
Etkili yöneticiler, değişimi etkileme yeteneklerinin neredeyse tümüyle başkaları üzerinde sahip oldukları saygınlık ve güvenilirliğe bağlı olduğunu bilirler. Bu temel felsefeyle çalışırlar ve kendi konumlarına bu gözle bakarlar. Onlar, insanların doğası gereği alışkanlıkların, tutumların ve becerilerin değiştirilmesinin yalnızca biçimsel yetki kullanılarak ya da güç uygulayarak sağlanamayacağının farkındadırlar. Hiyerarşik yapı içindeki yetkilerine dayanarak insanların kendilerini dinlemesini ve talimatlarını yerine getirmesini sağlayabileceklerini, ancak biçimsel yetkilerin bağlılık, saygı ve güven duygularını yaratmak için yeterli olmayacağını bilirler.
Etkili yöneticiler, kişisel saygınlıklarının sahip oldukları konumlardan ve biçimsel güçten daha önemli olduğuna inanırlar. Saygınlık, onlara göre, kişisel risk ve inisiyatif almalarını istedikleri insanları etkileyebilmek için gerekli olan ilhamı ve güveni vermelerine olanak sağlamaktadır. İnsanlar, yöneticilerinin ne hakkında konuştuğunu bildiğine inanırlarsa daha hızlı harekete geçerler. Bu durumda, yöneticiler, insanların bağlılığını ve adanmışlığını sağlamak için çok fazla açıklamalara ve etkileşimlere ihtiyaç duymazlar.
Yöneticiler, başarılı geçmiş deneyimlerine ve elde edilmiş başarılı sonuçlara dayanan bir saygınlığa sahip bulunuyorlarsa insanlar onların yüksek standartlarını ve performans beklentilerini karşılamaya daha istekle cevap verirler. Yöneticiler, kişisel saygınlıklarını hem elde ettikleri başarıları hem de önlerindeki değişim görevleri hakkında bildiklerini ortaya koyarak pekiştirirler. İnsanlar, yapılan işlere ve doğruluğu kanıtlanmış bilgilere bakarak yöneticiye saygı duyarlar. Yöneticiler, insanların fikir ve önerileriyle ilgilenerek ve onların endişelerini gidererek de saygınlıklarını artırırlar.
Güvenilirlik, saygınlıktan farklıdır, ancak aralarında doğrudan bir bağlantı vardır. Kişisel güvenilirlik, yöneticinin ne bildiğinin ve neler ortaya koyduğunun bir fonksiyonu olmaktan çok insanlarla nasıl ilgilendiği ve onlara nasıl davrandığı ile ilgilidir. Özellikle, değişimin yarattığı stres durumlarında ve zor koşullar altında başkaları için neyi önemli olduğu hakkında endişe duyan, empati kuran ve onlarla gerçekten ilgilenen yöneticiler insanların güvenini kazanırlar.
Yöneticilerin performans iyileştirmeye ve değişime yönelik mesajlarının etkinliği kişisel güven geliştirmelerine bağlıdır. Ancak, bu güven duygusunu etkileyici bir konuşmayla ya da tek bir eylemle, bir günde sağlayamazlar. Güvenilirliği sağlamak ve korumak için her günü buna göre yaşamak ve her işi buna göre yapmak gerekir. Yönetici, birçok insanın kendisinin başarısız olmasını, hata yapmasını ve tutarsız davranmasını sabırsızlıkla beklediğini bilmelidir.