Sivas Kongresi, Mustafa Kemal'in Amasya Genelgesi'ni açıkladıktan sonra bir çaÄŸrı üzerine I. Dünya Savaşı'ndan sonra iÅŸgale uÄŸrayan Türk topraklarını kurtarmak ve Türk milletinin bağımsızlığını saÄŸlamak için çareler aramak amacıyla seçilmiÅŸ ulus temsilcilerinin Sivas'ta bir araya gelmesiyle, 4 Eylül 1919 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleÅŸen ulusal nitelikte bir kongredir.
Sivas Kongresi'nde alınan kararlar, daha önce gerçekleÅŸtirilen Erzurum Kongresi kararlarını geniÅŸleterek tüm ulusu kapsar bir nitelik kazandırmış ve yeni bir Türk Devleti'nin kuruluÅŸuna temel olmuÅŸtur; bu nedenle Sivas Kongresi'nin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür.
Sivas Kongresi'nde, Erzurum Kongresi'nde alınan vatanın bütünlüÄŸü ve bağımsızlığıyla ilgili kararlar aynen kabul edilmiÅŸtir. Kongre aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk kurultayı olarak kabul edilmektedir.
Kongre delegeleri
Kongrede doÄŸu illeri adına delege olarak Erzurum Kongresi'nde seçilen Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) üyeleri bulunuyordu. Batı ve Orta Anadolu illerinden gelen diÄŸer temsilcilerin de katılımı sayesinde Sivas Kongresi, ulusal bir kongre niteliÄŸi kazanmıştı.
Kongreye katılan delege sayısı tartışmalı bir konudur. Ankara gibi bazı illerde vâlilik baskısı ile delege seçimi gerçekleÅŸememiÅŸ, bazı illerden seçilen delegelerin ise yola çıkması engellenmiÅŸ, bu nedenle kongreye katılamamış veya kongre çalışmaları bittikten sonra Sivas’a gelebilmiÅŸlerdi. Sonradan katılanlar'la birlikte delege sayısının 41'i bulduÄŸu söylenebilir (Farklı kaynaklara göre 31,33, 38 katılımcı vardır.)
Delegeler kongrenin ilk oturumunda İttihat ve Terakki ile bir baÄŸları olmadığını ispat için bir yemin metni hazırlamış ve bu metni okumuÅŸtur.
"Makam-ı celil-i hilafet ve saltanata, İslamiyete, devlete, millete ve memlekete manen ve maddeten hizmetten baÅŸka bir gaye ve emelimiz olmadığına binaen kongrenin müzakeresi devamı müddetince ihtirasat-ı ÅŸahsiye ve siyasiyeden ve fırkacılık amalinden münezzeh bir azim ve iman ile çalışacağıma namusum ve bilcümle mukaddesatım namına vallah, billah"

Kongreye katılanlar
Mustafa Kemal (Atatürk), Temsil Heyeti BaÅŸkanı, Samsun 9. Ordu Müf. (İstifa, Erzurum)- Sivil
Hüseyin Rauf (Orbay), Temsil Kurulu Üyesi, Em. Deniz subayı, Sivas
Bekir Sami (Kunduk), Temsil Kurulu Üyesi, Mülkiyeli - Vâli, Sivas
Süleyman Bey, Tüccar, Harput
Fevzi (Baysoy), Temsil Kurulu Üyesi, Din adamı - Åžeyh, Erzincan
Raif (Dinç),Temsil Kurulu Üyesi, Yargıç, Erzurum
Refet (Bele), Canik (TKÜ), Albay, Samsun
Kara Vasıf, Emekli Albay, Ayıntab
İsmail Hami (DaniÅŸmend), Mülkiyeli- Tarihçi, İstanbul
İsmail Fazıl (Cebesoy), Emekli General, İstanbul
Hikmet Boran, Ask. Tıb. ÖÄŸr. Tem., Tıbbiye ÖÄŸrencisi, İstanbul
Ahmet Nuri, İlmiye sınıfı hocası, Bursa
Osman Nuri (Özpay), Avukat, Bursa
Hüseyin (Bayraktar), Tüccar, EskiÅŸehir
Hüsrev Sami (KızıldoÄŸan), Subay, EskiÅŸehir
Halil İbrahim (Sipahi), Tüccar - Bld. BÅŸk., EskiÅŸehir
Mehmet Åžükrü (Koçzade), Hukukçu, Afyonkarahisar
Salih Sıtkı (KesrioÄŸlu), Mülkiyeli, Afyonkarahisar
Bekir (GümiÅŸioÄŸlu), ÖÄŸretmen, Afyonkarahisar
Abdurrahman Dursun (Yalvaç), ÖÄŸretmen, Çorum
Mehmet Tevfik (Ergun), ÖÄŸretmen, Çorum
İbrahim Süreyya (YiÄŸit), Mutasarrıf, AlaÅŸehir (Saruhan)
Macit (Suner), Yargıç, AlaÅŸehir (Saruhan)
Mehmet Åžükrü (Dalamanlı), Hukukçu, Denizli
Yusuf (BaÅŸaÄŸazade), Hukukçu - Ziraatçi, Denizli
Necip Ali (Küçüka), Yargıç, Denizli
Hakkı Behiç (Bayiç), Mülkiyeli, Denizli
Sami Zeki, Emekli Subay, Kastamonu
Nuri (Tatlızade), Tüccar, Kastamonu
Halit Hami (Mengi), Tüccar - Beld. BÅŸk., Bor
Mustafa (Soylu), ÖÄŸretmen, NiÄŸde
Yusuf Bahri (TatlıoÄŸlu), Çiftçi, Yozgat
Osman Remzi (ÖÄŸüt), Memur, NevÅŸehir
Mazhar Müfit (Kansu), Vali, Denizli
Süleyman (BoÅŸank), Çiftçi – Denizci, Samsun
AÅŸağıdaki isimler ise Sivas Kongresi'ne delege olarak seçilmiÅŸler, ancak kongre çalışmaları sona erdikten sonraki günlerde Sivas'a gelebilmiÅŸlerdir.
Nuh Naci (Yazgan), Tüccar, Kayseri
Ahmet Hilmi (Kalaç), Kaymakam, Kayseri
Ömer Mümtaz (İmamzade), Tüccar, Kayseri
İhsan Hamit (Tiğrel), Eğitimci, Diyarbakır
Bursa delegeleri gösterilen askerlikten istifa etmiÅŸ Necati (KurtuluÅŸ) ve hukukçu Asaf (Doras)'a kongre tutanaklarında rastlanmadığı halde, bazı eserlerde isimleri geçmektedir.
Mustafa Kemal, delegelerin otelde kalmasını yasakladığı için Sivaslıların evinde kaldılar. Åžekercizade İsmail Efendi çok sayıda delegeyi evinde uzun süre misafir etti. Kongre BaÅŸkanı Mustafa Kemal PaÅŸa, kongrenin yapıldığı lise binasında hazırlanan odada kaldı.
Sivas Kongresi Temsil Heyeti
Erzurum Kongresi'nde seçilmiÅŸ olanlar
Mustafa Kemal PaÅŸa (9. Ordu MüfettiÅŸi iken 8 Temmuz 1919 askerlikten ayrıldı)
Hüseyin Rauf Bey (Bahriye Eski Nazırı ve askerlikten ayrılma)
Raif (Dinç) (Erzurum eski Mebusu)
İzzet Efendi (Eski Kaymakam-Mebus)
Servet Bey (Trabzon Eski Mebusu)
Sadullah Efendi (Bitlis eski mebusu)
Fevzi (Baysoy) (Erzincan NakÅŸibendi Åžeyhi)
Bekir Sami Bey (Beyrut eski valisi)
Hacı Musa Efendi (Mutki'de Aşiret Reisi)
Heyet-i Temsiliye tarafından seçilmiÅŸ olanlar
Refet Bey (3. Kolordu Komutanı iken askerlikten ayrılma).
Sivas Kongresi'nde seçilenler
Kara Vasıf Bey (Gaziantep Delegesi, Kurmay Albaylıktan emekli)
Mazhar Müfid Bey (Hakkari delegesi, Eski mutasarrıf)
Hüsrev Sami Bey (EskiÅŸehir Delegesi, Askerlikten ayrılma)
Ömer Mümtaz Bey (Ankara eski mebusu)
Hakkı Behiç Bey (Denizli delegesi, Eski Mutasarrıf)
Ratıp Zâde Mustafa Bey (NiÄŸde Delegesi)

Alınan Kararlar
Osmanlı Devleti ile itilaf Devletleri arasında yapılan AteÅŸkes AnlaÅŸması’nın imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içinde kalan ve her noktasında çok büyük bir İslâm çoÄŸunluÄŸunun bulunduÄŸu Osmanlı ülkesinin parçaları birbirinden ve Osmanlı topluluÄŸundan parçalanamaz ve hiçbir sebeple ayrılmaz bir bütündür. Bu ülkede yaÅŸayan bütün Müslüman halklar, birbirine karşılıklı hürmet ve fedakârlık duygularıyla dolu, birbirlerinin ırkî ve sosyal haklarına saygılı, yaÅŸadıkları muhitin ÅŸartlarına tam olarak riayetkâr öz kardeÅŸtirler.
Osmanlı toplumunun bütünlüÄŸü, milli istiklalimizin saÄŸlanması, Hilâfet ve Saltanat yüce makamının dokunulmazlığı için Kuva-yı milliye’yi etkili ve milli iradeyi hâkim kılmak esastır.
Osmanlı topraklarının herhangi bir parçasına karşı yapılacak müdahale ve iÅŸgale ve özellikle vatanımız içinde müstakil birer Rumluk ve Ermenilik kurulmasına yönelik hareketlere karşı, Aydın, Manisa ve Balıkesir Cephelerindeki milli cihatlarda olduÄŸu gibi, elbirliÄŸiyle savunma ve direnme esası meÅŸru kabul edilmiÅŸtir.
Öteden beri aynı vatan içinde birlikte yaÅŸadığımız, bütün gayr-i müslim azınlıkların her türlü hakları bütünüyle mahfuz bulunduÄŸundan, bu azınlıklara siyasî egemenlik ve toplumsal dengemizi bozacak imtiyazlar verilmesi kabul edilmeyecektir.
Osmanlı Hükümeti bir dış baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk ve ihmal etmek zorunda kalırsa, Hilafet ve Saltanat makamı ile vatan ve milletin dokunulmazlığını ve bütünlüÄŸünü saÄŸlayacak her türlü tedbir ve kararlar alınmıştır.
İtilaf Devletleri’nce AteÅŸkes AnlaÅŸması’nın imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içinde kalıp İslâm çoÄŸunluÄŸunun oturmakta olduÄŸu, kültür ve medeniyet üstünlüÄŸünün Müslümanlarda bulunduÄŸu ve bir bütün teÅŸkil eden vatan topraklarının taksimi görüÅŸünden büsbütün vazgeçip, bu topraklar üzerindeki tarihi, ırki, dini ve coÄŸrafi haklarımıza riayet edilmesine ve buna aykırı teÅŸebbüslere son verilmesine ve böylece hakka ve adalete dayalı bir karar alınmasını bekleriz.
Milletimiz insani, muasır (çaÄŸdaÅŸ) gayeleri yüceltir, teknik, sınaî ve ekonomik durumu ve ihtiyacımızı takdir eder. Böylece devlet ve milletimizin iç ve dış bağımsızlığı ve vatanımızın bütünlüÄŸü saklı kalmak ÅŸartıyla, altıncı maddede yazılı sınırlar içinde, milliyet esaslarına saygılı olan ve memleketimize karşı istila emeli gütmeyen herhangi bir devletin teknik, sınaî, ekonomik yardımını memnuniyetle karşılarız. Bu adaletli ve insani ÅŸartları(ın gerçekleÅŸmesi), bir barışın acilen kararlaÅŸtırılması, insanlığın selameti ve dünyanın esenliÄŸi adına, en has milli emelimizdir.
Milletlerin kendi geleceÄŸini bizzat kendilerinin tayin ettiÄŸi bu tarihi dönemde İstanbul Hükümeti’nin de milli iradeye baÄŸlı olması zaruridir. Çünkü milli iradeye dayanmayan herhangi bir hükümetin keyfi kararlarına milletçe baÅŸ eÄŸilmediÄŸi gibi, böyle kararların dışta da muteber olmadığı ve olamayacağı, ÅŸimdiye kadar geçen olaylarla ve sonuçlarla ortaya çıkmıştır. Böylece, milletin içinde bulunduÄŸu sıkıntı ve endiÅŸeden kurtulmak çarelerine bizzat baÅŸvurmasına gerek kalmadan, İstanbul Hükümeti’nin milli meclisi hemen ve hiç zaman yitirmeden toplaması ve böylece milletin, memleketin geleceÄŸi üzerinde alacağı bütün kararları milli meclisin denetimine sunması mecburidir.
Vatan ve milletimizin maruz kaldığı zulüm ve elemler ile ve hepsi aynı amaç ve maksatla milli vicdandan doÄŸan vatansever ve milli cemiyetlerin birleÅŸmesinden oluÅŸan genel topluluk, bu kez “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adını almıştır. Bu cemiyet her türlü particilik akımlarından ve ÅŸahsi ihtiraslardan uzaktır ve arınmıştır. Bütün Müslüman vatandaÅŸlarımız bu Cemiyet’in tabii üyeleridir.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas’ta toplanan Genel Kongresi tarafından, mukaddes maksadı takip ve genel teÅŸkilatı idare etmek için bir Heyet-i Temsiliye seçilmiÅŸ ve köylerden il merkezlerine kadar bütün milli teÅŸkilatlar takviye edilmiÅŸ ve birleÅŸtirilmiÅŸtir.