Üstadımız 1976 yaz programını bitirmiÅŸ, Onunla birlikte İstanbul’a dönmüÅŸtük. YönetmeliÄŸimiz uyarınca, müfettiÅŸlere kış dönemi programları verilmekteydi. MüfettiÅŸ Yardımcıları birlikte çalıştıkları müfettiÅŸin programı çerçevesinde görev yapmakta olduklarından bizim program almamız söz konusu deÄŸildi. Bu tür ara dönemler, iÅŸ cetvellerimizde “mevzuat çalışması” olarak kaydedilmektedir. İstanbul’da evimize, ailemize kavuÅŸmanın da sevinci ile birkaç gün geçirdik. Nahit ve Ben, Bursa’da uzun süredir teftiÅŸte bulunan BaÅŸmüfettiÅŸ Nejat Günbay’ın refakatında çalışmak üzere görevlendirildik. Üstat iÅŸlerin yoÄŸunluÄŸu nedeniyle yardımcı istemiÅŸ, baÅŸkanlık bizi göndermiÅŸti. Zaten eÄŸitim döneminde idik. Bursa Yaprak Tütün İşletmelerinin teftiÅŸi bizim için de uygundu. BaÅŸkan Yardımcısı bize gerekli bildirimleri yaptı, üstadın izni ile hafta sonları evimize gelebileceÄŸimiz söyledi.
Ekim/1976 Bursa’dayız. Nejat Bey üstadımızla tanıştık. İşletme Müdürü, çalışkan, iÅŸini bilen çok hareketli birisi idi. Üstadın talimatı üzerine, bize hemen Konuk Evinde yerlerimizi hazırlattı. Biz odalarımıza eÅŸyalarımızı bırakmak üzere ayrıldığımız sırada da MüfettiÅŸ odasına, ki masa daha ilave edilmiÅŸti. Alım dönemleri dışında yoÄŸun olarak iÅŸletme merkezlerinde çalışan tütün eksperi arkadaÅŸlar da konuk evinde kalıyordu.
Tekel, 1976 yılında yeniden yapılandırılmış, DPT kökenli bir Genel Müdür atanmıştı. Genel Müdür, süratle yeni departmanlar oluÅŸturmuÅŸ, Tekel’e Kamu İktisadi KuruluÅŸlarına benzer yapı ve iÅŸlerlik kazandırmaya çalışıyordu. TeftiÅŸ Kurulunu da bu nedenle yönetici kaynağı olarak deÄŸerlendirmiÅŸ, bize ihtiyaç doÄŸmuÅŸtu.
Cumhuriyetin kuruluÅŸundan itibaren tütün, Türkiye Ekonomisi için çok önem taşımış, tütün ekimi yeniden düzenlenmiÅŸ, ekim alanları belirlenerek üreticilere alım güvencesi veren SözleÅŸmeli Ekimsistemi uygulanmaya baÅŸlamış, Yeni Yasalarla, Reji Döneminde tütün ekicisine ve sigara tüketicisine uygulanan kaba ve katı kuralların da onarılmasına çalışılmıştır.Tekel Sigara Sanayi ihtiyacı ürünler ile Hazine adına ihraç maksadıyla alınmakta olan tütünlerin kayıtları ayrı ayrı tutulmakta, tütünlerin bakım ve sevk idaresi de Yaprak Tütün İşletmeleri tarafından yürütülmekte idi. Tütün İşletmeleri statüleri, çalışma koÅŸulları özellik arz ederdi. Bursa’da Tekel dışında, özel tütün iÅŸletmeleri de faaliyet gösteriyordu. Onlar da alım dönemlerinde, yurt dışına satmak için aldıkları tütünlerin iÅŸlemesini, bakımını yapar, ihraç ederlerdi. Tütün ekimi, dikimi, bakımı, hasadı zor bir zirai üründü. Yıl on iki ay, tütüncü 14 ay çalışır denirdi. Uzun hasat döneminde, dizilmesi, kurutulması yanında bakımı da emek ve bilgi isterdi. Tütünler iyi bakılmaz ise, beklenen deÄŸerinde satılamaz, üretici maÄŸdur olurdu. Keza, satışından sonra iÅŸlenip, yeniden depolanmasından sigara olarak iÅŸlenmesine katar, sürekli bakım, ilaçlama, ihtimam isteyen bir üründür.
Üstat, Nahit ve Benim için teftiÅŸ konularını belirlemiÅŸti. Evraklar görevli memurlar tarafından getirildi. Çalışmaya baÅŸladık.
AkÅŸamları üstat bizi serbest bırakıyordu. Bursa’da, Y. Tütün İşletmesinden baÅŸka, Pazarlama BaÅŸmüdürlüÄŸümüz vardı. BaÅŸmüdür teftiÅŸ kökenli, kısa sürede kaynaÅŸtığımız genç bir üstadımızdı. Onun varlığı bizim için iyi oldu. Mesleki konularda bize destek oluyordu, hem de iÅŸ dışında arkadaÅŸlık ediyorduk.
Bu arada Bursa’da çalışan iki arkadaşımı buldum. Bankacı olanı ziyaretimizde, tanıştığımız Müdürü ile de arkadaÅŸ olduk. Bursa günlerini sevmiÅŸtik. Hafta sonlarını planladığımız gibi İstanbul’da geçiriyorduk. Bora hızla büyüyor, kardeÅŸlerim okullarına devam ediyor, hayat geçiyordu.
Selçuk Bey üstadımdan sonra, Nejat Bey üstadımız iÅŸ disiplini, mesleki tutumu bakımından bize daha farklı gelmiÅŸti. Bursa teftiÅŸimiz bir türlü bitmek bilmiyordu. Herkes yaz turnesini bitirmiÅŸ İstanbul’da merkez teftiÅŸlerine baÅŸlamış biz hala Bursa – İstanbul arasında gidip geliyorduk. Sonunda bizde İstanbul’a döndük. Üstadın merkez çalışması için seçtiÄŸi ünite, Maltepe’de bulunan Ambalaj Fabrikası idi. Nahit Fatih’ten geliyordu. Üsküdar’da yakın sayılmazdı. BaÅŸkan yardımcımıza durumu anlattık. Fakat, üstat daha iÅŸimizin bitmediÄŸini söylemiÅŸ. MeÄŸer, üstadın av tüfeÄŸinin ruhsatı yenilenecekmiÅŸ, yivli-setli olduÄŸu için biraz sorunluymuÅŸ. Ruhsat iÅŸi çözümlendikten sonra, bizi serbest bıraktı. Kış dönemi çalışması için bir baÅŸka BaÅŸmüfettiÅŸe, Ruhi Tek üstadımızın yanına verildim. Yine Nahit ile birlikteydik. Ruhi bey daha farklı bir kiÅŸiliÄŸe sahipti. Resim yapar, karikatür çizer, edebiyat ve yazarlığa ilgi duyardı. İnceleme ve soruÅŸturma konularına daha farklı yaklaşırdı.
Böylece 1977 yılı kış dönemi çalışmalarına baÅŸladık. Ruhi Bey, Tekel’in yeni yapılanması çerçevesinde Tünel’de bulunan zamanına göre modern Odakule binasında kiralanan katlarda yerleÅŸik, İç ve Dış Satış ünitelerinde teftiÅŸ yapıyordu. Daha sonra birlikte Mecidiyeköy’de bulunan Likör Fabrikası teftiÅŸine baÅŸladık. Likör Fabrikası üretimi, konumu, iÅŸletme yapısı ile ilginç bir iÅŸletmedir. Uzun yıllar Türkiye likör ihtiyacını karşılamış, ihracat için de üretim yapmıştır. Ham madde alım pusulaları, üretim prosesi, verim, ürünlerin depolanması, satış ünitelerine sevkiyatı ve tesellüm iÅŸlemleri gibi aÅŸamaların belgeler üzerinden incelenmesi de oldukça zevkli idi.
Böylece, 1977 Baharı geldi. Her yıl olduÄŸu gibi DİSK tarafından düzenlenen Bahar Bayramı törenlerin katılan 500 bine yakın emekçiye yapılan saldırı nedeniyle, çok sayıda kiÅŸinin yaralandığı, 35 kiÅŸinin öldüÄŸü haberleri Türkiye ve dünyada büyük yankı uyandırdı.
TeftiÅŸ Kurulunda 3 yılını dolduran bir dönemin, yeterlik sınavında, müfettiÅŸ yardımcılarından ikisi baÅŸarısız oldu. Bu çok rastlanan bir durum deÄŸildi. ArkadaÅŸlar, bu durumda Genel Müdürlük teÅŸkilatında uygun görülecek bir göreve atanacaklardı.
TeftiÅŸ sürelerinin uzamasından Kurum tedirgindi. Para ve mal hareketlerinin sık aralıklarla denetimi gerekiyordu. Bizim dönemi, yaz dönemi teftiÅŸlerinde yetkili olarak görevlendirmek planlanmıştı. İlk olarak İstanbul’a yakın ünitelerde, BaÅŸkanlığın yakın izlemesi altında iki kiÅŸilik gruplar halinde yetkili müfettiÅŸ yardımcısı olarak teftiÅŸler planlandı. Bu uygulamada, Hikmet Doydum arkadaşımla birlikte Kırklareli’nin Vize, Pınarhisar ve Demirköy ilçelerindeki İdare Memurluklarının teftiÅŸini yapacaktık.
Vize’de İdare Tekel’in kendi malı olan bir binada hizmet veriyordu. MüfettiÅŸ lojmanı vardı. Sayımları yaptık. Kayıtlar çok düzgündü. TeftiÅŸi bitirip, Pınarhisar’a geçtik.
Pınarhisar İdaremiz, yol üzerinde kapıları kepenkle kapatılan büyük bir ambardan ibaretti. Ambar içinde bir köÅŸede, İdare Memurunun çalışması için içinde soba da bulunan bir camlı bölme bulunmaktaydı. Biz de oradaki bir masada karşılıklı oturup çalışacaktık. Sayımların yapılmasından sonra, İdare Memurundan gece kalacağımız bir yer sorduk. Yakında otelden bahsetti. Görevliyi gönderip yer ayırttık. AkÅŸam olunca, yatmak için gittiÄŸimizde, yatak ve yorgan kılıflarının uzun süre kullanılmış ve yıkanmamış olduÄŸunu gördük. Hikmet ÅŸanslıydı. Onun odası daha temizdi. Sabaha kadar hiç uyumadım. Ertesi günü, Müdür Talat AlakuÅŸ bize, Çimento Fabrikası Konuk Evinde yer buldu. TeftiÅŸ boyunca orada kaldık. ÖÄŸle yemeklerinden sonra ilçe meydanındaki çay bahçesinde dinlenir, yanından geçen Pınarhisar deresinde oynayan çocukları izlerdik.
Son yerimiz Demirköy, Trakya’nın Karadeniz sahilinde ÅŸirin bir ilçesi idi. TeftiÅŸ süresince, yakında bulunan İğneada sahilinde bir otelde kaldık.
Raporlarımız BaÅŸkanlık tarafından tetkikten sonra, idarelere gönderildi. Bizim dönemin müfettiÅŸ yardımcıları, seminerlerden, müfettiÅŸ yanında çalışma ve ikiÅŸer kiÅŸilik gruplar halende teftiÅŸ çalışmalarında baÅŸarılı görülerek, yeterlik sınavı beklenmeden, yetkili müfettiÅŸ yardımcısıunvanı ile resen görev alabileceklerdi.
Haziran/1977 yaz döneminde, diÄŸer müfettiÅŸlerle birlikte biz de turne programlarımızı almış, Hikmet Doydum ile birlikte Bozcaada İdare MemurluÄŸuna doÄŸru yola çıkmıştık.
Ben, eÅŸim ve oÄŸlumu da birlikte götürdüm. TeftiÅŸ süresince eÅŸim yıllık iznini kullanacak, sonra İstanbul’a dönecekti. Mesai saatleri dışında, yakında bulunan Tuzburnu veya Ayazma koylarında denize girmek fırsatı bulduk. Ayazma yolu üzerindeki, Aya Yorgi Kilisesi bahçesinde piknik yaptık. AkÅŸamları, Liman’daki çay bahçelerinde Adalılarla birlikte müzik dinleyip çaylarımızı içtik.
TeftiÅŸin sona ermesinden sonra EÅŸim, Bora ile birlikte Bandırma’da bulunan annesinin yanına gitti. Biz de Hikmet ile beraber, ikinci teftiÅŸ yerimiz İvrindi’ye hareket ettik.
İvrindi teftiÅŸinden sonra, hafta sonu eÅŸimi alıp İstanbul’a geldik. Onları bıraktım. Hikmet ‘le birlikte öteki teftiÅŸ yerlerimiz için Uçakla Malatya’ya hareket ettik.
Malatya’da ilk durağımız AkçadaÄŸ oldu. AkçadaÄŸ, Malatya’ya yakın günü birlik gidilip gelinebilen bir yerdi. Malatya Sigara Fabrikası Konuk Evinde kalacaktım. Sayımlar, incelemeler bitti. BaÅŸmüdürlükteki MüfettiÅŸ odasında Cevaplı Raporlarımızı yazdık. İkinci durak Pütürge. Pütürge’de otel yok. İdare binasına getirilen yatakları, altı bira sandığından oluÅŸan divanlar üzerine serip yattık. Gündüzden sipariÅŸ vermezseniz, lokantada akÅŸam yemeÄŸi bulamazdınız o tarihlerde. Hayvancılık dışında baÅŸka gelir kaynakları yoktu. İlçenin yarısının Almanya’da çalışmaya gittiÄŸi anlatılıyordu.
Ve Hekimhan’dayız. Bir dağın yamacında kurulmuÅŸ, tren yolu geçen, maden iÅŸletmesi bulunan bir İlçe. Farkı, gündüz sipariÅŸ vermeden, meyhanede akÅŸam yemeÄŸi bulabiliyorsun. Ancak, o yıllarda sokakta ayak sesleri duyulmaya baÅŸlayan anarÅŸi burada iÅŸ başındaydı. Geceleri bir birlerine kurÅŸun sıkan gruplar vardı. Tekel ÅŸehir dışında Pancar İşletmesinin deposunda kiracı idi. Kalınabilecek bir oteli de vardı. İdare Gece Bekçisi gündüz de çalışıyor, sürekli izin kullanamadığından ÅŸikayet ediyordu. Malatya’ya döndüÄŸümüzde durumu BaÅŸmüdüre ilettik. Ama çözüm bulamayacağını da anladık.
Malatya’da kaldığımız günlerde Hikmet, Eski Malatya’da bulunan evlerinde kalıyordu. Bir hata sonu Ben de Hikmetlere misafir oldum. Hatta, serinlemek için daha sonra Keban suları altında kalan Tokma çayında yüzmüÅŸtük.
Bingöl ve Tunceli’ye geçmeden, Adıyaman Yaprak Tütün İşletmesinde bir soruÅŸturma geldi. Tütün alımlarında, çekilen kuralara uyulmadan bazı ekici tütünlerinin usulsüz olarak satın alındığı iddiası nedeniyle, on bir bin ekicinin dosyası elimizden geçmiÅŸ, onlarca ekicinin ifadesini almıştık.
Biz turnede iken, Temmuz ayında İktidar deÄŸiÅŸmiÅŸ, yeni Bakan ve Genel müdür göreve baÅŸlamıştı. TeftiÅŸ Kurulu BaÅŸkanı ve Yardımcısını baÅŸka görevlere atamışlar ve yeni BaÅŸkan yeterlik sınavında baÅŸarılı olamayan arkadaÅŸların sınavını yenileme kararı almıştı. Sınavı kazananların ataması yapıldığından, kaybeden iki kiÅŸi için yeni sınav yapılmış, onların da müfettiÅŸ olarak atanmaları saÄŸlanmıştı.
Adıyaman soruÅŸturmasından sonra, Hikmet’le Ovacık, Mazgirt ve Nazımiye teftiÅŸlerini tamamladık. Ovacık'ta hafta sonu Munzur Çayının kaynağına, Kırk Gözeleregittik. Mazgirt’te çok zor koÅŸullarda teftiÅŸ yaptık. Nazımiye’de GüneÅŸ’in doÄŸuÅŸunu seyrettik. Son olarak, Bingöl Karlıova’ya gittik. YaÅŸam koÅŸulları, çalışma koÅŸulları iyi deÄŸildi. Ancak, iyi insanlar, iyi memurlar tanıdık. Güzel anılarla ayrıldık hepsinden. Hikmet’le de ömür boyu sürecek bir dostluÄŸumuz baÅŸlamıştı. 1977 Sonbaharı ile birlikte yaz dönemi çalışmalarımızı tamamlamış İstanbul’a dönmüÅŸtük.
İstanbul’da , yeni BaÅŸkan, bir müfettiÅŸ yardımcısı giriÅŸ sınavı açılması kararı almıştı. Yazılı ve sözlü sınavlar yapıldı. Bu sınavın yazılı bölümünün Ankara grubunda Nahit ile birlikte gözcü görevi verilmiÅŸti. Kazananlardan belgelerini tamamlayan üç müfettiÅŸ yardımcısının ataması yapıldı. Bu arada Hükümet Gensoru ile istifa etmek zorunda kaldı. Yeni Hükümetin ömrü kısa olmuÅŸtu. 1978 yılına girerken, Türkiye’de ilk kez gensoru ile hükümet düÅŸürüüyordu, Bakan deÄŸiÅŸikliÄŸi bizim Kurulu da etkileyecekti. Yeni Bakan, yeni Genel Müdür ataması ve TeftiÅŸ Kurulu BaÅŸkan ataması yaptı. Yeni yönetim, ataması yapılan üç kiÅŸiyi göreve baÅŸlattı, ancak diÄŸerleri için sınavı iptal etti.
Türkiye ve Tekel 1978 yılına bu ortamda giriyordu.
DEVAM EDECEK