TÜRKLER VE TİCARET
EMLAK KONUT SİTESİNDEN ALINTIDIR
"TİCARET AÇISINDAN YAHUDİLERLE TÜRKLERLERİN FARKLARI" !
Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut editörü TebernüÅŸ Kireçci, "Ticaret açısından Yahudilerle Türklerin farkları" baÅŸlıklı analizini kaleme aldı. İşte Kireçci'nin 16 maddelik analizi...
Ticaretin kuralları vardır. Bu kurallar evrenseldir. Türkler tarih boyunca ticaretle az iÅŸtigal etmiÅŸlerdir. Daha çok savaÅŸlarla vakit geçirmiÅŸlerdir.
Yahudiler ise binlerce yıldır ticaretle uÄŸraşırlar. Ticaretten kazandıkları parayı ise doÄŸru yerlerde deÄŸerlendirerek yollarına devam ederler. Tevrat'ın 22. kitabı olan Süleyman ÖzdeyiÅŸleri'nde "erdemli" olmak isteyen bir tüccar için ciddi tavsiyeler vardır.
Jacques Attali ise Yahudiler Dünya ve Para kitabında kendilerinin neden ticarette baÅŸarılı olduklarının sırlarını ve tarihini anlatır. Cezayir kökenli Fransız Yahudisi ve aynı zamanda bir haham olan Attali'nin kitabı Yahudilerin ticaretteki baÅŸarılarını anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.
"Hiçbir baÅŸarı tesadüf deÄŸildir" sözünde olduÄŸu gibi ticarette Yahudilerin baÅŸarısı da tesadüf deÄŸildir. Belirli bir bilgi birikimine ve tecrübelerin nesilden nesile aktarılmasına dayalıdır.
Ticarette esas olan sadece para kazanmak değildir. Para kazanmak ticaretin bir aşamasıdır. Esas olan kazandığınız parayı tutmak ve doğru yerlerde değerlendirmektir. Serveti nesillerden nesillere aktarmak ise başlı başına bir beceridir.
Takvimler 2013 yılını gösteriyordu. ÇocukluÄŸunu Sultanhamam'da geçirmiÅŸ, eÄŸitimini yarıda bırakmış ve "hayat mektebi"nde kendini yetiÅŸtirmiÅŸ, görüÅŸlerine çok önem ve deÄŸer verdiÄŸim bir patronun kapısını çaldım. Dedim ki: Patron belli ki bizim millet bu servetleri elde tutamayacak. Gelin birlikte bir kitap yazalım. Siz anlatın. Ben yazayım. Servet nasıl korunur? Serveti korumak için ne yapmak gerekir? Millete bir faydamız olsun.
Meslek hayatım boyunca iÅŸimin bir parçası olarak yüzlerce patronla saatlerce sohbet ettim. Deneyimlerini dinledim. Gözlemlerini ve tespitlerini inceledim. Bunlar içinde bu iÅŸi hakkıyla yapacak tek patron, kapısını çaldığım patrondu. Kendisi iÅŸlerinin yoÄŸunluÄŸunu gerekçe göstererek teklifimi reddetti. Benim de deneyimlerim öyle bir kitabı yazmaya o gün için yetmezdi. Kitabı yazamadık.
Türklerin ticarette baÅŸarılı olması için Yahudilerin ticaret prensiplerini çok iyi anlaması gerekiyor. GeçmiÅŸte bunu anlasaydık bugün çok farklı noktalarda olurduk.
Åžimdi gelelim Yahudiler ile Türklerin ticaret açısından karşılaÅŸtırmasına.
1) Yahudiler 10 liraları varsa en fazla 5 liralık iÅŸ yaparlar. 5 lirayı yedekte tutarlar. Türkler ise 10 liraları varsa 100 liralık hatta-imkan bulurlarsa 1.000 liralık iÅŸ yapmaya kalkarlar. Yahudiler ticareti sermayenin gücüyle yapmaya çalışırlar. Yedek akçeleri hatta yedeÄŸin yedeÄŸi akçeleri vardır. Türklerde ise varsa yoksa tüm para ticarethane, ÅŸirket veya fabrikadadır. Yedek akçe sermayenin onda biri kadar bile yoktur. YedeÄŸin yedeÄŸi ise hak getire...
2) Yahudiler babalarının, dedelerinin veya büyük dedelerinin yaptığı iÅŸi yapmaya özen gösterirler. Yani yaptıkları iÅŸte ailelerinin bilgi birikimi vardır. KuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa aktarılır. Bir Yahudi eczacıysa muhtemelen babası da dedesi de eczacıdır. Çocukları ve torunları da eczacı olur. Biz de baba evladı, evlat babayı beÄŸenmez. Evlatlar özellikle babalarının yaptığı iÅŸi yapmamaya özen gösterir. Babasının yaptığı iÅŸi yapmayı "ayıp" kabul eder.
Türkler ataerkil görünümlü anaerkil bir toplumdur. Çocuklar amcadan daha çok dayıya yakındır. ÇocukluÄŸundan itibaren annenin de etkisiyle tüm kurgusu babayı beÄŸenmemek üzerinedir.
Bunların doÄŸal sonucu olarak Türk ailelerinde ticaret bilgi birikimi oluÅŸmaz. OluÅŸsa bile kuÅŸaklardan kuÅŸaklara aktarılmaz. Servet, kazananla toprak olup gider. ÇoÄŸu kiÅŸi servetini ömrünün sonuna kadar koruyamaz.
3) Yahudiler 10 liraları varsa 1 liralık hayat yaÅŸarlar. GösteriÅŸten genel olarak kaçınırlar. Dikkatleri üzerlerine çekmemek için uÄŸraşırlar. Mütevazilik öncelikli tercihleridir.
Türkler ise parayı ve serveti gösteriÅŸ için kazanır. Harcar. 10 lirası varsa "100 lirası var" havası oluÅŸturmayı sever. GösteriÅŸte kullanılmayacak serveti "lüzumsuz" olarak görürler.
Arapların ticaret yetenekleri Yahudilerden aÅŸağı kalmaz. Bir Arap atasözü der ki: Bir baba kudretinden aÅŸağı derecede, çocukları kudreti nisbetinde, kadını da kudretinin fevkinde giyinmelidir.
4) Yahudiler aile içi eÄŸitime çok önem verirler. Milattan Sonra 70 yılında Romalılar İsrail'i yerle bir ettikten sonra Yahudileri dünyanın dört bir tarafına dağıtmışlar. Yahudiler ayakta kalabilmek için her aileyi okul haline getirmiÅŸler. Çocuklarına 3-4 yaşında İbranice'yi 7 yaşında YidiÅŸçe'yi öÄŸretmiÅŸler. Bir de yaÅŸadıkları ülkenin dilini öÄŸrenmiÅŸler. Evrensel dillerden en az birini de bilirler. Yani bir Yahudi en az 3-4 dil bilir.
Türkler eÄŸitime önem vermezler. Anadillerine bile hakim deÄŸillerdir. Dünyanın her yerinde el-kol ile anlaşırlar:(Evrensel dillerden sadece el-kol ile anlaÅŸmayı bilirler. Ana dilden sonra nüfusun tamamı bu dili bilir:)
5) Yahudiler ticaretten kazandıkları parayı genelde nakitte ve nakite kolay dönüÅŸecek varlıklarda tutarlar. Türkler ise parayı nakite en zor dönüÅŸecek varlık grubu olan taÅŸa topraÄŸa yatırırlar.
6) Yahudiler çocukları öÄŸrenciyken hafta sonları ve yaz tatillerinde çocuklarını çalıştırırlar. Burada ince bir detay vardır. Kendi iÅŸ yerlerinde deÄŸil. BaÅŸka Yahudi ailelerin iÅŸ yerlerinde... Niye? BaÅŸka ailelerdeki ticaret kültürünü görsün. Kendi ailesindeki ticaret kültürü ile karşılaÅŸtırsın. Eksiklikleri ve yanlışlıkları tamamlasın diye...
Türklerde ise çocuklar babalarının iÅŸ yerlerinde "prens" ya da "prenses" ünvanıyla iÅŸ hayatına atılır. Sonrası malumunuz:)
7) Yahudilerin önceliÄŸi komisyonculuktur. Yani sermaye koymadan para kazanmaktır. Bir Yahudi oÄŸluna ticareti öÄŸretiyormuÅŸ. Tavsiyesi ÅŸu olmuÅŸ: OÄŸlum çok para kazanmak istiyorsan bir ÅŸeyler yap-sat. Üret-sat. Daha çok kazanmak istiyorsan al-sat. Daha daha çok kazanmak istiyorsan almadan sat. Önce sat. Sonra al.
Türklerde ise komisyonculuk muteber bir iÅŸ deÄŸildir. Yapılacak iÅŸe sermaye baÄŸlanır. Sermaye baÄŸlanmadan iÅŸ yapmayı Türklerin hafsalası almaz.
8) Yahudilerde iÅŸ yaptıkları insanları kalkındırmak esastır. İş yaptıkları insanlar ne kadar kalkınırsa kendilerinin de kazançları o oranda artacağına inanırlar.
Türkler ise iÅŸ yaptıkları insanları düÅŸman olarak görür. İş yaptıkları insanların kendileri için yaptığı iÅŸte zarar etmesinden keyif alır.
9) Yahudiler yılın belli bölümlerden dünyayı dolaşır. Yenilikleri görür. İnceler. Özellikle geliÅŸmiÅŸ ülkelerdeki yeni ürünleri geliÅŸmemiÅŸ ülkelere götürerek para kazanır. İnovasyona açıktır.
Türkler ise iÅŸlerinden baÅŸlarını kaşıyacak vakitleri yoktur. DeÄŸiÅŸime kapalıdır. Bir yol tuttururlar. Tutturdukları yolun sonsuza kadar gideceÄŸine inanırlar.
10) Dünyada seks endüstrisinde para harcayan 4 millet vardır. Bunlar sırasıyla; Araplar, Yahudiler, İtalyanlar ve Türklerdir.
Yahudiler her ne kadar çapkınlık ve kaçamak yapsalar da aile birliÄŸini ayakta tutmaya çalışırlar. Yattıkları fahiÅŸelerle evlenmeyi düÅŸünmezler.
Türkler ise parayı bulduktan sonra yaptıkları ilk iÅŸ ya boÅŸanmak ya ikinci evlilik ya da metres iliÅŸkisidir.
Ailenin önemini genelde serveti kaybettikten sonra anlarlar.
11) Yahudilerde aile birliÄŸi ve dirliÄŸi esastır. Aile huzuru önemlidir. Aile içi çatışmalardan kaçınılır. Sorunlar yaÅŸanmaz mı? Mutlaka yaÅŸanır. Ama çözülmesi için aile üyeleri elinden geleni yapar.
Türklerde ise servet oluÅŸmaya baÅŸladıktan sonra aile içi gerginlikler artar. Kim kime dum duma psikolojisine girilir. Aile içi savaÅŸlar servetin bitmesine neden olur.
12) Yahudiler tüm anlaÅŸmaları yazılı olarak yaparlar. SözleÅŸmeye önem verirler. SözleÅŸme iÅŸin parçasıdır.
Türklerde ise her ÅŸey güvene dayalıdır. SözleÅŸme istemek karşısındakine hakaret olarak kabul edilir.
Durumun özeti 80 yaşın üstündeki bir avukata atfedilen ÅŸu sözü hatırlayın: Yaklaşık 60 yıla yakın meslek hayatımda baktığım davaların yüzde 90'ından fazlası güvene ve güvene dayalı iliÅŸkilerden kaynaklanıyordu.
13) Yahudiler bir iÅŸi araÅŸtırırken olumlu ve olumsuz tüm yönlerini didik didik incelerler. Öncelikle olumsuz yönlerine dikkat kesilirler. Matematiksel düÅŸünceden hiç ayrılmazlar. Kesin kazancı görmeden kolları sıvamazlar.
Türkler ise bir iÅŸe inanmaları yeterlidir. İnandıktan sonra iÅŸin hep olumlu taraflarını düÅŸünürler. Olumsuz taraflarını söyeleyenleri sevmezler.
14) Yahudilerde tasarruf kültürü vardır. Günlük, aylık veya yıllık kazancın belirli bir kısmını "yedek akçe" olarak ayırırlar.
Türkler geçmiÅŸte tasarrufa önem verirdi. Tencere piÅŸirip kapağında yedi. 1980 sonrasında tasarruf kültürünü bir yana bıraktı. Åžimdilerde borçla yaşıyorlar.
15) Yahudiler girecekleri iÅŸlerde baÅŸkalarının deneyimlerine önem verirler. BaÅŸkalarının deneyimlerini önemserler. Kendilerine ders çıkartırlar.
Türkler ise deneme yanılma yöntemiyle öÄŸrenirler. Bir ÅŸeyi anlamaları için illa ki damdan düÅŸmeleri gerekir. Damdan düÅŸmeden öÄŸrenmeyi bilmezler.
16) Yahudilerde dayanışma kültürü vardır. İş yaparken birbirleriyle dayanışma içindedirler. Birbirlerine el verirler. Ticarette birlik ve beraberlik içinde hareket ederler.
Türklerde ise dayanışma yerine savaÅŸ vardır. Birbirlerinin kuyusunu kazmaya meraklıdırlar. Hasetle hareket ederler. BaÅŸarana çamur atarlar. BaÅŸaranın tepesi üstü çakılması için elinden geleni yaparlar.