FAKİRLEŞMEYE DEVAMEDİYORUZ

KONUK YAZAR: Mehmet Cemal BEÅžKARDEÅž

Önce ne olduÄŸunu, sonra ne olacağını yazacağım:

1-Önce IMF (International Monetary Fund, Uluslararası Para Fonu) ile hesabı kapattık, böylece dışarıdan kimseye hesap vermeyecektik ( istediÄŸimiz zaman istediÄŸimiz yere para harcayabilelim diye).
2- Köylerden ÅŸehirlere göçü teÅŸvik ettik, böylece İnÅŸaat Sektöründe büyük bir sıçrama oldu (70,000 köye su çekeceÄŸime, herkesi TOKİ'lere taşırım bir boru çekerim suyu oradan veririm, çok ekonomik)
3- Bilen bilmeyen, sütçü, yoÄŸurtçu, fırıncı, kimin gözü aç ise inÅŸaat sektörüne girdi, uluslararası kredi çekti, niye? (dünyada para boldu) sonra 200-300 bin liraya mal ettikleri evleri 1-2 milyon liraya satmaya baÅŸladılar, 1 koyup 2,3,4 aldılar.
4- İnsanlar özenince, sıfır araba, sıfır ev, onlarda kredi çekip mahalle deÄŸiÅŸtirdiler, böylece köylerden gelenler eski evlere yerleÅŸip ÅŸehirliler daha yeni evlere taşındırlar. Çankaya Çay yoluna, sonra İnceke, sonra da Gölbaşı'ndaki bir daÄŸ başına taşındı…dağın başı…
5- Doları icat eden ve yöneten ABD, faizi yükseltirken dünyadaki dolaÅŸan serbest para ABD'ye geri dönmeye baÅŸladı, para kıtlığı baÅŸladı.
6- Siyasileri kendilerini güvenceye almak için, köyden gelenleri iÅŸe aldı, böylece kamu büyüdü, memur sayısı 4 milyon kiÅŸiye yaklaÅŸtı, yani onca özelleÅŸtirmeye raÄŸmen kamu küçülmedi aksine büyüdü. 20 milyon çalışanın 5'te 1'i memur. Kamu ÅŸiÅŸti. Kamu denetim ve yasamadan sorumlu iken bir ÅŸirkete dönüÅŸtü.
7- Üretim azalıp tüketim arttı. 1000 lira kazanıp 3000 lira harcandı. Lüks hayat diziler, TV'ler, reklamlar ve özentiler ile bilinçli olarak yaygınlaÅŸtırıldı. Evde 50 kuruÅŸa içeceÄŸin kahveyi 30 lira benzin yak git restoranda iç, bir de yanına yaÅŸ pasta verelim olsun 100 lira dönerken de 30 lira daha yak toplam olsun 160 TL)
8- Toplum yükselen binalar, parlayan ışıklar ve lüks AVM'leri gördükçe aÄŸzı sulandı, kazanmadan harcamaya baÅŸladı, ne olacak ki, ileride kazanınca öderiz taksit taksit, ama keyfini hemen çıkaralım, deÄŸil mi?. Önce keyfi gelsin sonra parasını öderiz, sonuçta memuruz ay başında maaÅŸ kesin yatacaktır, ya da iÅŸ adamıyım 1'i 3'e 5'e satıyorum, ohhhh..kebap….aaa…kebap demiÅŸken ortaya karışık olsun, yedik yedik yiyemedikse de namımız olur.
9- Ankara’da 10 tane orta boy modern hastane yapıp herkesin kendi mahallesindeki hastaneye yönlendirmek gerekirken, sırf bir müteahhit çok zengin olsun, hastane çok büyük olsun, ün salsın diye tek devasa bir hastane yapıldı, niye hasta yolda giderken ölsün ya da ölmez ise hastanede kaybolurken kan kaybetsin…sersem olsun…
10- Üretim, teknoloji, sanayi, yazılım ve donanıma harcanması gereken kaynaklar, yürüyen tavuk, Türkçeyi Araplara özendiren dizilere, daÄŸ başında yapılmış gökdelenlere harcandı….Üniversitelerin sanayi ile iÅŸbirliÄŸi geliÅŸtirilmesi yerine her tarafa dershane gibi içi boÅŸ binalar yapıldı, iÅŸ sulandırıldı. Millet çocuklarını 3000 lira verip dershaneye gönderiyordu, dershaneler kapatılıp özel liseye dönüÅŸtürüldü, bu defa 30.000 lira vermek zorunda kaldılar, çok zengin olduk, çok harcadık.

 

Åžimdi ne olacak:
1- 2010 senesinde Eryaman'da oturduÄŸum ev 1+1 idi fiyatı 75,000 TL idi yani o günün kuru 1,5 TL bir ABD doları iken 50,000 dolar ediyordu. Bugün bu yazıyı yazmadan önce fiyatına baktım 107,000 TL olmuÅŸ yani 6 liralı kura göre 17,833 ABD doları, yani 3 kat küçülmüÅŸ, yani 3 kat fakirleÅŸmiÅŸiz.
2- Bu fakirleÅŸme devam edecektir. Ülke gittikçe küçülecektir, çünkü bazı hataların sonucunu görmek yıllar alır, maalesef, hemen göremezsiniz. Sera gazlarının aşırı salımı sonucu ozon tabakasındaki hasar gibi, 90'lı yıllarda pervasız antibiyotik satışı sonucu yıllar sonra ağır bedellerin ödenmesi, asimetrik büyümelerin ve dünya gerçeÄŸine uygun olmayan politikaların sonuçlarını görmek gibi…
3- Åžahin politikalar herkes ile gerilme sonucu çeÅŸitli ticari konularda bedel ödettirecektir.
4- Dünya üretiminde 1000'de 9 olan üretim payımız, daha da düÅŸecektir. Bazı arkadaÅŸlar fantezi yapmayı sevebilir, ama gerçek bu, biz dünyada üretilen malın %1 ni bile üretecek boyutta deÄŸiliz, keÅŸke bunu herkes görebilse.
5- İflasın sebep sonuç iliÅŸkisini kurmayıp yine baÅŸkalarını suçlayıp dibi göreceÄŸiz. Yani gittikçe küçüleceÄŸiz, alım gücümüz azalacak, fakirleÅŸeceÄŸiz.
6- DaÄŸ başında yapılmış olan 2,000,000 liralık evler satılmayacak, kalacak, kalacak, kalacak, gerçek deÄŸerine düÅŸene kadar bekleyecek.
7- Kolay para kazanmak isteyenler iflas edecek, toplum bunu görecek, geçici ders alacak, ama 5-10 sene sonra toparlanınca tekrar aynı çark dönmeye baÅŸlayacak, çünkü bu 20. kezdir ki bu toplum batıyor ve ders almıyor…(derinine etraflıca düÅŸünmek bize göre deÄŸil, çabucak canımız sıkılıyor…)
Çözüm nedir?
Ben ÅŸahsen köylü olmak isterdim. Köylü ÅŸehre gelince durmuyor çünkü köyle dur diye bir ışık levha yok, tarlaya giderken dümdüz gidiyorsun, ÅŸehre gelen köylü de dümdüz gidiyor. ..ya eziliyor ya da eziyor. Ezilenleri gömüyorlar görmüyoruz ama ezenler zengin oluyor görüyoruz…görünce de “..aaa adam dün kasabadan geldi bir bina dikti 30 trilyonluk bir adam oldu diyoruz, lüks bir jeep, sağına soluna iki sarışın da aldı mı, iÅŸte al sana örnek, numune)
Ben köylü olmadığım için bir ÅŸey yapmadan önce kaç kere düÅŸünüyorum, öz denetim sistemlerim var.
Bu arada bu yazıyı okuyup köylü lafına takılanlar olacak, biliyorum, olmazsa ÅŸaşırırım, ama açıklama yapayım, insan doÄŸduÄŸu yeri seçemez, köylü yada ÅŸehirli olmak dert deÄŸil, ama köyden gelip ÅŸehirde köylü gibi yaÅŸamak derttir. Beni rahatsız eden ÅŸehirlerin köyleÅŸme oranı köylerin ÅŸehirleÅŸme oranını geçmesidir ( buna sosyolojide Kültürel Gecikme (Cultural lag) derler, sonra yazarım).
Son bir not; elinizdeki telefon 1000 liralık da olsa 10,000 liralık, içindeki rehber aynıdır. Size gelen mesaj iyi ise siz mutlu olursunuz kötü ise mutsuz olursunuz. Hayatın anlamını nesnelere, eÅŸyalara ve lükse baÄŸlayan materyalist toplumlar, üretimden daha fazla tükettikleri için iflas ederler.
Fransız Filozof Albert Camus'un çok sevdiÄŸim sözü ile bitirmek isterim “baÅŸarı kolay elde edilir, önemli olan onu hak etmektir.”
Biz lüks yaÅŸamayı hakkettik mi?
Peki kaybeden kim?
AKP'nin bilerek suladığı bu bataklıkta kaybeden, biz ve ülkemiz!.