dakika dakika tekirdağ çorlu haberleri

gazete tekirdağ
ANA SAYFA   |  HAKKIMIZDA   |  GÜNDEM   |   POLİTİKA    |   EKONOMİ    |   SPOR   |     İLETİŞİM  

TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR

CAN KAYACILAR

Türkiye çok büyük ve çok güçlü bir ülke. Her bir insanımızın içerisinde inanılmaz bir güç var. Bunu insanları yeterince motive ettiğinizde görebiliyorsunuz. Bizim millet olarak böyle bir gücümüz var. Geçmişimize baktığımızda bunu görüyoruz. Yokluk içerisinde bile nice savaşlar kazanmışız. Ama burada önemli olan tek şey "motivasyon". Bunu sağlayacak, yol gösterecek birilerine mutlaka ihtiyaç duyuyoruz.
Türkiye'nin bu sabah bir röntgenini çekmek istedim, biraz araştırdım. Ülke nüfusunun yüzde 90'ına karşılık gelen 76.5 milyondan fazla tüketici düşük gelirle yaşamını sürdürüyor. Yani ülkemiz insanının çoğunun yeterince yaşamsal geliri yok. İstatistikler böyle diyor. Bu durumun doğuracağı en büyük sorun "gizli açlık" dediğimiz, yetersiz beslenme. Aslında bu durum tüm ülkemizin sorunu çünkü paranız olsa bile yetersiz beslenebiliyorsunuz. Çünkü gıdalarımızın bir çoğu yeterli oranda besleyici özellik taşımıyor. Özellikle büyük şehirlerde beslenmenin kalitesizliği çok açık bir biçimde hissedilebiliyor.
O nedenle şehirlerdeki insan sayısının kırsala göç etmesini sağlayacak yeniliklerin mutlaka ülkeye kazandırılması gerekiyor.
Ülkenin birinci önceliğinin mutlaka tarım ve tarımsal eğitim olması gerekiyor. Bir çok insan ülkemizde tarımla uğraşmak istiyor ama nasıl yapılacağını bilmiyor. Çünkü unutmuşuz. Bu eksiğin mutlaka giderilmesi gerekiyor.
Tarımsal ürünlerden "mutlaka" yüksek katma değerli ürün üretimine gitmemiz gerekiyor. Bunun için de özellikle yüksek teknoloji içeren tesislerin tüm ülkeye yaygın bir şekilde kurulması gerekiyor. Bunun için hem devletimizin, hem de özel sektörün yenilikçi girişimlere, farklı olana yatırım yapmaları gerekiyor. Ya da orta gelirli ailelerin birleşerek, yüksek teknoloji tesisleri kurmaları gerekiyor. Böylece sorunların çözülmesi daha kolay olacaktır.
Ülkemizin neredeyse tüm tükettiğimiz gıda ürünlerinde kendine yeterli seviyeye ulaşması gerekiyor. Bunu da büyük bir şekilde organize etmemiz çok zor. O nedenle özellikle "permakültür" uygulamaları ile toprağın işlenmesi ve taşıma olmadan yerelin kendi kendini besleyeceği modellerin oluşturulması gerekiyor. Yani İstanbul'u Antalya'nın beslememesi gerekiyor. Çünkü transport maliyetleri giderek daha da artacak.

Küçük aile çiftçiliği çok ama çok önemli. Tarımın kalbi zaten tam olarak burası. Çünkü ailelerin yaptığı çiftçilik, bir çok kişiyi doyurabilecek güçte. O nedenle bu ekim döneminde ülkemizde tohumun düşmediği toprak kalmamalı. Alabildiğine ekmeliyiz. Ektiklerimizden yenilikçi ürünler geliştirmeliyiz. Ve bana kalırsa şehirdeki evlerin balkonlarında bile üretimler yapılmalı. Bir öğün, bir öğündür deyip, mutlaka ekimlere önem vermeliyiz. Ayrıca tarımla uğraşmanın sağlayacağı mental huzuru da es geçmemiz gerekiyor. Bu da tedavi edici bir unsur.
Yapılan Yorumlar
BACAKLARINIZI GÜÇLÜ TUTUN