
Günümüz Söke Ovası geçmişin deniziydi. Siyah nokta içine aldığım alan bir zamanlar denizdi. Kala kala Latmos Körfezi kaldı, yani Bafa Gölü. Gemiler oraya kadar sokulur, Herakleia Latmos/Kapıkırı Limanı'na yüklerini boşaltırdı. Bir zamanlar delice ve özgürce akan ama bugün korka korka akan Büyük Menderes Nehri'nin getirdiği balçık, kum ve çamur tabakasının körfezi doldurmadan evvelki hâlini gösteren harita (deprem de etkili). İlk Priene, Miletos ve Myus gibi kentler, bir zamanlar liman kentiydi. Haritada Hybanda Adası, bugünün Özbaşı Köyü. Menderes onca badireye, iklim değişimine rağmen çalışmaya devam ediyor. Ve çok uzak olmayan bir zamanda Menderes, Dalyan denilen alanı denizden alıp göl haline getirecek. Eskinin en önemli liman şehri, bilimsel düşüncenin doğduğu şehir Miletos, Milet'in yanında bulunan Lade Adası'nda tarihin en büyük deniz savaşı olduğunu söylesem ne düşünürsünüz? Ne bilgilendirme var, ne de herhangi bir farkındalık. Oysa muazzam potansiyeli var tüm o bölgenin. Ve Aydın, Muğla, Latmos hattı madenlerle perişan ediliyor. Suyu, inciri, zeytini, fıstık ağaçları bir avuç sermaye semirsin diye talan ediliyor, ettiriliyor. Köyünü, suyunu, doğasını koruyan, karşı çıkan köylüler devletin gücüyle pasifize ediliyor, dövülüyor. Dur demezsek, geleceğe bir ülke kalmayacak.