SEVMEYİ ÖÄžRENMEK
İnan ÇALIÅžIR
"YaÅŸadığın yeri cennet yapamadığın müddetçe, kaçtığın her yer cehennemdir." (La edri)
''Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz.'' diyen (Yunus Emre)
YaÅŸadığı yeri güzelleÅŸtirmek için yaratılan insan, var oluÅŸundan beri kendini hep bir mücadelenin içinde bulmuÅŸtur. Bu mücadele; yaÅŸanılan yere, zamana ve geliÅŸen ÅŸartlara göre deÄŸiÅŸiklik gösterse de çoÄŸu zaman güç savaşına dönüÅŸmüÅŸtür.
Yaratılışı aynı olmasına raÄŸmen kendinden daha zayıf, daha farklı olanı ezerek, ötekileÅŸtirerek, onun varlığını yok etme pahasına, kendi varlığını ortaya koyma savaşını yapmaktadır.
Her ne kadar yıllar, yüzyıllar geçse ve bilim ilerlese de; atların, eÅŸeklerin, katırların yerini arabalar, trenler, uçaklar alsa da; bilgisayar, internet icat edilse, bilgi çağına girmiÅŸ olsak da; insanların eÄŸitim seviyeleri yükseltilip zihniyetleri deÄŸiÅŸmediÄŸi için sorunların çözümünde bir arpa boyu yol alınamamıştır.
Herkesçe bilindiÄŸi üzere dünyada rahat yok. Ortalık yangın yerine döndürülmüÅŸtür. Her yerden kan, irin, kin, nefret, zulümler fışkırmaktadır. Nehirlerden su yerine kan akmaktadır. İşkenceler, tacizler, tecavüzler, haksızlıklar, hukuksuzluklar, saygısızlıklar, sevgisizlik, güvensizlik sonucunda; karamsarlık, umutsuzluk ve korku sarmış bedenleri... Açlık, sefalet, ihanet, vicdansızlık karartmış yürekleri.
Sebep, gücü kaybetmeme, tekelinde bulundurma çabasında olanların dünya ve insanlık üzerindeki etkileri... Düzeltmek için parmağını dahi kıpırdatmayanlar yüzünden dünya cehenneme çevrilmiÅŸ durumda...
"Okuyun, okuyun çünkü mürekkebin akmadığı yerden, kan akıyor" diyor ÅŸair. Hal böyle iken, ben/ biz ne yapabiliriz? demeden eli kalem tutan, fikir üreten her fert dili döndüÄŸünce, bilgisi yettiÄŸince elinden geleni yapmalı. Sait Faik Abasıyanık'ın "dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle baÅŸlayacak her ÅŸey" sözünde ifade ettiÄŸi gibi güzelleÅŸtirelim etrafımızı... Unutmayalım ki insan düzelirse dünya düzelir.
Toplumları bir kurt gibi kemirip yok etmeyi hedefleyen cehaletin panzehiri olan eÄŸitimin kalitesinin yükseltilmesi, bilim ve aydınlanmanın ışığında çaÄŸdaÅŸ seviyeye çıkarılması ile istenen hedefe ulaşılması saÄŸlanılmalı. Bataklıklar kurutulmalı...
Bu anlayış çerçevesinde insanın kendini tanıması, bilimin ışığında eÄŸitmesi, çaÄŸdaÅŸ bir birey haline getirmesi etkili bir yöntem olmakla birlikte; hayatımıza anlam katan varlığımızın sebebi olan sevginin yüreklerde filizlenmesi, ruhun manevi anlamda doyuma ulaÅŸtırılması kısaca sevginin yaygınlaÅŸtırılması bir çok sorunun önüne geçecektir. Dünyayı sevgi kurtaracak, insanı ve yaratılanı sevmekle baÅŸlayacak herÅŸey.
Sevginin yaÅŸanmayıp sadece konuÅŸulduÄŸu, yazıldığı ve engellendiÄŸi bir dünyada yaşıyoruz. KonuÅŸuluyor, yazılıyor ancak hissedilmiyor. Yada gösterilmiyor. Hal böyle iken insanlar sevgiyi bilmiyor. İşte bu nedenle dünya üzerinde yaÅŸanan pek çok kötülüÄŸün temelinde sevgisizlik yatmaktadır. Sevgisizlikten kaynaklanan olayların önüne geçebilmek için, artık insanlara sevgiyi öÄŸretmek bir ihtiyaç haline gelmiÅŸtir.
Tıpkı doktorluÄŸu, mühendisliÄŸi, öÄŸretmenliÄŸi, marangozluÄŸu öÄŸrendiÄŸimiz bunlara emek ve zaman verdiÄŸimiz gibi sevmeyi de öÄŸrenmemiz gerekiyor.
Sevginin hakim olduÄŸu, insanlar arasında güvenin saÄŸlandığı, vicdanların rahat ve huzurlu olduÄŸu, tüm kötülüklerin yok olduÄŸu bir dünyada yaÅŸamak dileÄŸiyle.