Yüzde 51 ile rejime dokunması zor artık.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın aldığı yüzde 51.7 oyla, bu referandumdaki “evet” oylarının eşit olduğunu belirtiyor.
Bu anlayış, tarihin çöp sepetini boyladı.
Sanayileşmiş kentlerde oturan eğitimli dışa dönük milliyetçi-muhafazakarlar “lider kültünü” yıktı. Hiç olmaz denileni yaptı, CHP ile birleşti. Ne Erdoğan’ı ne de Bahçeli’yi dinledi.
Liderin iki dudağından çıkanın “kanun” olduğu siyasal bir sistem istemediler.
Parti-devlet anlayışı istemediler.
Yargı üzerine gölge istemediler.
Bunlar lafa doydular…
Yani. İktisadi krizi aşamayan, terörü önleyemeyen ve otoriterlikte devam eden Erdoğan’ın işi artık oldukça zor görünüyor.
Evet, salt “mistik liderlik” ile seçim kazanma ve ülke yönetme sürecinin sonuna gelindi.
Erdoğan’ın “oy deposu” sınırlı bir alana hapsoldu. Feodal ilişkilerin devam ettiği bu coğrafyadaki, eğitimsiz, içe dönük katı milliyetçi-muhafazakar, hâlâ lider kültüne boyun eğiyor. Ama bu coğrafyada ufak bir kırılma olursa Erdoğan “tahtından” düşecek görünüyor.
Örneğin… HDP’ye oy veren yaklaşık 500 bin seçmen “evet” demese referandum sonucu bambaşka olacaktı! “Kimi Kürtler ‘evet’ oyu verecek” diye yazdığımda bana kızanlara bu somut veriyi anımsatırım. Neyse. Tüm zorluklara rağmen Kürtlerin çoğunluğu sağduyu ile buluştu. 7 Haziran genel seçimi sonrasında Bahçeli’nin istemediği koalisyon bu kez sandıkta sağlandı.
Yeni bir Türkiye doğuyor…
Ne yani, referandumda “hayır” diyen yüzde 49 terörist mi şimdi? Saçma.
Erdoğan’ın benzer hataları sık yapmasının nedeni var…
Metal yorgunluk
Muhalefetin protesto ettiği Mısır’daki referandum Mursi’nin sonunu getirdi. Sandı ki Mursi, bu referandum sonucuyla Anayasa’yı/rejimi değiştiririm! Sonuç tatsız oldu.
Erdoğan da yüzde 51 ile Anayasa’yı/rejimi değiştireceğini sanıyor. Yanılıyor.
Yüzde 67 ile 1961 Anayasası; ve yüzde 92 ile 1982 Anayasası toplumsal mutabakat sağlayamadı. Anayasa tartışması hiç bitmedi.
Şimdi. Erdoğan yüzde 51 ile mi konsensüs sağlayacağını sanıyor?
Kahir ekseriyeti olmayan bir Anayasa değişikliği olabilir mi?
Bu anlayışla ülke yönetilebilir mi?
Referandum konuşmasında “yapacağım” diyor!
Anlamıyor. Bu referandum süreci şunu bir kez daha somutlaştırdı:
Erdoğan artık çok yoruldu. Bakınız…
Teknoloji harikası bir uçak zaman içinde, mekanik düzeninde herhangi bir bozulma olmadığı halde, çalışamaz, iş göremez hale gelebiliyor. Uzmanlar bu duruma “metal yorgunluğu” diyor.
Bu durum, kimi yöneticiler için de geçerlidir. Zamanla “ruh yorgunluğuna” teslim oluyorlar, eski performanslarını kaybediyorlar.
Sahiden Erdoğan’daki, “metal yorgunluk” görülmüyor mu? Bu ruh hali, kolayca referandum tuzağına düşmesinden de belli olmuyor mu?
Filozof Euripides’in, “Orestes” tragedyasında şöyle bir bölüm var:
Bilgin ihtiyar:
“Heyhat! Korkuyorum söyleyeceğim şeylerden.”
Öğrenme aşkıyla dolu Tanrı Oedipus şu yanıtı verir:
“Ben de duyacağım şeylerden; ama duymak zorundayım.”