AA haberine göre, Uzmanlar "İktisadi küreselleÅŸme son mu buluyor?", "Yeni bir tür uluslararasıcılık mı doÄŸacak?", "Yeni üretim modelleri ortaya çıkar mı?", "Neo-liberalizmin sonu mu geldi?", "Hükümetler içe mi dönecek?", "Uluslararası iÅŸ birliÄŸi için umut var mı?", "Hukuki düzenlemeler deÄŸiÅŸecek mi?", "Tarım ve gıda ile ilgili yeni düzenlemeler gelir mi?" ÅŸeklindeki sorularını yanıtladı.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İliÅŸkiler Bölümü ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Nail Alkan, küreselleÅŸmenin sonuna gelindiÄŸini, Avrupa BirliÄŸi'nin (AB) zannedildiÄŸi gibi birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu taşımadığının ortaya çıktığını söyledi.
AB ülkelerinde herkesin kendi derdine düÅŸtüÄŸünü, kendi çıkarını düÅŸündüÄŸünü anlatan Alkan, ÅŸunları söyledi:
"İtalya, İspanya'da yaÅŸananlar herkesi çok rahatsız ediyor ama 'Herkes kendi bacağından asılır.' mantığı ile devam ediyorlar. Birbirlerinin maskelerine el koyuyorlar. Son derece egoist davranışlar sergiliyorlar. Yardıma ihtiyacı olan ülkelere para yardımı yapmak için kurulmak istenen fona Almanya ve Hollanda karşı çıkarak 'Herkes kendi başının çaresine baksın.' diyorlar. Postcorona sürecinde Avrupa'nın yeni bir yapılanmaya gideceÄŸine inanıyorum.
Åžu durumda AB için tünelin sonunda ışık görünmüyor. Her ÅŸey düzeldiÄŸi zaman üye ülkelerin AB'ye üyeliÄŸinin artıları ve eksileri konusunda yeniden bir deÄŸerlendirmeye gitmeleri muhtemel. Böyle bir durumda İngiltere'nin baÅŸlattığı 'exit' fırtınasına baÅŸka ülkelerin de katılması söz konusu olabilir. Bu kapsamda AB’nin hem siyasi hem ekonomik olarak kan kaybettiÄŸi açık ve net bir ÅŸekilde ortada. Bakalım AB herkesi ÅŸaşırtıp Jean Monnet’nin söylediÄŸi gibi 'Avrupa krizlerden doÄŸuyor.' sözünün hakkını verip, toparlanıp daha güçlü bir ÅŸekilde ayaÄŸa kalkabilecek mi?"
"NATO'nun varlığı daha çok sorgulanacak"
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İliÅŸkiler Bölümü ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. YaÅŸar Onay, Rusya'nın, tıbbi destek adıyla Avrupa’nın içlerine kadar asker göndermesinden dolayı NATO'nun varlığının ciddi bir ÅŸekilde sorgulamaya açılacağını ifade etti.
Böyle bir dönemde 40 bin ABD’li askerin Almanya’da konuÅŸlanmasını sadece "tatbikat" diye açıklamanın inandırıcı olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Onay, ÅŸunları kaydetti:
"Kovid-19 sonrasında ulus devletler yeniden belirgin güç olma konumlarını daha etkili bir ÅŸekilde koruyacaklar, AB, NATO gibi ekonomik ve askeri ittifakların varlığı tartışılacak ve belki de bu yapılar dağılabilir. EÄŸer gidiÅŸat bu yönde olursa, dağılan AB ve NATO'ya alternatif olarak, Fransa, Almanya, Rusya, Çin, Hindistan, İran ve Suriye askeri ağırlıklı yeni bir ittifak sistemi oluÅŸturma yönünde adımlar atabilirler ki böyle bir geliÅŸmenin, ABD’nin ve doÄŸal müttefiklerinin küresel ve bölgesel çıkarlarıyla çatışma halinde olacağı kesindir."
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Sambur, BM, AB, İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı, Afrika BirliÄŸi, Dünya SaÄŸlık Örgütü, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliÄŸi Örgütü ve Uluslararası Para Fonu gibi kurumların böyle bir salgın karşısında çok baÅŸarısız bir sınav verdiÄŸini, A, B, C gibi planları ve stratejileri olmadığının çok net bir ÅŸekilde ortaya çıktığını belirtti.
Salgın sonrası dönemde tüm bu küresel kurumların varlığının sorgulanacağını belirten Sambur, ÅŸöyle konuÅŸtu:
"Postcorona dünyasında; risk yönetimi, risk iletiÅŸimi ve risk toplumu kavramlarının hayatımıza daha fazla gireceÄŸini düÅŸünüyorum. Bu riskli günlerden sonra da dünya risk barındırmaya devam edecek. ABD, İngiltere, Almanya gibi ülkelerin, silah sanayisinde ve teknolojide bu kadar geliÅŸmiÅŸ olmalarına raÄŸmen saÄŸlık ve sosyal alanda ne kadar kof olduÄŸu ortaya çıktı. Bu süreçten sonra devletlerin bu kofluÄŸu ciddi bir ÅŸekilde sorgulanacaktır.
Ayrıca herhangi bir kriz durumunda küresel dünyanın anında refleks gösterebileceÄŸi ortak bir veri iÅŸ birliÄŸinin olmadığını da bu salgınla bir kere daha gördük. Böyle bir salgının ancak küresel ortak bir bilinç ve dayanışma ile çözülebileceÄŸi ortaya çıktı. Bu da insanlığın küresel bir liderliÄŸe ve küresel bir biliÅŸime ihtiyacını net bir ÅŸekilde ortaya koydu. Sanırım bu süreçten sonra bu da sorgulanacaktır. ABD'nin veya BM'nin bir küresel lider, küresel biliÅŸim merci olmadığı ortaya çıktı."
ÖzyeÄŸin Üniversitesi Hukuk Fakültesi ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Nuray EkÅŸi, bugüne kadar yaÅŸanan sorunların bir veya birkaç ülkeyi ilgilendirdiÄŸini ifade ederek, Kovid-19 salgınının ise ilk defa bütün dünyayı tehdit eden ve ülkeler arasındaki dayanışmayla çözümlenmeye çalışılan bir sorun olduÄŸunu söyledi.
Bu salgınla beraber tarım ve hayvancılığın, tarım topraklarının, meraların, otlakların, yaylaların, sulak alanların geçmiÅŸte olduÄŸu gibi gelecekte de büyük önem kazanacağını aktaran Prof. Dr. EkÅŸi, "Salgın, tarımla ilgili alanların korunması için ciddi önlemler alınması gerektiÄŸini ortaya koymuÅŸtur. Tarım ve hayvancılık, aksayan sanayi üretimi sebebiyle açlıkla mücadele edilmesinde en önemli araç haline gelecektir bundan sonra. KüreselleÅŸme, uluslararası seyahatlere sınırlama getirilmesi, sınır güvenliÄŸi, göç ve iltica akımlarında devletlerin duyarlılığı artacak; bu konularda önleyici politikalar geliÅŸtirilecektir." deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası ÖÄŸrenci Akademisi Asya İhtisas Programı Sorumlusu Prof. Dr. Alemdar Yalçın, koronavirüs salgını kontrol altına alındıktan sonra bilim dünyasında büyük bir tartışmanın çıkacağını belirterek, "Bu pandeminin sorumluları aranacak. Bu tartışma bizim bilmediÄŸimiz bazı laboratuvar çalışmalarının kamuoyuyla paylaşılmasına da sebep olacak." dedi.
Salgın sonrası dönemde bir hesaplaÅŸma olacağına dikkat çeken Yalçın, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:
"Ülkelerin biyokimya ile ilgili araÅŸtırma merkezlerinde 1980'li yıllardan sonra baÅŸlayan iki temel çalışma var. Bunlardan birisi cep telefonu ve internet aÄŸlarının yaydıkları mikro dalgaların insan ve çevre üzerinde etkisi. Bu konuda çok ciddi ve gizli çalışmalar var. İkincisi ise insanlara hayvanlardan bulaÅŸan korona ve benzeri virüslerin birbiri ile genetik olarak eÅŸleÅŸtirilerek kontrol edilmesi çalışmaları. Bu çalışmalarla ilgili bazı bilimsel makaleler yayınlandı. Kovid-19'un laboratuvar ürünü bir virüs olduÄŸu üzerinde ciddi iddialar var. Sanırım bir ay içinde dünya kamuoyunda bunlar ciddi olarak tartışılacak ve uluslararası mahkemelerde hesaplaÅŸma ÅŸekline dönecek."
"İnsan ne kadar insan diye durup düÅŸüneceÄŸiz"
Galatasaray Üniversitesi ÖÄŸretim Üyesi Doç. Dr. Ali Faik Demir, yeni tip koronavirüsün; doÄŸanın, teknolojiden ve bunun kölesi olmuÅŸ insandan intikamı olduÄŸunu belirterek, "Kendi yaÅŸam alanlarını yok eden insan, sonunda, kendisi de yok olma duygusuyla karşı karşıya
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi ÖÄŸretim Üyesi Doç. Dr. Vahap CoÅŸkun, dünyayı kökünden sallayan salgın sürecinde verilen tepkilere, baÅŸvurulan yöntemlere ve yükselen taleplere bakıldığında, ulus devlet düÅŸüncesinin bu kargaÅŸadan güçlenerek çıkacağını savundu.
SokaÄŸa çıkma yasakları, karantina ve sosyal mesafe uygulamaları gibi salgının üstesinden gelmek için alınan tedbirlerin ulus devletleri kuvvetlendireceÄŸini vurgulayan CoÅŸkun, ÅŸunları kaydetti:
"Ulus devlet kavramının yükselmesine neden olan diÄŸer bir faktör ise bölgesel ve küresel ulus üstü yapıların bu sınavdan baÅŸarı ile çıkmamış olmalarıdır. Salgın karşısında her devlet kendi başına kaldı, her koyun kendi bacağından asıldı. Dahil olunan birliklerden ve örgütlerden beklenen ya da umulan yardım ve destek gelmedi. Mesela, AB'nin uzunca bir süre İtalya’ya yardım etmemesi İtalya’da hem büyük bir hayal kırıklığına neden oldu hem de AB’ye karşı öfke katsayısını yükseltti.
BM ve Dünya SaÄŸlık Örgütü gibi evrensel nitelikli yapılar da böylesi felaketlere etkili bir ÅŸekilde müdahale edemedi, çözüm üretmekte ve yaraları sarmakta aciz kaldı. Koronavirüs tecrübesi, bütün herkesi tehdit eden felaketler karşısında, bir taraftan bu tehdidi bertaraf edecek dünya çapında organizasyonlara olan gereksinimi diÄŸer taraftan da bu amaçla kurulan mevcut organizasyonların yetersizliÄŸini gösterdi. Ulus üstü organizasyonların bu yetersizliÄŸi, ulus devletlerin itibar tazelemelerine ve güç kazanmalarına yol açtı. Devletlerin, virüsten sonra da elde ettikleri bu güçten kolaylıkla vazgeçmeyeceklerini öngörebiliriz."kaldı. Çaresizlik tüm dünyaya çöktü, zengin-fakir, güçlü-zayıf, geliÅŸmiÅŸ-geri kalmış hiç fark etmedi." dedi.