye neden olmaktadır. Tam da bu nedenle, GameStop olayında küçük yatırımcılar ve elbette ona katılan bazı fon ÅŸirketleri, bir fonun batırılmasına çalıştılar. İlk defa küçük balıklar bir olup, sistem içinde kalarak, sistemin oyuncularından birini alt etme görüntüsü, bireylerin çoÄŸuna hem sevinç duygusu, hem de umut vermektedir.
FinansallaÅŸma, son yıllarda kurumlar ve bireyler üzerinde etkisini çok daha güçlü olarak yansıtmaktadır. Finansal piyasaların derinleÅŸmesi, finansal ürün çeÅŸitliliÄŸinin artması ve uluslararası sermaye dolaşımının hızlanması, finansallaÅŸmayı, giderek daha önemli bir konuma yerleÅŸtirmiÅŸtir. Finansal sektörün yanı sıra, “finansal olmayan (reel) sektörler de finansallaÅŸma süreci içinde” yer almaktadır. Giderek artan finansallaÅŸma süreci, üretimden finansal ürünlere doÄŸru bir yatırım kaymasına yol açmaktadır.
Böylesi bir dönüÅŸüm,” piyasa risklerinin ağırlık ve niteliÄŸini deÄŸiÅŸtirmekte”, üretim firmalarının deÄŸerlendirilmesinde bile, “faaliyet dışı kâr/zarar” sonuçlarına bakılmasına, her bireyin veya CEO’nun kendisini “finans kuram ve kuralları uzmanı” olarak görmesi yanılgısına, üretim verimliliÄŸi yerine “köpük” konusuna emek ve zaman harcanmasına yol açmaktadır.
Böylesi yanılgıların bir türevi olarak da, geçtiÄŸimiz hafta Wall Street’te olanlar da, sıradan insanların, piyasa kurallarına da uygun olarak, zenginlerin daha çok zengin olması ve “akbaba yöntemiyle”, zaten düÅŸmekte olan ÅŸirketin hisseleri yoluyla yeni ve büyük kazanç saÄŸlamalarına karşı çıkmaları ÅŸeklinde okunmaktadır. Keza GameSpop/Reddit adıyla anılan yaÅŸananlar da, ulusal ve küresel ölçekte, reel ekonominin ötesinde, finansal piyasaların ve bu piyasaların kurum ve aktörlerinin artan rolüne iÅŸaret etmektedir.
YaÅŸanan bu harekete “finansın demokratikleÅŸmesi” gözüyle bakanlar bulunsa da, keza “piyasa oligarklarına” karşı geniÅŸ bir kitlenin harekete geçmesi gibi yorumlayanlar olsa da bizce, en azından ÅŸimdilik bu tür çıkarımlar “abartılı” olarak durmaktadır. Tüm yaÅŸananlar finansallaÅŸmanın, gelirin sermaye lehine yeniden bölüÅŸümü ve zenginlerin çıkarlarına hizmet eden bir sistem olduÄŸu gerçeÄŸini deÄŸiÅŸtirmemektedir. Hızla ilerleyen iletiÅŸim teknolojilerinin desteÄŸiyle önümüzdeki dönemde finansın diÄŸer alanlarda da bu tip, kurulu düzene karşı baÅŸkaldırma örnekleri görülebilir.
Ersin DEDEKOCA .