"İKİ YIL ÖNCE İŞSİZ KALAN, AİLELERİNİN YANINA SIÄžINAN GENÇLERİN HİKAYESİ".
Ev taksitlerini ödeyemeyince banka el koydu.
Hayatımın en zor zamanlarıydı. O günler gitsin İnÅŸallah bir daha geri gelmesin. Üç yaşından küçük iki çocukla biraz annemlerde biraz kaynanamlarda o kadar çok zor günler geçirdim ki ancak yaÅŸayan bilir.
İşsiz kalan eÅŸim günlerce iÅŸ aradı, ama maalesef bulamadı. Ev ev üstüne yaÅŸamak sanki bir azap.
Her ÅŸeyimiz göze battı. Kaynanamlarda bir süre kaldık ama bize etmediÄŸini bırakmadı. Oysa ben evin bütün iÅŸini yapıyor ve harçlığımı çıkarmak için patik örüp internetten satıyordum.
İçtiÄŸimiz çay kahve hatta çocukların sütü bile sorun oldu. Büyük bir kavga sonunda annemlere gittik. Bir süre kalınca bu sefer babam baÅŸladı eÅŸime :
-Kızıma torunlarıma bakıyorum bir de sana mı bakacağım diye. EÅŸim çıktı bende çocukları aldım peÅŸinden gittim. Ucuz bir pansiyon bulduk orada kalıyoruz. EÅŸim aÄŸlıyarak :
-Ayrılalım dedi, sen ailenin yanına git ben ailemin yanına. Ben çocukların birini alayım sen birini al.
-Hayır dedim, gerekirse dileneceÄŸiz ama ailemizi dağıtmayacağız. EÅŸimle birbirimize sarılıp aÄŸladık, çocuklar da aÄŸlamaya baÅŸladı bizi görünce koro halinde ne kadar aÄŸladık bilmiyorum.
Bütün gece dua ettik eÅŸimle, gözyaşı döktük. Rabbimden bize bir rızık kapısı açması için.
Ertesi gün televizyon açıktı TRT belgeselde bir program çok ilgimizi çekti. Åžehirde yaÅŸamaktan usanan bir aile köye yerleÅŸmiÅŸ. Sebze ekiyor, hayvan yetiÅŸtiriyor. Çok ilgimizi çekti. Pür dikkat izledik. Belgesel bitince eÅŸimle göz göze geldik gülümseyerek
-Senin de aklından aynı ÅŸey mi geçiyor? Dedi.
-Evet dedim. EÅŸimin dedesinin köyde terkedilmiÅŸ evi vardı. Bakımsızlıktan nerdeyse daÄŸ olmuÅŸ baÄŸ ve bahçenim içinde, köye uzak bakımsız, terkedilmiÅŸ toprak bir ev. HoÅŸ köyde de kimse kalmamış zaten bir kaç yaÅŸlıdan baÅŸka. Senede bir iki kere pikniÄŸe giderdik o kadar.
Evi bahçeyi temizledik. Dedenin sepetli motoru biraz tamirden sonra çalıştı. Bahçeyi temizleyip milletin yol kenarlarına çuvalla attığı soÄŸanları, çillenmiÅŸ patatesleri ucuza alıp bahçeye diktik. İlk zamanlar evde elektrik bile yoktu. Mum yakıyor ocak yakıp bir ÅŸeyler piÅŸiriyorduk. EÅŸim eski asker olduÄŸu için beki aylarca daÄŸlarda kaldığı için yiyecek bir ÅŸeyler buluyordu. Avlanıyor, balık tutuyor, mantar topluyor. Elektrik, su, kira derdi yok. Köy hayatı ÅŸehir gibi deÄŸil gidip biraz ot topluyorsun sana yemek oluyor, ÅŸehirde her ÅŸey para.
Daha önce çifçilik yapmadığımız için bilmediklerimizi köyün yaÅŸlılarına sorduk. İnterneten araÅŸtırdık. Epey tecrübe edindik.
Tavuk alacak paramız olmadığı için civciv alıp büyüttük. İneÄŸe koyuna gücümüz yetmediÄŸi için iki oÄŸlak alıp büyüttük. ÜÅŸümesinler diye bebek gibi yanımızda yatırdık bahara kadar. İlk kışımız çok zor geçti.
Åžimdi çoÄŸaldılar. Tavuklarımız ve keçilerimiz var. Dolayısıyla yumurtamız sütümüz artık bedava. İnek paramız nerdeyse birikti. En önemlisi kimsenin minneti altında yaÅŸamıyoruz. Ailemiz dağılmadı. Ailelerimizle de barıştık. Evi, bahçeyi hayvanları görünce çok ÅŸaşırdılar. Bizi çok takdir ettiler.
Her geçen gün yeni bir kazanç kapısı buluyoruz. Mesela evin önündeki aÄŸaçlara bakıp dibini yapınca, sulayınca meyve vermeye baÅŸladı. Koca aÄŸaç karadut vardı. Ben bunu meyve olarak satmak yerine reçel yapıp satmayı düÅŸündüm. Küçük kavanozlara reçel yaptım. Sebzeleri turÅŸu yaptım, domatesleri salça. Fikrim iÅŸe yaradı iyi para kazandık. Asma yaprağını salamur yaptım. Hem bozulmuyor hem yıl boyunca satma imkanı var.
O kadar mutluyuz ki. Hayatımız alt üst oldu derken nerden bilirdik altının üstünden güzel olabileceÄŸini. Çözüm aramayıp ayrılsaydık ailemiz parçalanıp gidecekti. Belki birilerine örnek olur diye yazmak istedim. Rızık Allah'tandır ve aramak lazım. Nerede bulunacağını bilemeyiz.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun saygılar."