2020 yılını uÄŸurladık, yeni bir yıla baÅŸlıyoruz. Öncelikle yeni yılın kutlu olmasını, geride bıraktığımız yılın acılarını unutturması, yaralarının kısa sürede onarılmasını diliyorum.
2021 daha yolun başında olumsuz koÅŸulları da devir almış bulunmaktadır. Geride bıraktığımız yıl hem dünya hem Ülkemiz koÅŸullarında esasen var olan zor ekonomik ve sosyal olumsuzlukları artırıp, bir de salgın bırakarak tamamen karmaşık hale getirmiÅŸtir.
Çok uzun bir süredir Dünya Ekonomisine egemen milyarderler servetlerini daha da artırmışlardır. Bütün önemli kamu iÅŸletmelerini sattığı halde, üstelik büyük borçlanmaların yaÅŸandığı Ülkemizde, Merkez Bankası rezervlerinin bittiÄŸi hatta eksi deÄŸerlere ulaÅŸtığı, önemli ekonomik göstergelerden olan enflasyonun, açıklanan oranın üzerinde yüzde yirmilerde olduÄŸu, iÅŸsizliÄŸin arttığı, her dört gençten birinin iÅŸsiz olduÄŸu ileri sürülmektedir. Buna karşılık, dünyada olduÄŸu gibi hakim konumda milyonerlerin servetlerinin arttığı ifade edilmektedir. Bütün bunlarla birlikte insanların yaÅŸam kalitesi göstergelerinden, demokrasi, insan hakları, adalet, hukuk, özgürlük gibi konularda da karnemizin iyi olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Kolayımızı geldiÄŸi için, suçu 2020 ye yüklemek konusunda ağız birliÄŸi etmiÅŸ gibi görünüyoruz. Oysa hepimiz biliyoruz yaÅŸadıklarımızın bir sistemin sorunu olduÄŸunu.
Geçen yılın sürprizi Corona Virüsü, bu yıla da damgasını vuracak gibi görünüyor. Buna baÄŸlı komplo teorileri bitmek tükenmek bilmiyor. Bu vesile ile bizlerin hayatta kalması için canla baÅŸla çalışan saÄŸlık görevlilerine teÅŸekkür etmeli ve bu uÄŸurda hayatlarını kaybedenleri ÅŸükran ve minnetle anmalıyız. Virüsle mücadelede etkin olacağına inanılan aşı çalışmalarının baÅŸarıya ulaÅŸmasını diliyorum. Burada, yaÅŸanan onca olumsuzluklara raÄŸmen, aşı konusunda bile küresel rekabet ve çıkar iliÅŸkilerinin sahnelendiÄŸine, İnsan saÄŸlığının dahi parayla iliÅŸkilendirildiÄŸine hayretle tanık oluyoruz. Oysa her vesile ile yaÅŸama hakkının kutsal olduÄŸu, ilaç ve aşıya ulaÅŸmanın bir insan hakkı olduÄŸu yinelenmekte olsa da dünya ekonomisinin patronları aşıya hazine bulmuÅŸ bir define avcısı gibi bakmaktadırlar. Zaman zaman belgesel programlarında dram gibi gösterilen, Afrika, Asya ülkelerindeki yoksulların yaÅŸamları bilim ve insanlık için yüz karasıdır bence. Ancak, yazılanlardan anlıyorum ki, salgın sonrası yoksulların sayısı 700 – 800 milyon daha artacağı tahmin edilmektedir.
Enerjiye veya altına eriÅŸim peÅŸinde olan vurguncular ülkemizde de doÄŸa ve çevre katliamı konunda sınır tanımamaktadır. Ülkemizde, İran, Afganistan, Pakistan deneylerinden ders alınarak önlem alınması kaçınılmazdır. Bize göre, KİT ler yeniden kurulmalı, stratejik üretim yapan kurumlar kamulaÅŸtırılmalıdır.
Bize göre dış politikada büyük bir yalnızlık ve yanlışlık yaÅŸanmaktadır. Hızla yanlıştan dönülmeli, kiÅŸilikli bir dış politika oluÅŸturulması için uzman kadrolar iÅŸ başına getirilmelidir.
Covit19 dan sonra baÅŸka belaların beklendiÄŸi, böcek istilalarına hazır olunması yeni komplo teorileri olarak dolaÅŸmaktadır.
Bütün bunların Çin yükseliÅŸi karşısında bir savunma mı yoksa baÅŸka bir ÅŸey mi olduÄŸu 2021 yılının ilk aylarında görülecektir.
Yeni yılın tüm dünyaya ve ülkemize, adalet ve barış getirmesini dilerim.
ÅžK