dakika dakika tekirdağ çorlu haberleri

gazete tekirdağ
ANA SAYFA   |  HAKKIMIZDA   |  GÜNDEM   |   POLİTİKA    |   EKONOMİ    |   SPOR   |     İLETİŞİM  

 

 Özçelik, Türkiye’nin KKTC’ye su getirmek için büyük uğraş ve mali yatırım yaptığını, buna rağmen suyu istemediğini söyleyen kesimlerin olduğunu ifade etti ve ekledi 


Eski siyasetçi, işadamı Ramazan Özçelik, Türkiye’nin su getirmek için büyük uğraş ve mali yatırım yaptığını, buna rağmen sırf Türkiye’den geliyor diye suyu istemediğini söyleyen kesimlerin olduğunu ifade ederek, bunun vicdansızlık ve ahde vefasızlık olduğunu dile getirdi. Star Kıbrıs’a konuşan Özçelik, su ile ilgili tartışmaların Kıbrıs Türk’ü ile Türkiye’nin arasını açmak için yapıldığını ifade etti. 

Suyun yönetimi ile ilgili tartışmaların da gereksiz olduğunu dile getiren Özçelik, “Su ile ilgili tüm çalışmaları Türkiye’nin yürüttüğünü ve yürütmeye devam ettiğini, KKTC’de Devlet Su İşleri Kıbrıs Şubesi kurduğunu ve suyun ilçelere dağıtımı noktasında ise yine Türkiye’nin iş üstleneceğini vurguladı. Özçelik, ““Her şeyi Türkiye yapsın ‘biz yönetelim, parayı biz toplayalım. Tahsilatı da biz yapalım’ mantığı kabul edilemez” ifadesini kullandı. 

LEFKOŞA’DA DENEME ÇALIŞMALARI YAPILIYOR 

Özçelik, Türkiye’den gelen suyun şuanda Geçitköy barajına aktığını belirterek, “ Barajın kapasitesi 26 milyon metreküp. Türkiye’den gelecek suyun miktarı ise 75 milyon metre küp. Şimdi bu barajı dolduruyorlar. Barajın dolması 4 ay sürecek. Lefkoşa’da sistem döşendi. Baraja dolan su Lefkoşa’ya giden borulara verilecek seviyeye ulaşınca başkentte su akmaya başlayacak” dedi. Özçelik, baraja dolan suyun deneme için şuanda Lefkoşa’da bazı noktalara verildiğini dile getirdi. 

KİMİN YÖNETTİĞİ BELLİ 

Suyun kim tarafından yönetileceğine dair tartışmaların gereksiz olduğunu kaydeden Özçelik sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’den KKTC’ye gelme aşamasında suyu Türkiye yönetti. Su ile ilgili çalışmalarda Türkiye Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden gelen mühendisler görev yapıyor. Bizim Su İşleri Dairemiz ise sadece destek veriyor. Öte yandan Türkiye, Lefkoşa’da Devlet Su İşleri Kıbrıs Şubesi kurdu. Su ile ilgili tüm çalışmaları oradan yönetiyor. Hatta bu iş için KKTC’ye kadro aktarıldı. Şimdiye kadar tüm çalışmaları ve yatırımları Türkiye yönetiyorsa ilçelere dağıtımı konusunda da devrede olacaktır.” 

BEDELİ TÜRKİYE ÖDEDİ 

Türkiye’nin KKTC’ye su getirmek için büyük uğraş ve mali yatırım yaptığını kaydeden Özçelik şunları söyledi: “Türkiye’de dragon çayından sahile kadar su getirildi. Bu iş için Dragon barajı yapıldı. Civardaki köyler istimlak edildi. İnsanlar KKTC’ye su getirilecek diye evlerinden oldu. Güzelyalı’da pompa istasyonu kuruldu. Buradan pompalarla Geçitkale Barajına akıtılıyor. Şimdilik baraja akıtılan su zamanı gelince öncelikli olarak Lefkoşa’ya verilecek. Ancak tüm adaya dağıtımı için henüz çok erken. Daha dağıtımı zaman alacak su için tartışmaların çıkarılması gereksizdir.” 

YATIRIMI YAPAN YÖNETSİN 

Özçelik, Türkiye’nin su projesi için 1 Milyar 250 Milyon TL harcama yaptığını, KKTC’nin tümüne dağıtımı için iç şebeke çalışması yapılması gerektiğini ve bunun da maliyetinin 600 milyon TL olduğunu ifade etti. 

Özçelik, “Bugünkü su dağıtımının kimin yapacağına dair kavga 600 milyonluk yatırım yapıldıktan sonra çıkarılması gereken kavgadır. Bu yatırım tamamlanmadan suyun tüm ülkeye dağıtılması imkânsızdır. Suyu yönetmeye talip olan ve şirket kuran 26 belediyenin sermayesi 1 milyon TL’dir. İç şebekenin yatırımını yapamayacak olan belediyelerin suyu yönetmeye talip olması düşündürücüdür” şeklinde konuştu. 

Türkiye’nin tüm masrafları karşıladığını ve karşılamaya devam ettiğini kaydeden Özçelik, “Her şeyi Türkiye yapsın ‘biz yönetelim, parayı biz toplayalım. Tahsilatı da biz yapalım’ mantığı kabul edilemez” ifadesini kullandı. 

AMAÇ PROVOKE ETME 

Özçelik, su ile ilgili yapılan tartışmaların KKTC ve TC haklarının arasını açmak için yapıldığını ifade ederek, “TC ile KKTC halklarını karşı karşıya getirilmek için provokasyon yapılıyor. Kıbrıs’a su gelsin diye insanlar evinden oldu.1 Milyar 250 milyon TL yatırım yapıldı. Sadece Türkiye’den gelecek diye ‘Su gelmesin’ diye slogan atıldı. Su ile ilgili yapılan kavgalar ve kullanılan sözler sadece “Ahde vefasızlıktır, vicdansızlıktır” ifadelerini kullandı.

 “Asrın Projesi” diye nitelendirilen “KKTC Su Temin Projesi” ile Anamur Dragon Çayı üzerindeki Alaköprü Barajı’ndan alınan su, Akdeniz’e döşenen boru hattıyla Girne yakınlarında yapılan Geçitköy Barajı’na aktarılacak. KKTC’nin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak projenin açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun katılacağı törenle bugün yapılacak.

4 yılda tamamlanan projede 80 kilometre olan deniz geçişli boru hattı, 250 metre derinlikte ve askıda geçiyor, bin 600 milimetre çapındaki boru hattından oluşuyor.

Dünyada ilk kez uygulanan askılı boru sistemiyle Alaköprü Barajı’ndan alınan su, ilk kez 24 Eylül’de KKTC’de inşa edilen Geçitköy Barajı’na iletilmişti.

Su, Türkiye tarafı 24 kilometre, deniz geçişi 80 kilometre ve KKTC tarafı 3 kilometre olmak üzere toplam 107 kilometre uzunluğundaki boru hattıyla KKTC’ye ulaştırılacak.

1.6 milyar liraya mal oldu

Projeye ilişkin yazılı açıklama yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Bu proje ile uzun yıllardır su yetersizliği ve su kalitesindeki kötüleşme sebebiyle sıkıntı yaşayan ada halkının uzun vadeli su ihtiyacını da çözüme kavuşturmuş olacağız” dedi. Bakan Eroğlu, projenin  içme suyu arıtma tesisi ve dağıtım hatları dahil maliyetinin 1.6 milyar lira olduğunu kaydetti.

 Rumlar: İşgal

Rum Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’den KKTC’ye su temin projesi çerçevesinde bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı törene tepki gösterdi. Bakanlık, denizaltından borularla su bağlantısının uluslararası hukuku ve yasaları ihlal ettiğini öne sürdü. Açıklamada, projenin “işgal bölgelerinin Türkiye bünyesine dahil edilmesini, işgalin güçlenmesini ve Kıbrıs üstündeki Türk nüfuz ve denetimini en üst noktaya getirmeyi hedefleyen yasadışı bir eylem olduğu” savunuldu. Bakanlık, “Yasadışı su bağlantısının, Kıbrıs sorununun çözümü sürecinde özellikle kritik bir aşamada meydana gelen bir işgal oldubittisi daha olduğunu” öne sürdü.

Yapılan Yorumlar
BACAKLARINIZI GÜÇLÜ TUTUN