Bunların haricinde irili ufaklı AKP hükümetine bağlıklarını belirten ve bu yapıya destek veren Türkiye genelinde 203 tane dernek ve vakıf vardır.
Bütün bu vakıf ve derneklerin genel Yöneticisi Necmettin Bilal Erdoğan dır.
Bilal Erdoğan bu görevi babası Recep Tayyip Erdoğan adına yürütmektedir .Bu yeni tip tarikatların (“Gavs “ı Recep Tayyip Erdoğan ),onunda (“Halife”si Bilal Erdoğan )dır.
*GENÇLİĞİ YURTLARDA AVLIYORLAR *
Bu tarikatların ideolojisi incelendiğinde, mezhepçi ve ayrımcı ideolojiler çevresine oturtuldukları anlaşılır.
Bu tarikatların tümünün hedeflerinde gençlik vardır.
AKP Lideri Tayyip Erdoğan nın istediği türden “DİNDAR ve KİNDAR “gençlik yetiştirmek ana politikadır...
Gençliğe ulaşmanın en kolay yolu da,Milli Eğitim Bakanlığını Kullanmaktır...
AKP hükümeti Milli Eğitim Bakanlığını ,en tepen en alt basamağına kadar tarikatlarının hizmetine verilmiştir...
Tüm öğretmenler ve yöneticiler HALİDİ NAKŞİBENDİ Düşüncesini destekleyen EĞİTİM-BİR-SEN Üyesi yapılmıştır.üye olmayanlar dışlanmış ve görev yerleri değiştirilmiştir yada emekli yapılmıştır.
Çocukları da bu zihniyete alıştırmak İçin Milli Eğitimin Ders konuları değiştirilmiştir...
Onları bilimsel düşüncelerden kopartıp,ortaçağ masallarıyla şekillendirdiler .
Türk tarihi ve cumhuriyet tarihi dersleri azaltıldı.
Matematik derslerine bile,siyasal dinci bakış açısı egemen oldu.
Bakanlık ,bu yeni tip AKP tarikatlarıyla özel sözleşmeler yaparak ,yurt açmada kolaylıklar getirerek küçük küçük yapıların oluşmasında kolaylık sağlamıştır...
Kısacası öğrenciler Anaokullardan başlayarak ,ortaçağ zihniyetindeki tarikatlara adeta teslim edilmiştir Valiler ve Kaymakamlar, tarikat faaliyetleri konusunda etkin denetim yapmamaktadır.
Türkiye genelindeki açılan özel yurtların sayısı ,devlet yurtlarından 357 daha fazladır...
Tarikatçı örgütler özellikle yoksul ve çaresiz çocukları kolayca avlıyorlar ve bunlardan parti militanı üretmeye çalışıyorlar.
-bu tarikatların Özel yurtları kolay açabilmesi İçin ,standartları düşürüp,daha kolay bir mevzuat çıkarılmıştır:
-yurtlar için en az 40,
-pansiyon İçin 30,
-apart ve stüdyo daire için 10 öğrenci şartı getirildi.
Öğrencileri ele geçirmek için öyle kolaylıklar getirilmiştir ki,bir daireyi tutan bile orayı ufak bir yurt olarak kullana bilmektedir ...
Buradaki gençler her türlü bedensel ve zihinsel tehdite savunmasız ve açık haldedir...
~*“Bir milyondan fazla öğrencinin tarikatların pençesine düştüğü biliyoruz”*~
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı, 2018'de bir rapor yayımladı.
Bu raporu hazırlamak için ,ekibi ile yaklaşık bir yıl boyunca sahada çalıştı.
"Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği,
1 milyon Öğrenci Tarikatların Elinde"
başlıklı bir rapor halinde yayımladı.
2017 yılında hazırlanan rapora göre Türkiye'de 2,6 milyon kişinin bir tarikatla organik bağı bulunuyor.
Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine katılan kişi sayısı ise 1,1 milyon.
İstanbul'da 445 tarikat ve kolunun "medrese" ya da "Kur'an kursu" adı altında binlerce çocuğa eğitim verdiği tespit edildi.
Bu çocukların bir kısımın okul çağında olmadığı belirtilirken,rapordan çıkan sonuçları değerlendiren Prof. Esergül Balcı, şunları söyledi:
“Sonuçlar karşısında biz de hayrete düştük. Taşrada durum aslında daha vahim.
Devlet eğitimden kademe kademe çekilmiş.Bazı bölgelerde okullar kapatılmıs. Yoksulluk ve sahipsizlik nedeniyle aileler ,çocuklarını tarikatlara teslim etmiş durumdalar.
Yarın bu çocukların hangi amaç için nasıl kullanılacağı meçhul.
Her türlü istismara açıklar. Bu durum terör kadar ciddi bir ulusal gu venlik sorunudur.
." Prof. Balcı, "Doğu ve Güneydoğu'daki medreseler Irak, İran ve Suriye gibi sorunlu ülkelerdeki benzer yapılarla irtibat halinde olduğu iddia vekuşkusu mevcut.
Biz bunun için 'Tarikat Erasmusu' ifadesini kullandık" dedi.
Balcı, bu araştırmayı yapma fikrinin nasıl ortaya çıktığını ise şöyle anlattı:
“Fikir Rusya'da olduğum dönemde başladı. FETŐ, burada yayılmıştı.
Ruslar bunu bir tehdit olarak görüyorlardı. ABD'ye gittiğimde de koruyup kollandıklarını gördüm.
Bu yapının Türkiye için ne kadar büyük bir tehdit olduğuna şahit oldum. Üstelik tüm altyapıların, eğitim üzerine kurmuş bir yapıdan söz ediyoruz.
Bu konudaki çalışmalar ise çok sığ kalmış. “Bu araştırma raporunun açıkça gösterdiği gibi, AKP hükümeti zamanında devlet yurtlardan elini çekerek ,özellikle yoksul halk çocuklarını tarikat yurtlarına muhtaç hale getirmiştir. Bu sürece Güneydoğu Anadolu'daki yatılı bölge okullarının kapatılması da , çok olumsuz bir etki yapmıştır.