"Alıntıdır"
Herkese Merhaba;
Bu siyanürle çalışan altın madenine dair birkaç kelime etmezsem kanıma dokunur. Master tez konum olduÄŸu için de çok daha bilimsel bakış açısıyla kendi araÅŸtırmalarımı-gördüklerimi ve olası duruma dair genel bilgilendirmeyi yalın bir dille anlatmak isterim.
Siyanur aslında bir bileÅŸiktir. C ve N elementlerinden oluÅŸur. Uzaktan bakıldığında karbonata benzer. Deneyler için genelde toz ÅŸeklinde temin edilir.
Bir ÅŸiÅŸenin içerisinde durduÄŸu ve temas etmediÄŸi sürece kimseye zararı yoktur. Ama temas ettiÄŸi zaman ppm (part per million) milyonda bir seviyesindeki miktarlardan itibaren yaÅŸamı tehdit etmeye baÅŸlar. Çok hızlı ÅŸekilde etki ettiÄŸinden dolayı çok çok ÅŸanslı iseniz çok az miktarda aldıysanız (100 ppm ve daha az) ve tam teÅŸekküllü bir eÄŸitim araÅŸtırma hastanesine yakınsanız ve bu alanda deneyimli bir ekibiniz varsa ellerinde amil nitrit varsa (Antidot olarak kullanılır) hayatta kalma ÅŸansınız vardır.
EÄŸer solunum yoluyla aldıysanız o kadar vaktiniz yoktur. Acıbadem kokusunu burnunuz algıladığı an artık siyanür zehirlenmesine maruz kaldığınızı yada kalmak üzere olduÄŸunuzu bilin. Yukarıda bahsettiÄŸim kapsamda bir hastaneye ulaÅŸmak ive müdahale için 8-10 dakikanız vardır.
Åžöyle bir kötü özelliÄŸi vardır siyanürün. Merkezi Sinir sistemini etkiler. Bu nedenle zehirlenmeler çok yüksek oranda ölümle sonuçlanıra.

Peki Altınla Siyanürü bir araya getiren ÅŸey nedir?
Peki Altınla Siyanürü bir araya getiren ÅŸey nedir?
Altının en büyük özelliklerinden bir tanesi doÄŸada bileÅŸik yapmadan saf hale yakın bulunmasıdır. Filmlerde dere yataklarında ellerinde elekle altın arayanları hatırladınız deÄŸil mi? İşte o abiler altının saf olarak dere yataklarında toprağın içindeki elle tutulabilen gözle görülebilen boyutlardaki halini ararlar. Altının büyük parçalı olmayan ufak tanecikli hali ise altın yataklarının içerisinde milyonlarca ufak parça halinde geniÅŸ arazide toprağın derinlemesine bulunur. Åžöyle düÅŸünün tonla toprak var ve içinde küçük boyutlar/ağırlıklarda altın cevheri bulunuyor. Bunu tek tek elle bulabilmek imkansıza yakındır. Siyanür burada devreye girer. Ne yazık ki ÅŸöyle bir özelliÄŸi vardır siyanürün. Siyanür tıpkı kesme ÅŸekerin sıcak çayın içerisinde karıştırıldıkça kaybolması gibi içinde altın olan toprağı siyanürlü su ile yıkadığınızda toprağın içindeki altını (basit dille söylüyorum) katı halden sıvı hale getirir ve çözeltinin içine alır. Siyanürlü o çözelti çok yüksek oranda altın barındırır. Sonra o çözeltiye klor gazı verdiÄŸinizde altın çözeltinin içinde katı halde çöker. Sonra kurutup külçe haline getirip piyasaya sürersiniz. Buraya kadar süper. Esas sorun burada baÅŸlıyor. Zira binlerce ton toprağı yıkayacak kadar çok elinizde siyanürlü suyun (çözeltinin) olması gerekir.
Bunun için çoooook geniÅŸ ve çooook derin bir siyanür havuzunun olması lazım. O nedenle altın madenine yakın bir yerde tıpkı ÅŸu an Çanakkalede olduÄŸu gibi doÄŸanın anasını aÄŸlatıp benden sonra tufan deyip geniÅŸ bir havuz kazarsınız.
Madenin ve hacminizin büyüklüÄŸüne göre deÄŸiÅŸmekle birlikte çapı 200-250 metre derinliÄŸi 60-70 metredir. BoÄŸaz köprüsünün denizden 67 metre yüksekte bir futbol sahasının 105 metre olduÄŸunu da belirteyim. O siyanürlü çözeltinin bulunduÄŸu havuz mutlaka açık havada olmalıdır.
Zira bu zehiri yine doÄŸa ana sayesinde bertaraf ederiz. Siyanürlü çözeltiyi güneÅŸ ışınlarına maruz bıraktığınızda UV ışınları CN yi parçalar ve görece daha az zararsız hale gelen bir çözeltiniz olur.
Peki sorun ne mi? Sorun ÅŸu güzel kardeÅŸim. O kazdığınız havuzun altını o suyun yeraltına sızmaması için branda gibi (teknik tabir kullanmak istemedim) bir izolasyon malzemesi ile kaplarsınız.
O branda da toplu iÄŸnenin ucu kadar dahi sızmanın olmaması gerekir. Hele ki FAY HATTININ HÄ°Ç OLMAMASI GEREKİR. OLURDA DEPREM OLURSA o aÅŸağıdaki bez hem üzerinde suyun ağırlığı hem de depremin etkisi ile yırtılabilir. O yırtığın sebep olduÄŸu sızıntıyı en iyi ihtimalle alt yapı ile yapıyor olmanız gerekir. Birde aşırı yağış ve sel gibi riskleride unutmayalım. O baraj taÅŸmamalı. Zira esas tehlike o havuzun (Allah muhafaza) taÅŸması-yıkılması veya asla farkedilemeyecek boyutta sızıntı ile (her gün sadece 200 litre sızsa) yer altı sularına bitkilere hayvanlara ve topraÄŸa karışmasıdır. Siyanür zehirlenmesi direk olmasa dahi farklı zehirlenme/ rahatsızlıklara sebep olacağı ve ana etkenin siyanür olduÄŸu ancak otopsi vb durumlarda ortaya çıkması mümkün olacağı için çevredeki insan – doÄŸa hayatındaki farklı sebeplerdenmiÅŸ gibi görünen ölümler uzun süre farkedilmeyebilir. Peki bu siyanürden baÅŸka yöntem var mıdır altın üretmek için? Vardır! Hem de 1 den fazla. Ama daha maliyetli ve daha uzundur. Bir baÅŸka Flood da da ondan bahsederim.
Ama özet ÅŸu deÄŸil 1 kilo 100 ton altın bile bir insanın saçının telini geri getirmez. Siyanür havuzunun çökmesi-yıkılması-aşırı yağışlarla hasar görmesi hiç oldu mu diye sorarsanız. Buyrun size canınızı izlediÄŸinde çok yakacak arama kelimesi ‘cyanide spill disaster’.
En son Romanya da bu yazdığım risk gerçekleÅŸti ve siyanür havuzu hasar gördü. Çernobilden beri Avrupa da yaÅŸanan ekolojik felaket olarak tarihe geçti. 50 km çapındaki alandaki tüm doÄŸal hayat sona erdi. Bu rakam da resmi açıklamalar.
Gerçek durumu asla bilemeyeceÄŸiz. Altın her alanda yadsınamayacak kadar çok kullanımı olan bir emtia. AMA HAYATI KOLAYLAÅžTIRIP ANLAMLANDIRIRKEN BAÅžKA HAYATLARA SON VERMEMELİ HELE Kİ ALTERNATİF ÜRETİM YÖNTEMİ VARSA!
Çok yalın ve bilimsel dilden olabildiÄŸince uzak yazmaya çalıştım. Konuya hakim deÄŸerli bilim insanlarının hoÅŸgörüsünü rica ederim. Sevgi ve Saygılarımla.
K. J Kraljulien