Birçok kiÈ™i Devrim arabalarının kötü talihini duymuÈ™tur ama %100 Yerli üretimi Türk Jip’lerinden bi haberdir!!
Meydanlarda ve Mitinglerde Korenin uçağını “HürkuÈ™ Milli Uçak“, İtalyanın helikopterini “ATAK Milli Helikopter“, SAAB Marka otomobili “Milli Araba,… diye“ milletin gözüne baka baka yalan söyleyen siyasetcileri esasında ülkede Milli bir È™eylerin üretilmesini desteklememektedirler.
1988’de, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri ortak projesi ile Tuzla’da,ilk Yerli “Askeri Jeep (jip)” üretildi… Ve Tuzla Jeep Fabrikası, 1990’da seri üretime geçti. 15 yıldan fazla sürede, yerli 13 bin kadar askeri jip üretti, çeÅŸit çeÅŸit; her ihtiyacı karşılayan… Hatta daha düne kadar meydanlarda askeri geçitlerde kullanılan Jip’lerde bu bilinmeyen Jiplerimizdi. Sonra, 2006’da üretim durduruldu, hemde hiçbir açıklama yapılmadan!.. Sadece “İhtiyaç yok” denildi. Artık ihtiyaçlar daha pahalıya gelen ithal araçlarla gideriliyor…
Tuzla üretimi askeri araçlar halen TSK’da kullanılıyor. Bu üretimlerin ayrıntıları, “askeri proje” olması nedeniyle saydamlıktan uzak tutuldu. Üretimin neden durdurulduÄŸunu deÄŸil kamuoyu ve basın; projede görev alan askeri ve sivil uzmanlar dahi anlayamadı, açıklayamadı. Tuzla’da Jeep’lerin üretildiÄŸi fabrika, 1954 yılında, “Türk Willys Overland” adıyla kurulmuÅŸtu. Türkiye’nin ilk otomotiv fabrikası sayılan bu yerde, ABD’den getirilen parçalar yerli parçalarla montajlanarak sivil ve askerî amaçlı Jeep, kamyonet üretiliyordu. Fabrika daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ne devredildi. 1986 yılından itibaren ‘T Model’ adıyla jiplerin yerlileÅŸtirilmesi çalışmalarına geçildi. 1990’lı yıllarda da yüzde yüz yerli GT ve GTD Model olarak askerî jip üretimine baÅŸlandı. Araçlara ait marka tescili, 1995’te Türk Patent Enstitüsü tarafından ‘Tuzla 1013’ adı ve ‘T’ logosuyla yapıldı. Ayrıca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel MüdürlüÄŸü’nden araç tip onay belgeleri alınarak, ihracat için gerekli ÅŸartlar elde edildi.
NE OLDU ? NEDEN OLDU?
“Tuzla Jeep Fabrikası’nda üretime neden son verildi?” sorusunu, bu iÅŸin içinde olan kime sorarsak soralım, yüzlerinde anlamlı, hüzünlü bir ifade gördük. Yanıt hep aynı: “Bilmiyorum. Anlamadım.” Ama sanki biliyorlar, anlıyorlar da söyleyemiyorlar gibi… Bu konuda, en açık konuÅŸan ve bilgilendiren isim, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine MühendisliÄŸi Bölümü ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Rahmi Güçlü. Kendisi, Tuzla Fabrikası’nda yerli jip üreten ekibin içinde yıllarca görev üstlenmiÅŸ bir mühendis ve akademisyen… “Neler oldu? Neden oldu? Tuzla Jeep Fabrikası’nın yerli üretimi neden durduruldu?” sorusuna yanıt verirken, “Bu konuyu yetkililer de bilmiyor. Yanıtı ancak üst düzey makam ve yetkililer verebilir, onlara sormak lazım. Ordu’nun bir konsept deÄŸiÅŸikliÄŸi yapacağı, imalat sektöründen çıkacağı, farklı bir konsepte gireceÄŸi ÅŸeklinde bir düÅŸünce ifade ediliyordu. Bu fabrikada üretimin durdurulacağı, hatta fabrikanın kapatılacağı zaten sürekli konuÅŸulan bir ÅŸeydi. Birileri bu iÅŸten memnunken, birileri de rahatsız olmuÅŸ olabilir” diyerek söze baÅŸlayan Prof. Güçlü ÅŸöyle devam ediyor: “İmalat kolay iÅŸ deÄŸil. Yatırım, risk gerektirir. Herkes bunu göze alamıyor. ÇoÄŸu sanayici bundan kaçınıyor, ithalat kolaya geliyor. TSK da bugün ithal ediyor… Bizim yapmaya, gerçekleÅŸtirmeye çalıştığımız; yerli olarak ürettiÄŸimiz ama her seferinde içeriden ve dışarıdan önümüzün kesildiÄŸi onlarca proje var. Devrim arabaları bir örnek… Benzin unutuldu diye proje iptal edilir mi? Buna kim inanır? Türkiye uçak yapıp Hollanda’ya ihraç ettiÄŸi zaman da proje durduruldu. Dış güçler engel oluyor ama tabii içerden de onlara destek olanlar çıkıyor.”
“Tuzla Fabrikası, Türkiye’nin yerli malı ilk seri üretim otomotiv fabrikasıdır. Burada 4 x 4 yerli askeri arazi araçları üretildi, 15 farklı model… Komutan aracı, personel aracı, mobil silah araçları, ambülans… Ben kesin cümlelerle ÅŸunu ifade edeyim: Bu projede geldiÄŸimiz noktada ürettiÄŸimiz araçlar, teknolojik açıdan, yurtdışından ithal edilen araçlardan çok daha üstündü. İthal taşıtların tırmanamadığı eÄŸime bizimkiler tırmanır…”
SORUŞTURMA İHTİYACI
Türkiye’nin ilk ulusal yer gözlem uydusu Göktürk-2 projesinde de yer alan Prof. Dr. Rahmi Güçlü, 2006 sürecini “üzücü bir nokta” olarak nitelendirirken ve “Yetkililer tarafından araÅŸtırılması, niye böyle olduÄŸunun soruÅŸturulması, sorgulanması gerekir” derken, mevcut sistem ve altyapının farklı bir açıdan ele alınabileceÄŸi, üretime tekrar baÅŸlanabileceÄŸi mesajını veriyor: “Bugün milli uydumuz Göktürk-2’nin üretilmesi ne kadar önemliyse, 1990’lı yıllarda yerli bir askeri araç tasarlamak ve üretmek de o kadar önemliydi, bugün de halen çok önemli. Bu projenin kahramanları var: Ben o zamanlar Yıldız Teknik Üniversitesi AraÅŸtırma Görevlisi olarak ekipteydim. Bir avuç Türk mühendisin ve komutanın örnek gösterilecek baÅŸarısıdır bu. Ders kitaplarına, tarihe not düÅŸülecek bir konudur. TSK açısından stratejik önemi çok büyük bir proje ve üretimdi. Ben inanıyorum ki bugün bile böyle bir yerli üretim olanak ve teknolojisine sahip fabrika pek yoktur. O tarihte vites kutusu hataları, orada kurduÄŸumuz deney setiyle tespit edilebiliyor ve böylece tüm vites kutusu hatalı diye çöpe atılmıyordu. Her ihtiyaç ya fabrikada üretildi veya iç piyasadan temin edildi. Üretilen araçların maliyeti, ithal edilenlerin maliyetinin çok altındaydı.”
İRADE MESELESİ
“Yurtdışına, ithalata harcanan paranın çok daha az bir bölümü bu projenin yürütülmesine ve geliÅŸtirilmesine harcansaydı bugün dünya markası jiplerimiz olurdu” diyen Prof. Rahmi Güçlü ÅŸöyle konuÅŸuyor: “Böyle bir kabiliyet var, böyle bir baÅŸarı yakalanmış. Memleketi, ulusal çıkarları düÅŸünen komutanların baÅŸlattığı bir proje… İrade meselesi… Bu araçları tatbikatlarda gören, satın almak isteyen İran, Pakistan gibi ülkeler oldu. O dönemde mevzuat elvermedi. Üretim devam etseydi, sivil ihtiyaçlara yönelik talepler de karşılanabilirdi. Üretim durduruldu ama fabrika yerinde… Parça üretiliyor, mevcut askeri araçlara lojistik destek sürüyor. Orası daha verimli hale nasıl gelir, imalat yapılabilir mi, gözden geçirmek lazım. İnsanımız çalışkandır, beyin gücümüz de var. İrade ve teÅŸvik gerekiyor. Bu ülkenin baÅŸaramayacağı hiçbir ÅŸey yok. Tuzla Jeep Fabrikası’nda Jeep üretiminin durdurulması, ülkemize yapılan en büyük kötülüklerden biri olup soruÅŸturulması gereken bir husustur.”
GİZLİ KALAN BAŞARI
“Ülkemizde, Tuzla’da üretilmiÅŸ askeri jiplere iliÅŸkin baÅŸarı gizli kalmıştır. Türkiye’de yerli araba üretimi denilince, ilk akla gelen Devrim otomobilleridir. Daha sonra da, Anadol’ların kısa macerası hatırlanır. Devlet yetkililerimiz dahil birçok kiÅŸi yerli otomobil yapacak babayiÄŸitler aramaktadır. Ne yazık ki bu araçları üretmiÅŸ babayiÄŸitleri bilen yok” diyen Prof. Güçlü ÅŸöyle devam ediyor: “Oysa, Türkiye’de, 1988-2006 yılları arasında, YTÜ iÅŸbirliÄŸiyle, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1013. Ordu Donatım Ana Tamir (Tuzla Askeri Jip) Fabrikası’nda “Tuzla 1013” markasıyla on bin’in üzerinde yerli askeri jip tasarlanmış ve seri olarak üretilmiÅŸtir. Yani bu jip projesinin yönetimi, tasarımı ve imalatı tamamen ülkemize aittir. Türkiye için övünç kaynağı olan bu baÅŸarı hikayesini, ne yazık ki Ordumuzun içerisindeki küçük bir grubun ve otomotiv sektöründeki bazı duayenlerin dışında kimse bilmemektedir. Daha da acısı, bu yerli jiplerin üretimi 2006 yılında anlaşılmaz bir ÅŸekilde durdurulmuÅŸtur. Dolayısıyla, ‘Yerli araç üretemiyoruz’ iddiaları yanlıştır.” “Bu askeri jiplerin geliÅŸtirilmesi projesinde üniversite-sanayi iÅŸbirliÄŸi kapsamında görev aldım. Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde, 10 binden fazla yerli askeri jip ve mobil silah yer alıyor; hâlâ kullanılmakta olan bu araçları kışlalarda ya da törenlerde görebilirsiniz. Bugüne kadar bu jiplerin kamuoyu tarafından bilinmemesi, askeri bir proje olmasından kaynaklanıyor.” “Hem yerli araç olarak, hem de üzerine yerleÅŸtirilen farklı silah platformlarıyla mobil silah olarak, askeri açıdan büyük stratejik öneme sahip Tuzla jiplerinin baÅŸarısı ve kalitesi, gerçekleÅŸtirilen testlerle ve yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. Yurtdışından ithal edilen emsal araca göre teknik açı- dan daha ÜSTÜN ve çok daha UCUZA mal olmasına raÄŸmen, üretimin neden durdurulduÄŸunun yetkili makamlarca araÅŸtırılması gerekiyor.”
FARKLI MODEL
Bu askeri jiplerin ve mobil silah platformlarının geliÅŸtirilmesi projelerinde, Fabrikanın komutanlarından TuÄŸgeneral Rumi Özyalçın, mühendislerden Albay Sabahattin Ergönenç, Bnb. Hamdi Akgül, Yzb. Tevfik Zengin, Yzb. Mevlüt Yerlikaya, Yzb. Süleyman Yangınlar, birçok subay, astsubay ve sivil personel ile YTÜ’den Prof. Necati Tahralı öncülüÄŸünde, kendisiyle birlikte, YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Prof. Dr. Ahmet Topuz, Prof. İrfan YavaÅŸlıol ve Makina Müh. Bölümü’nden bazı öÄŸretim elemanlarının yer aldığını ve halen hayatta olduklarını belirten Prof. Dr. Rahmi Güçlü, asker ve sivil Türk mühendislerin baÅŸarılarıyla, 15 farklı model yerli askeri aracın üretildiÄŸini vurguluyor. Özellikle, Tuzla 1013 markalı GT Model Jip’in vites kutusuyla ilgili çalışmaların kendi doktora tezi konusu olduÄŸunu, süspansiyon sistemiyle ilgili çalışmaların da Prof.Dr. İsmail Yüksek’in doktora tez konusu olduÄŸunu ifade eden Güçlü, “Devrim arabasının başına gelenlerin Tuzla askeri jiplerinin de başına geldiÄŸini ve aynı kaderin yaÅŸandığını” belirtiyor. Tuzla Askeri Jiplerini GeliÅŸtirme Projesi’nde, motor dahil tüm parçaların Türkiye’de üretildiÄŸi, özellikle vites kutusu, arazi diÅŸlileri, diferansiyel mekanizması, ÅŸaftları ve diÄŸer aktarma organları, ÅŸasi, kaporta, iç ve dış tüm aksamın K.K.K. 1013. Ordu Donatım Ana Tamir Fabrikası’nda yerli olarak üretildiÄŸi belirtiliyor.
Prof. Güçlü, “3, 4 ve 5 vitesli bu araçlar, sadece komuta kontrol aracı olarak deÄŸil, savunmaya yönelik silahlı mobil araç haline dönüÅŸtürülerek, üzerine havanlar, tanksavarlar ve çeÅŸitli tip silahlar yerleÅŸtirilerek de kullanılmıştır. Bunlarla birlikte, bu araçlara radar sistemleri ve haberleÅŸme amaçlı sistemler de monte edilmiÅŸtir. Bu araçlar, ÅŸasileri büyütülerek, personel taşıyıcı, ambulans ve cenaze araçları olarak da tasarlanmış ve üretilmiÅŸtir. Bu tip araçlar, Ordumuzun talebine göre üretilerek hem ihtiyaç karşılanmaya, hem de yurt dışına bağımlı olmaktan kurtulmaya çalışılmıştır” diyor.
MALİYET
Prof.Dr. Rahmi Güçlü, “Yurtdışından ithal edilen araçlarla, Tuzla 1013 markası ile üretilen araçlar arasında bir karşılaÅŸtırma yapıldığında, Türkiye’de teknik özellikleri ve kabiliyetleri açısından çok daha üstün bir araç üretildiÄŸi görüldü. Bu araçların maliyeti, ithal edilen araçların maliyetinin, modeline göre, yaklaşık dörtte biri veya beÅŸte biriydi. Büyük bir tasarruf saÄŸlanmıştı. Bu jiplerle ilgili yapılan projelerin ve testlerin sonuçları, gerek üniversitede hazırlanan lisansüstü tezleriyle, gerekse Silahlı Kuvvetler Dergisi’nde, bilimsel konferanslarda ve basın yayın organlarında yayımlanan makale ve yazılarla belgelendi. Bu bilgi ve belgeler, Tuzla Askeri Jip Fabrikası’nda mevcuttur” diyor ve ekliyor: “Benzin konulmasının unutulduÄŸu söylenerek yapımı durdurulan Devrim arabalarına niçin daha sonra benzin konularak çalıştırılmadığını milletçe anlayamadığımız gibi, binlerce adet üretilen Tuzla askeri jiplerinin üretiminin durdurulmuÅŸ olmasını da anlayabilmiÅŸ deÄŸiliz. Bugün farklı bir isim (K.K. Lojistik Komutanlığı 7. Bakım Merkezi Komutanlığı Fabrikası) ve iÅŸlevle çalışmakta olan bu askeri fabrikada, o günün ÅŸartlarında bir avuç azimli ve vatansever insanın her türlü riski göze alarak elde ettiÄŸi, bu içimizi burkan baÅŸarı hikayesi, tarih ve ders kitaplarına girecek ve gençlere örnek gösterilecek kadar önemlidir. Devrim Arabası’nın filmini sinemada içimizi burkarak seyretmiÅŸtik ama bu fabrikada içimizi binlerce kez burkacak ve çok sayıda film yapılabilecek gerçek hikayeler mevcuttur. Bu fabrikada var olan yüzde yüz yerli askeri araç ve mobil silah üretimi yeteneÄŸimizi kaybederek yeniden yurtdışına bağımlı hale gelmemiz, ülkemiz adına çok büyük bir kayıptır.”