TANZİM SATIŞ VE HALLER

Åžahabettin KÜÇÜKAZICI

Haberler, açık oturumlar, seçim meydanları tanzim satış haber-yorum-nutukları ile çınlıyor. Kuyruklarda bekleyen insanlar, muhtemelen kendilerine TV kanalının patronu tarafından verilen talimata uygun olarak muhabirin yönlendirdiÄŸi beyanatları büyük bir samimiyetle tekrarlıyor.

Bütün bunları izlerken düÅŸünüyorum.

Neler oluyor? Niçin bunlar? Bu arada bir haber gözüme çarpıyor.

TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu'nda görüÅŸülmeye baÅŸlanan sebze ve meyve ticaretini yeniden düzenleyen kanun tasarısı, sera yatırımcılarını da yakından ilgilendiriyor


Halen yürürlükte olan hal yasasında;

KANUN

SEBZE VE MEYVELER İLE YETERLİ ARZ VE TALEP DERİNLİĞİ BULUNAN DİĞER MALLARIN TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun No. 5957                               Kabul    Tarihi: 11/3/2010

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliÄŸine göre belirlenecek diÄŸer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliÄŸine uygun olarak serbest rekabet ÅŸartları içinde yapılmasını, malların etkin ÅŸekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çaÄŸdaÅŸ bir sisteme kavuÅŸturulmasını ve iÅŸletilmesini saÄŸlamaktır.

(2) Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliÄŸine göre belirlenecek diÄŸer malların her ne ÅŸekilde olursa olsun alımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazar yerlerinin kuruluÅŸ, iÅŸleyiÅŸ, yönetim ve denetimine iliÅŸkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları ve bakanlıklar, belediyeler ile diÄŸer idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar.

Toptancı hallerinin kurulması ve kapatılması

MADDE 3 – (1) Toptancı halleri; imar planlarında belirlenmiÅŸ alanlarda, halin sınıfına, büyüklüÄŸüne ve iÅŸlem hacmine göre yönetmelikle belirlenen müzayede, depolama, tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvar ve soÄŸuk hava deposu gibi diÄŸer asgarî koÅŸulları taşıyan projeler çerçevesinde gerçek veya tüzel kiÅŸiler ile belediye sınırları içinde belediyeler, büyükÅŸehir belediye sınırları içinde büyükÅŸehir belediyeleri tarafından kurulur. Gerçek veya tüzel kiÅŸiler tarafından toptancı hali kurulması ilgili belediyenin iznine tabidir.

Toptancı hallerindeki işyerleri ile pazar yerlerindeki satış yerlerinin işletilmesi

MADDE 11 – (1) Belediye toptancı hallerindeki iÅŸyerleri, kiralama veya satış yoluyla iÅŸletilir. Ancak satılan iÅŸyeri sayısı, o haldeki toplam iÅŸyeri sayısının yüzde ellisini geçemez. Bu maddenin altıncı fıkrasındaki eylemlerin tespiti halinde satış iÅŸlemlerinin iptal edilip iÅŸyerlerinin geri alınacağına iliÅŸkin olarak tapu kütüÄŸüne ÅŸerh konulur ve bu ÅŸartların gerçekleÅŸmesi durumunda taşınmazlar geri alınır. İşyerlerinin kiralanması veya satılması 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılır. Kira süresi en fazla on yıldır. Bakanlıkça belirlenen esaslara uygun olması kaydıyla, kira süresi sona erenlerle ihaleye çıkılmaksızın yeniden kira sözleÅŸmesi yapılabilir. Kira süresi sona erenler açılacak kiralama ihalelerine tekrar katılabilir. Bir yıldan uzun süreli kira sözleÅŸmelerinde ikinci ve izleyen yıllar kira bedelleri, Üretici Fiyatları Endeksi oranında arttırılır.

Hükümleri yer almaktadır.

YENİ HAL YASASI NELER GETİRİYOR?

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın bu konudaki açıklaması ÅŸöyle;

 “Åžu anda üzerinde çalıştığımız bir taslak çerçeve. Bu konuda paydaÅŸlarla birlikte hareket ediyoruz. Bir eyleme geçerken masa başında karar almıyoruz. Birlikte hareket ediyoruz. Üretici bölgesi hal tarafı ve tüketici bölgesi hal tarafı var. Ambalaj ve soÄŸuk hava sistemleriyle ilgili çalışmalarımızı tamamladık. Biz alt yapımızı hazırladık. Buralarda soÄŸuk hava depoları olacak ve sadece sebze meyve deÄŸil et ve türevi ürünlerde saklanabilecek. Mevcut sistemin ne üreticiye ne de tüketiciye faydası var. Yeni sisteme geçtiÄŸimizde herkesin memnun olacağı bir ortam oluÅŸacak diye umuyoruz. Hal yasasının çıkması uzun sürmez ama uygulamasıyla ilgili süreç belli bir zaman alabilir. Åžu anda pilot bölge çalışması yapıyoruz. Öncelikli İstanbul ve Ankara ayağını pilot düÅŸünüyoruz.”

Bakan’ın bahsettiÄŸi paydaÅŸlardan, Sera Yatırımcılara ve Üreticileri BirliÄŸi BaÅŸkanı da yeni yasa konusundaki açıklamasında;

 "Yasa geçtikten sonra sera yatırımlarında patlama olacak. Çünkü 100'den fazla yatırımcı bu yasanın çıkmasını bekliyor."  Demektedir.

Türkiye'nin yaklaşık 500 bin dekar sera varlığıyla kapalı alan bakımından dünyada 3. sırada bulunduÄŸuna dikkat çeken Åžentürk, "Bunların büyük bölümü ilkel seralar olduÄŸu için yurtdışına ihracatta sıkıntı yaÅŸanıyor. Bu alanlarda yetiÅŸtirilen sebzelerde kimyasal ve hormon kullanılmasından dolayı ilaç kalıntısı fazla çıkıyor. Seralar modernleÅŸtiÄŸi zaman bu sorunlar da ortadan kalkacak. Hem ürün kalitesi artacak hem de tüketici saÄŸlıklı beslenecek." Demektedir.  Åžentürk'e göre, Yeni Hal Yasası'yla birlikte modern sera yatımlarının artması, tarımsal üretimin Avrupa standardına çıkmasında da büyük katkı saÄŸlayacak diyen Åžentürk ekliyor "Åžimdiye kadar ciromuzun yüzde 14'ünü hale veriyorduk. Bu rakam gözümüzü korkutuyordu. Sera yatırımcıları olarak yasanın çıkmasını dört gözle bekliyoruz."

Tüketicinin daha ucuza ürün yemesi için direkt markete satış yapılmasından yana olduklarını vurgulayan Åžentürk, hallerde kayıt altına alma adında çifte vergilendirme yapıldığını ileri sürdü. Åžimdiye kadar tarıma köylü mantığıyla bakıldığını savunan Åžentürk, "Bu anlayış, büyük sermaye ÅŸirketlerinin tarıma yatırım yapmasını engelledi. Sera iÅŸletmeleri zaten deftere tabiler, Kurumlar Vergisi ödüyorlar. Bunun yanı sıra hale rüsum ve komisyon bedelleri de ödüyor. İşletmeler bu konuda çok büyük sıkıntı yaşıyorlardı. Yasa, hem tüketiciye hem de sera iÅŸletmelerine büyük yarar saÄŸlayacak." Åžeklinde açıklamalarını sürdürüyor.

TANZİM SATIÅž ÇADIRLARI DEVREDE

Tam bu sırada, Bakan Bayraktar’ın “kabzımallarla mücadele”baÅŸlattığı görülmektedir.

Konu ile bilgisine baÅŸvurulan Çiftçi – Sen Genel Sekreteri Ali Bülent Erdem ise;“Bu tür popüler konuların tartışılması her zaman hoÅŸa gitmiÅŸtir. Tartışmanın karmaÅŸası içinde, iktidar esas yapmak isteÄŸini hayata geçirmiÅŸtir. Bugün tanzim satışlarla iktidarın amaçladığı bir taÅŸla iki kuÅŸ vurmaktır. Seçim öncesinde, üretici ve hal fiyatlarının altında ürün satarak propaganda yaparlarken; diÄŸer yandan "Bakın iÅŸte, esas suçlu aracılardır ve hatta yeterli üretim yapmayanlardır" diyerek halleri ÅŸirketlere teslim edecek Yeni Hal Yasası'nın altyapısı oluÅŸturmaktadırlar. Tanzim satışlar ortaya atıldığı ilk gün, altında yatanın asıl nedenin, yeni çıkarmak istedikleri Hal Yasası olduÄŸunu biliyorduk” demektedir.

Edinilen bilgilere göre hallerin, belediyeler etkisinden çıkarılarak,  ÅŸirketlere teslim edilmesi planlanmaktadır. Yeni  Hal Yasası ile birlikte, ÅŸirketleÅŸmenin önünü daha da açacak bir dizi karar alınacak. Hazine toprakları ÅŸirketlere kiralanacak. Küçük çiftçiler, üreticiler, köylüler de "sözleÅŸmeli üreticilik" adı altında ÅŸirketlerin, gıda tekellerinin sistemine baÄŸlanacağı ileri sürülmektedir.

Her ÅŸey planlandığı ÅŸekilde giderse, çiftçilik önemini yitirecek, tarlaya ekilecek ürünlerin cinsine, ekim zamanına, gübreleme ve sair ilaçlama benzeri kararlar ÅŸirketler tarafından verileceÄŸi bir sisteme geçilecektir. Konu ile ilgili uzmanlar, Devletin garantör rolü bile oynamadığı bu sistemde, çiftçilerin yaptıkları iÅŸe yabancılaÅŸacağı, kendi toprağında iÅŸçi statüsüne geleceÄŸini ileri sürmektedir.

BU GÜNLERE NASIL GELİNDİ?

Küresel gıda ÅŸirketleri tarafından öngörülen ve 1980 yılından sonra uygulanan Tarımda DönüÅŸüm Politikaları uygulandı. Çiftçiye destekleyen Devlet politikalarının zayıflatıldığı, ithalat yoluyla yurt içinde üretilen tarım ürünlerinin fiyatlarının baskı altında tutulduÄŸu, üreten çiftçilerin zarar ettirilmeye baÅŸladığı, iflas ettikleri ve topraklarını ekmemeyi tercih ettikleri gözlenmektedir.

TÜİK verilerine göre toplam tarım alanları 2001 yılında 41 milyon hektar iken, 2017 yılında 38 milyon hektara geriledi. Tarımdaki istihdam 17 yılda 2.4 milyon azalarak 5.3 milyona düÅŸmüÅŸ bulunmaktadır.

Bu gün tanzim satış kuyruklarında, dünün gıda üreticilerinin, çiftçilerin, kent yoksullarının bulunması kaçınılmazdır. Yetkililer tarafından tanzim satış uygulamasının geçici olduÄŸu da vurgulanmaktadır. Büyük olasılıkla ülkemiz uluslararası gıda ÅŸirketlerinin denetimine girmek tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır.

ALTERNATİF POLİTİKA ÜRETİLMELİDİR

Bu gelinen noktada, muhalefet partilerinin, üniversitelerin, ekonomistlerin, üretici ve tüketici kuruluÅŸlarının hızla bir alternatif model-politika üretmeleri kaçınılmazdır.

Bir ülkenin tarım politikalarının, küçük çiftçiler ve gıdaya ihtiyaç duyan halk tarafından ortak kararlarla belirlenmesi gerekir.

NOT: Tarımda bu geliÅŸmeler yaÅŸanmakta iken, hayvancılık da can çekiÅŸmekteolduÄŸu bilinmektedir.